Giriş Yap
432 syf.
Birkaç kere sorulduğu için hem bildiğim kadarıyla biraz anlatayım hem de sorulara toplu bir şekilde cevap olsun bu inceleme :) Kitabın hikayesi kısaca şöyle, Pîr-i Sâmî'nin bir müridi var Kör Salih. Bu Kör Salih'in de arkadaşı Salih baba diye bir zat var. Bir gün Kör Salih dostu Salih Baba'ya, ikimizin de mürşidi var bir günlüğüne yer değiştirelim sen bizim sohbete git ben de sizinkine katılayım. Hangimizin gittiği yol daha güzel görmüş olalım diyor ve yapıyorlar. Kör Salih gidip edeple dinliyor sohbeti ama bir değişiklik olmuyor hâliyle. Salih Baba Pîr-i Sâmî'nin sohbetine katıldığında kendisinin hatasını anlıyor ve o sohbetin bereketiyle Pîr-i Sâmî'nin kapısından bir daha ayrılamıyor. Gel zaman git zaman sohbetlere devam ettikçe aşkı ve şevki daha da artarak devam ediyor. Bir gün bir mürid Pîr-i Sâmî'nin sohbetlerinde kasideler okumak âdet olduğu üzere okunurken farkediyor ki, Yunus Emre, Niyazi Mısri, Mevlânâ.. hazretlerinin çok güzel beyitleri, kasideleri var ama Nakşibendiye kolunda böyle kasideler pek yok. Geliyor ve durumu Pîr-i Sâmî'ye söylüyor, keşke bizde de olsaydı diye de ekliyor. Pîr-i Sâmî hazretleri de, "..Dua ederiz olur tabi niye olmasın. Bu hikmetli şiirleri bizim Salih bile okur" diyor ve Salih Baba'ya kalkması için işaret ediyor. İşte herşey ondan sonra oluyor. Salih baba vecd ile şiirler okumaya başlıyor ama durmadan devam ediyor. Öyle ki "Yeter Salih" diyene kadar bu devam ediyor. Yani bu kitap aslında bir kerametle yazdırılıyor. Okuyanlar zaten anlayacaklardır böyle muhteşem beyitlerin bu kadar büyük anlamların bir anda dökülmesinin bir kerametten başka bir şey olmayacağını... Baskı konusunda da kesinlikle Semerkand yayınlarını tavsiye ediyorum. Her sayfanın altında sözlük var oradan çok güzel bir şekilde okuyabilirsiniz. Kesinlikle kitabı tavsiye ediyorum divan edebiyatı meraklılarına özellikle.
Salih Baba Divanı
9.4/10 · 59 okunma
·
Emeğine sağlık..
Teşekkür ederim 😊