Gönderi

Puan vermedi·170 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2021 02:10
Ütopya'yı deniz yolculuğu yapan seyyah ve filozof diye tanıtılan Raphael Hythlodeus anlatıyor. Ona göre gördüğü tüm yönetim şekillerinin içinde en iyisi Ütopya'ya ait olanı. Bu ülkede özel mülkiyet yok. İnsanlar yaptıkları işe göre tek tip kıyafetlerini giyiyorlar ve kimse şikayet etmeden her gün yapması gereken işlerini özveriyle yapıyor. Evleri kendilerine ait değil, 10 yılda bir yer değiştirmeleri gerekiyor. Herkes kadın-erkek tarımı ve askeri talimleri iyi öğrenmek zorunda. Pozitif bilimler adına bilgileri çok yok fakat doğayı iyi gözlemliyor ve bu konuda işlerine yarayacak her şeyi çok iyi biliyorlar. Yazılı yasaları çok yok. Onlara göre insanların birbirine kalpten söz vermeleri en ağır yaptırımlardan daha etkili. Paraya, altına, inciye, gösterişe kesinlikle önem vermiyorlar. Ama gayet zengin, kendi kendine yetebilen hatta fazla fazla paraları, altınları olan bir ülke. Çevre ülkeleriyle dostluklara önem veriyorlar çünkü savaşın, kan dökmenin aşağılık bir şey olduğunu düşünüyorlar. Yine de olası savaş durumunda yardımlarını esirgemiyorlar. Eğer savaş kendi ülkelerine açılmışsa önce paralı askerler tutup onları savaştırıyorlar ama her Ütopyalı ülkesini savunmak için elinden geleni de yapıyor. Evlilik dışı ilişkiler, zina yasak. Kızlar 18,erkekler 22 yaşından önce evlenemiyor. Evlenme gerçekleştiğinde kızlar eşlerinin evine gidiyorlar. Erkekler ise aile büyüklerinin yanında yaşamak zorunda. Her ailede belli sayıda kişi olmalı. Nüfusları belli bir sayının altında olmamalı. Fazla olanları koloni dedikleri yere gönderiyorlar. Akşamları yemekleri yemekhanede herkes beraber yiyor tabi isteyenler evinde de yiyebiliyor. İnsan aklını aşan görülmeyen sonsuz bir Tanrı'ya tapıyorlar ama her türlü dine saygılılar. Hastalara çok iyi bakıyorlar ama iyileşilemeyecek bir hastalıkta ötenaziyi tercih etmenin şerefli olduğunu düşünüyorlar ama tercih etmeyenlere de kötü davranmıyorlar. Buraya kadar her şey güzel görünüyor ama köle sistemleri var. Gerçi onlara da kötü davranmıyorlar ama yine de bir alt üst ilişkisi var. Ayrıca yemekhanede hizmeti köleler yapsa da yemek indirme yapma dağıtma gibi işlemleri sadece kadınlar yapıyor. Fazla çocuğu olanlar çocuklarını daha az olanların/ olmayanların evine yollamalı ki her ailede yani Ütopya'nın her kentinde hep aynı sayıda kişi olsun. Aklımda kalanları yazdım, uzun oldu komünizmin uygulandığı ve önemli olanın insanın rahatı, huzuru, mutluluğu olan bu ülkede yaşayışta hoşuma giden taraflar olsa da okurken ideal toplum olduğunu düşünemedim. Nedense ürperti bile duyduğum zamanlar oldu. Ama okunması gereken bir yapıt diye düşünüyorum.
ÜtopyaThomas More · Bordo Siyah Yayınevi · 201024,6bin okunma
·
21 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.