Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·170 syf.··
2021 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2021 22:19
"Hayal gücünü kaybeden toplum yarınsızdır" Tarih ne kadar eskiye giderse gitsin,  insanların daima  'yeni bir dünya' düzeni ve arayışı var demek ki ve mutlaka bir Ütopya'sı... İngiliz devlet adamının Ütopya'sı yazıldığı dönemden bu tarafa çok yankı uyandırmış, bir çok tartışmaya konu olmuş, bazı çevrelerce rehber niteliğinde kabul görmüş kimine göre ise saçmalık olarak nitelendirilmiş.. Hayalindeki devlet şeklini kurgulayan yazar, 1531'de Kral'a bağlılık yemini etmeyi reddettiği için, tarihte bir çok düşünürün kaderini paylaşarak ölüm cezasına çarptırılmıştır... Yazarla Ütopyamız kısmen benzeşse de düşünce düzleminden çok kitabın edebi tarafını, anlatım tarzının sadeliğini sevdim.. Kısa fakat güzel bir yolculuktu...
ÜtopyaThomas More · Bordo Siyah Yayınevi · 201024,6bin okunma
Puan vermedi·156 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2021 23:50
Tüm dünyayı güzelleştirecek daha yaşanabilir bir dünya olmak için lazım gelen niceler nicesi kuralları kanunları anlatan okuması akışkan ve keyifli bir klasikti. Öyle değerli öylesine güzel bir şekilde açıklamalarla desteklenen, hasret bırakılan barışla huzurla güvenle yaşamamız gereken dünyaya dair konuları içeren ve özellikle bizim ülkede yöneticilerin mutlaka okuması, hatta halktan her kesimin mutlaka okuması gereken değerli ve özel bir eser.. Şiddetle tavsiye edilesi..
ÜtopyaThomas More · Bordo Siyah Yayınevi · 201024,6bin okunma
8/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 23:10
Kitap yapısı itibariyle iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bence en dikkat çekici nokta; suç ve ceza arasındaki orantısızlık oldu. Thomas More bu orantısızlığın daha iyi anlaşılabilmesi için hırsızlık suçunu ve bu suça verilen ölüm cezasını örnek mahiyetinde ele almıştır. Bu kapsamda olmak üzere; hırsızlık suçuna verilen ölüm cezasının çok ağır olduğunu fakat böylesine ağır bir cezanın dahi insanları hırsızlık yapmaktan alıkoymadığını, bunun altında yatan sebebin ise sosyo-ekonomik sorunlar olduğunu, buna bir çözüm üretilemediği müddetçe sorunun özüne inilemeyeceğini ve hırsızlığın önlenemeyeceğini, muhtaç konumdaki insanın ne pahasına olursa olsun, canını dahi hiçe sayarak, hırsızlık suçunu işlemeye devam edeceğini, böyle bir suça ölüm gibi oldukça ağır bir ceza verilmesinin insanları başka suçları işlemeye de teşvik edebileceğini, en basiti hırsızın mağduru öldürmek suretiyle yakalanma olasılığını azaltabileceğini, hırsızlık ve öldürme suçlarının ikisine de ölüm cezasının öngörülmüş olması nedeniyle hırsızın artık insan öldürmeyi de göze alabileceğini, çünkü bu durumdaki kişilerin her hal ve koşulda zaten idam edilecekleri için artık kaybedecek bir şeylerinin olmadığını ifade etmiştir. Suç; en yalın haliyle toplum düzenini bozan bazı davranışların devlet gücü tarafından yasaklanması ve ihlali durumunda da failin ceza adı altındaki birtakım müeyyidelere maruz bırakılmasıdır. Esasında ceza hukukundaki asıl gaye; kişiyi işlemiş olduğu bir suç nedeniyle cezalandırmak değil, caydırıcılık unsuru sağlayarak kişinin o suçu işlemesini önlemeye çalışmaktır. Çünkü teorik olarak suç ile mücadeleyi ağır cezalar vererek değil ancak caydırıcı cezalar vererek sağlayabilirsiniz. Thomas More' un ikinci bölümde vurgulamış olduğu en önemli nokta ise; özel mülkiyet eleştirisi
