Milletler, topla, tüfekle, zırhlı ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak ve ancak, herkes kendi menfaatini temin etme kaygısına düşerse yıkılır.
Tarih kitaplarında aradığım belli başlı özellikler vardır. Öncelikle ne amaçla yazılmış olursa olsun gerçeği yansıtmasını ve kaynak olarak sağlam kaynaklar kullanılmasını, akademik bir kitap olmasını isterim. Yılmaz Özdil sanırım 12 senelik bir çalışmanın ardından bu kitabı yazmış. Değindiği konu, bilinmeyenleri bize anlatması, bize o günleri yaşatması çok güzeldi ama okuduğum diğer tarih kitapları yanında sönük kaldı.Gözümde kitabın birçok eksi yönü var.
İlk olarak kitabın üslubunu beğenmedim. Yazarımız gazeteci olduğundan gazete yazar gibi yazmış. Köşe yazılarının alt alta birleşmesiyle oluşmuş bir kitap sanki. Edebi bir yönü olsaydı keşke çok düz ve ruhsuz bir anlatım olmuş.
Kronolojik sıralama yok ve bu beni çok zorladı. Kitaba ara verip tekrar döndüğümde olaylar birbirine karışıyordu. Yer yer çelişkili ifadeler gördüğüm oldu ama en çok dikkatimi çeken sık sık tekrara düşülmesi. Zaten çoğu önceki kitabında olan yazılar ikisinin de alınıp okunmasını gerektirecek bir durum yok çünkü birini okuyunca nerdeyse diğerini de okumuş oluyorsunuz.
Tamam emek verilip bir tarih kitabı yazılmış ama her fırsatta da Osmanlıya sallanmış. Bunun birçok örneği var birini söyleyecek olursam 153. Sayfada: "Böylece, Osmanlı'nın yüzyıllardır Alevilere karşı yürüttüğü yok sayma, baskı ve kırım politikasını... " bunun gibi bir çok cümle vardı. Böyle şeylerin yazılması çok gereksiz olmuş. Artık yeniyi överken eskiyi yermek devrini aşalım lütfen çünkü sıktı artık. Bu artık eskide kaldı. Kullandığı kaynakları bilmiyor olmam yazarın tarihçi değil gazeteci olması bunlara inanma oranımı düşürüyor. Bir başkası da oturup 12 sene uğraşsa eminim tam tersini savunan kaynaklar bulabilir.
Anlatılanlar evet önemli konular, her Türk gencinin öğrenmesi gereken konular. Ama bırakalım da bunları tarihciler kaleme alsın gazetecelik başka tarihcilik hele hele tarih kitabı yazmak başka. Bırakalım herkes iyi olduğu işi yapsın. Bu kitap yerine akademisyenlerin yazdığı kitapları hatta Atatürk'ün bizzat yazdığı Nutuk'u okumak çok daha mantıklı.