·299 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Mayıs 2021 18:16 Düşerken... Hayattan, yaşamaktan, sevdiklerinden, sevemediklerinden... Hepimiz hayatımızın bir döneminde düşmedik mi en kayalık uçurumların dibine?Ve düşerken birilerine, bir kuru dala, bir taş parçasına dahi tutunma isteğimiz olmadı mı hiç? Oldu tabi, olmaz mı?
İşte bu hikayemizde de, düşerken birbirine tutunan iki karakterin yol arkadaşlığı anlatılıyor bize. İshak ve Jülide... Geçmişin yüreklerinde açtığı derin uçurumlardan düşerken birbirine tutunan iki yürek, belki de hayata tutunma çabası....Yalnızlığın o dipsiz kuyularında bir yudum su, bir mevsimlik çiçek , bir parça ışık bulabilme umudu. Neydi aradıkları bilemeyiz ama yaşadıkları, hissettikleri aslinda hepimizin içindekilerdi. Yanlışı yanlışla örtmenin, sonra ondan bir vebalı hastalık gibi kaçamaya çalışmanın, kaçtıkça karanlığına daha çok batmanın adı İshak... Yine kaçtığı geçmişle, gerçeğini herkesten saklama ihtiyacı olan, kapandığı dört duvarla kedine korunaklı limanlar oluşturmaya çalışan Jülide... Ve bir şekilde kesişen yollar....
Olay örgüsü hakkında bilgi paylaşmayacağım ama kitabın kurgusu, olayların birbirine bağlanması çok başarılıydı. Her sayfayı merakla çevirip, sonunu merakla okudum. Harika betimlemeler, benzetmeler, muhteşem psikolojik tahliller, iç konuşmalar, geçmişle yüzleşmezler var kitapta. Dili çok akıcı. Sadece ara ara gereksiz ayrıntılara yer verilmiş... Ama sanırım onlar da gündelik yaşamdaki hareketlerle karakterin psikolojik tahlilini daha iyi verebilmek adına yazılmış diye düşünüyorum. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve muhtemelen de okumaya devam edeceğim....
Geçmişle hesabı olan herkesin bir solukta okuyacağı, toplumsal bazı yaralara da parmak
basarak, aşamadığımız önyargılarımızın insan hayatında açtığı derin yaraları, o yaraların kanıyla büyüyen çocukların sevgisizlikte boğulan çocuklukları, büyüdükçe onunla beraber büyüyen doldurulamaz bir boşluğu ve böyle zincirleme birbirini takip eden yıkıntıların
sebep olduğu DÜŞME hâli.....
"Bu belki onu tüketebilirdi; fakat bu kadar güzel birşeyin içinde onunla beraber tükenmek mukadderse bundan niye kaçmalıydı?"
Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar
Ve keyifli okumalar.....