İnsan ve Toplum
ÜtopyaThomas More · Bordo Siyah Yayınevi · 201024,6bin okunma
Puan vermedi·170 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2021 02:10
Ütopya'yı deniz yolculuğu yapan seyyah ve filozof diye tanıtılan Raphael Hythlodeus anlatıyor. Ona göre gördüğü tüm yönetim şekillerinin içinde en iyisi Ütopya'ya ait olanı. Bu ülkede özel mülkiyet yok. İnsanlar yaptıkları işe göre tek tip kıyafetlerini giyiyorlar ve kimse şikayet etmeden her gün yapması gereken işlerini özveriyle yapıyor. Evleri kendilerine ait değil, 10 yılda bir yer değiştirmeleri gerekiyor. Herkes kadın-erkek tarımı ve askeri talimleri iyi öğrenmek zorunda. Pozitif bilimler adına bilgileri çok yok fakat doğayı iyi gözlemliyor ve bu konuda işlerine yarayacak her şeyi çok iyi biliyorlar. Yazılı yasaları çok yok. Onlara göre insanların birbirine kalpten söz vermeleri en ağır yaptırımlardan daha etkili. Paraya, altına, inciye, gösterişe kesinlikle önem vermiyorlar. Ama gayet zengin, kendi kendine yetebilen hatta fazla fazla paraları, altınları olan bir ülke. Çevre ülkeleriyle dostluklara önem veriyorlar çünkü savaşın, kan dökmenin aşağılık bir şey olduğunu düşünüyorlar. Yine de olası savaş durumunda yardımlarını esirgemiyorlar. Eğer savaş kendi ülkelerine açılmışsa önce paralı askerler tutup onları savaştırıyorlar ama her Ütopyalı ülkesini savunmak için elinden geleni de yapıyor. Evlilik dışı ilişkiler, zina yasak. Kızlar 18,erkekler 22 yaşından önce evlenemiyor. Evlenme gerçekleştiğinde kızlar eşlerinin evine gidiyorlar. Erkekler ise aile büyüklerinin yanında yaşamak zorunda. Her ailede belli sayıda kişi olmalı. Nüfusları belli bir sayının altında olmamalı. Fazla olanları koloni dedikleri yere gönderiyorlar. Akşamları yemekleri yemekhanede herkes beraber yiyor tabi isteyenler evinde de yiyebiliyor. İnsan aklını aşan görülmeyen sonsuz bir Tanrı'ya tapıyorlar ama her türlü dine saygılılar. Hastalara çok iyi bakıyorlar ama iyileşilemeyecek bir hastalıkta
ÜtopyaThomas More · Bordo Siyah Yayınevi · 201024,6bin okunma
Kendi Ütopyasının Şehidi
10/10
·249 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 19:01
Utopia kelimesi hem “hiçbir yer” hem de “iyi yer” anlamına gelen bir kelime oyunu. Bu küçük ayrıntı, kitabın bütün ironisini taşıyor. Yazara baktığımızda bu oyun daha da anlam kazanıyor. Thomas More devletin tam içinde yer alan bir hukukçu, bir siyasetçi ve sonunda idam edilen bir adam. İktidarı içeriden tanıyan birinin böyle bir ada tasarlaması tesadüf gibi görünmüyor bana; bilinçli bir meydan okuma gibi duruyor. Hiçbir yerde olan o memleket, ada, kıyılar elbette kurgu. Ama eleştirilen zihniyet son derece gerçek. Edebiyatın sevdiğim tarafı tam da bu: Harita sahte ama insan doğası fazlasıyla tanıdık. Ütopya artık yalnızca bir kitap adı değil; bir yazın türünün adı. Thomas More’u değerli kılan şeylerden biri de bu kavramı literatüre kazandırmış olması. Eğer Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısını okursanız, kitap bittikten sonra Mina Urgan’ın kapsamlı