Gönderi

Puan vermedi·384 syf.··
2021 33. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 09:13
Selam️ Honoré de Balzac “Goriot Baba”.. Alıntı: “Bir adam aldatıyorsa yalanları üst üste yığmak zorundadır.” Mart ayı başında okuyup bitirdiğim eser, klasikleri farklı baskılardan tekrar okumak için Doğan Kitap Etkinlik Hesabı ‘tan aldığım beş kitabın üçüncüsüydü. (Bu yayından mı devam ederim bilmiyorum, demiştim) “Kitaplar vardır, ancak tadına bakılmak içindir; kitap vardır yutulmak, kitap da vardır çiğnenmek, özümlenmek içindir, başka deyimle kimi kitapların insan ancak birkaç bölümüne göz atmalı, kimisini baştan sona şöyle bir okuyup geçmeli, pek azını da her ayrıntı üzerinde titizlikle durarak adamakıllı okumalı.” der Francis Bacon İtalo Calvino ise “Klasikler Niçin Okunmalı” adlı denemesinde klasikler için on dört tanım önermesinde bulunur. İlk tanım önermesi “Klasikler, haklarında asla ‘okuyorum’ sözünü değil, genellikle ‘yeniden okuyorum’ sözünü işittiğimiz kitaplardır.” cümlesidir. Bu alıntıların da, neden tekrar farklı baskılardan okuyorsun sorusuna yanıt olduğunu düşünüyorum. Okur olarak yoldayım, kendime kattıklarımla devam ediyorum ve bazı eserleri, artık daha rafine bir okur zevkine sahipken tekrar okuyup değerlendirmek istiyorum. Bazılarını ise hiç göresim yok Yine kalabalık bir karakter kadrosuyla esere giriş yapıyoruz. İşgüzar Madam Vauquer’in sahip olup işlettiği pansiyon sakinleri, bunların arasında Goriot Baba ve ana karakterlerimizden biri olan genç, hırslı ama fakir Eugène de Rastignac da var. Rastignac Balzac için Goriot Baba sonrası da devam eden bir karakter, kaldı ki bu eser içinde de neredeyse her şeyin ortasında o var, bir nevi bağlaç. Dönemiyle değerlendirmek gereken yazarlardan biri olan Balzac (doğum tarihi 1799) gerçeklik akımının kurucusu kabul ediliyor. Yani Fransız sosyetesinden, balo salonlarından, ışıltıdan, varlıktan, bir anda sefaletin yokluğun dibine sert geçişlerle inebiliyor. (Balzac ve dönemi için bakınız Stefan Zweig “Üç Büyük Usta” eseri) Koşulsuz ve ölçüsüz sevginin, bir çiçeğe verilen fazla suyun köklerini çürütmesi gibi, insan doğasına verdiği zararın; sevilenin sevene hoyratlaşmasının hikâyesinde, ben ne bu fedakar babayı ne de kızlarını sevemiyorum. Her defasında sevgi nedir diye sormama sebep oluyorlar. Son kertede “Ey Nasie, ey Delphine! Babanıza gelin, size hep iyi davranan, şimdiyse acı çeken babanıza gelin!” (Sayfa 258) diyerek yokluklarına feryat eden Goriot, uğruna her şeyini (buna onuru da dahil) feda edip, her türlü ahlaksızlıklarını mazur gördüğü kızlarından dilendiği sevgiyi onlardan alabilir mi? Sorunun yanıtı kitapta. Bazen ön isim bazen soyismi olarak geçen karakterler, biraz da kalabalık olunca ilk sayfalar zorlayıcı gelebilir. Maalesef benzer bir durum Rus klasiklerinde de söz konusu, orada işin içine bir de isme sevgi ibaresi ya da gençliğine çocukluğuna gönderme yeni sıfatlar ekleniyor. Keyifli okumalar dilerim. Saygılarımla
Goriot BabaHonore de Balzac · Doğan Kitap · 201818,6bin okunma
·
384 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.