Puan vermedi·266 syf.··Beğendi
· İbni Rüşd'ün çok önemli özelliklerinden birisi din ile felsefeyi uzlaştırması ve bağdaştırmasıdır. İbn Rüşd bu husustaki fikirlerini geniş bir şekilde Faslu’l-makal ile Minhac’da ifade etmiştir. Bu konuda ondan daha güzel izah ve tefsir tarzı getiren filozof yoktur. Onun bu konudaki fikirleri Felsefe ile ilgilenmeyen Müslümanlara ve hatta Yahudi ve Hıristiyanlara bile faydalı olmuştur.
Ebu Süleyman mantıkinin görüşü şu idi “felsefi nazariyeler doğrudur, aynı şekilde dini tebliğatta doğrudur. Bu ikisini uzlaştırmak ve bağdaştırmak ise saçmadır Aptalca bir iştir. Bunlardan her birinin nüfuz ve tesir sahasının bulunması zaruridir”.
İbn Rüşd ise din ile felsefeyi telif etmeyen, birbirinden ayıran, saha ve sınırlarını gösteren, imanla vahyin yetkilerini tespit eden bir filozoftur.
İbn Rüşd, dinde hakikatin, bilim ve felsefeden farklı bir terminoloji ve metotla dile getirildiğine dikkat çekmiştir. Din dilinde burhan, diyalektik ve retorikten her birine başvurulurken, bilim ve felsefede kesin deliller esas alınmaktadır. Dolayısıyla din ile felsefede dile getirilen hakikat aynı olmakla birlikte, farklı tarz ve üsluplar kullanılmaktadır. Onlar arasındaki çatışma sadece görünüşte, terminolojideki farklılıktan dolayıdır. Esasta ise bir çatışma, çelişki söz konusu değildir. Eğer bir çatışma söz konusu ise dini söylemde te’vile gidilmelidir. Te’vil, Şari’nin nassta kastettiği mananın ne olduğunu ortaya koyma faaliyetidir. Çünkü dini söylem ve önermelerde kavramlar bazen literal ve zahir anlamında kullanırken, bazen benzeşimlere başvurulmuştur. Bunlarda kastedilen mananın ne olduğunun anlaşılması ve yorumlanmasında insanların bilgi birikimi ve kültür seviyesi belirleyici olmaktadır. Tüm bunlardan onun akıl-vahiy ilişkisi konusunda, akla öncelik verdiği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak bunun için yapılması gereken; ne dini felsefeyle ne de felsefeyi dinle çatıştırmadan, bu her iki alan, aynı amaç ve hedefi gerçekleştirmeye çalışan İbn Rüşd’ün deyimiyle- iki arkadaş, dost ve sütkardeş gibi değerlendirilmeli ve kabul edilmelidir.