incelemesiyle karşılaşıyorsunuz. More’dan sonra yazılan ütopyalar, daha önce Platon (Eflatun)’un Devlet eseriyle yapılan karşılaştırmalar ve ilginç anekdotlar metni genişletiyor. O noktada şunu fark ediyorsunuz: Thomas More kolay çözümlenebilecek bir karakter değil. Ruhunda ve hayatında ütopyasını bir şekilde yaşamış bir adam. İnsanların inanmadıkları şeylere yalan yere yemin etmemeleri, vicdan özgürlüğü uğruna kendini feda etmiş biri. Kitabın bir yerinde, Ütopyalıların savaş sistemlerini, dinlerini, törenlerini, yasalarını ve törelerini düşündüğünü; çoğunun gerçekleşmesi zor şeyler gibi göründüğünü söyler. Asıl şaşırtıcı olanın ise bu garip devletin parasız ve ortak yaşam düzeni olduğunu belirtir. Bu fikir daha sonra farklı düşünürler tarafından genişletildi. Karl Marx’ın sistematikleştirdiği kolektif mülkiyet anlayışının 20. yüzyıldaki uygulamalarına, örneğin Sovyet deneyimine baktığımızda, ideal ile pratiğin ne kadar
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Hayal Gücünün Sınırlarını Zorlamak Ütopya ile Yeni Dünyalar Kurmak
10/10
·249 syf.··
2024 124. kitabı
Sayfalar arasında kaybolurken, yazarın ustalıklı kaleminden dökülen kelimelerle hayallerimizin sınırı olmayan bir dünyasına adım atıyoruz. Bu dünyada, ideal bir toplumun nasıl olması gerektiği üzerine düşünmeye ve var olan düzeni sorgulamaya davet ediliyoruz. Yazar, kusursuz bir toplum tasviri sunmak yerine, ideal bir toplum inşa etmenin ne kadar zor ve karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor. Ütopyalıların bazı geleneklerini ve inançlarını da eleştiriyor ve ideal bir toplumda bile bazı çelişkilerin ve kusurların olabileceğini vurguluyor. "Ütopya", sadece siyasi ve sosyal bir eleştiriden ibaret değil. Aynı zamanda, etik, felsefe ve din gibi konularda da derin tartışmalar barındırıyor. Yazar, din ve vicdan özgürlüğü, ötenazi, eutanazi gibi günümüzde de geçerliliğini koruyan etik problemlere değiniyor. Bu eser, yüzyıllar boyunca siyasetçileri, filozofları ve yazarları etkilemeye devam eden bir klasik olmuştur. Günümüzde de ideal toplum arayışlarına ışık tutan ve tartışmaları besleyen önemli bir eser olarak kabul edilmektedir. "Ütopya"yı okumanız için 5 neden * Hayal gücünüzü zorlayacak ve sizi yeni fikirlere yönlendirecek bir eser. * 16. yüzyıl Avrupa'sına dair eşsiz bir bakış açısı sunuyor. * Etik, felsefe ve din gibi konularda derin tartışmalara imkan tanıyor. * Günümüzde de geçerliliğini koruyan birçok sosyopolitik soruyu ele alıyor. * Klasik edebiyatın en önemli eserlerinden biri. Ütopya ideal bir toplum tasviri sunan kusursuz bir eser olmasa da, okurlarını düşünmeye ve sorgulamaya teşvik eden, ufuk açıcı bir klasiktir. Bu eseri okurken, yazarın ütopyacı vizyonunu sadece eleştirel bir bakış açısıyla değil, aynı zamanda hayal gücünüzü kullanarak da değerlendirmeniz önemlidir.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
10/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2023 134. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 22:04
Thomas More şaka mı yaptı, yoksa ciddi miydi? Ciddi ciddi bunu tartışmış insanlar. İnanılır gibi değil. Siyasi ve dini ortamın gergin olduğu, bilhassa More gibi adamların kelleleri koltukta gezdiği bir dönemde hem siyasi hem de dini düşüncelerini alenen 'Ben böyle düşünüyorum' demesi pek olası değil. Hem Sir olan hem de bir ermiş kabul edilen More'un zekası, yeteneği, ilkeli oluşu ve onlara sadakati, bir eğitmen olarak kıymeti tartışılamaz. İstemeyerek de olsa gücün bizzat kendisiyle sarmaş dolaş dansetmeye mecbur kalması ve buna rağmen ilkelerinden ve inancından taviz vermeyerek işi götürebildiği yere kadar götürebilmiş olması takdire şayan hakikaten. Sokrates vari tutuklanma ve idama mahkum edilmesi ve hatta yine Sokrates gibi ağırbaşlı ve üstelik şakalar yaparak korkusuzluğunu ortaya sermesi çok etkileyici. Beraati bir söze bakmasına rağmen üstelik. Ah erdem, sen nelere kadirsin.. Kitabimiz Utopia hala güncelliğini korumakta, çünkü kimse içinde yaşadığı ülke ve onun yönetiminden memnun değil. Hala bir tatminsizlik ve mevcut düzen icinde bir zorlanma sözkonusu insanların çoğu için. Ama arayış konusunda kafa patlatmak, zihin mesaisi yapmaktan ise malesef çok uzağız. More bu kitabıyla ebedileştigi gibi, bize de hala bir deniz feneri olmakta. Yol almak isteyen, sağlam gemiler için. Mine Urgan'ın Thomas More'un hayatı, More ve Utopia'sının yorumlanması, diğer Ütopyalar ve Distopyalara dair yazılar bu baskıyı ilgilileri için çok kıymetli kılıyor. Yer yer kitabın içeriği uzun uzun tekrarlansa da Mine Urgan'ın eklerinden bağımsız okumayın kesinlikle. Ve konu hakkında bolca düşünün. Kitapla kalin...
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Mükemmel Dünyanın Peşinde Ütopya'ya Yolculuk
9/10
·249 syf.··
2024 109. kitabı
Thomas More'un 1516 yılında kaleme aldığı Ütopya eseri, edebiyat ve felsefe dünyasında iz bırakan, ideal bir toplum tasviri sunan ütopik bir romandır. Eserin ismi, "iyi yer" ve "olmayan yer" anlamlarına gelen "ou-topos" kelimelerinden türemiştir. {Eserin Konusu} Ütopya, denizci Raphael Hythlodaeus'un, Utopia adası hakkındaki anılarını anlatmasıyla ilerler. Bu ada, ideal bir toplumun tüm özelliklerini barındırır. Ütopyalılar eşittir, özel mülkiyet yoktur, herkes ihtiyacı kadarını alır ve üretime katkıda bulunur. Eğitim ve sağlık ücretsizdir, din ve vicdan özgürlüğü vardır. Savaş ve suç oranları düşüktür. Hükümdarlar, halk tarafından seçilir ve bilgelikle yönetirler. {Eserin Etkisi} Ütopya, birçok yazar ve filozofu etkilemiştir. Modern ütopik ve distopik edebiyatın öncüsü olarak kabul edilir. Eserdeki fikirler, Fransız Devrimi ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi gibi birçok tarihi olaya ilham kaynağı olmuştur. {Kitabı Okuduktan Sonra} Ütopya'yı okuduktan sonra, insan ideal bir dünyanın nasıl olabileceğini düşünmeden edemiyor. Eserde tasvir edilen kusursuz toplum, insanlığın en temel ihtiyaçlarını ve özlemlerini yansıtıyor. Eşitlik, adalet, özgürlük ve barış gibi kavramlar, Ütopya'da somut bir şekilde karşımıza çıkıyor. {Eserin Eleştirisi} Ütopya'nın bazı eleştiriler de aldığını belirtmek gerekir. Gerçekçi olmamak ve pratikten uzak olmak en büyük eleştirilerden biridir. Ayrıca, eserdeki kadın ve kölelerin durumu da eleştirilere konu olmuştur. {Sonuç} Eleştirileri olsa da, Ütopya günümüzde de okunmaya ve tartışılmaya değer bir klasik olarak kabul edilir. Eser, ideal bir toplum tasviri sunarak, insanlığın en yüce ideallerini hatırlatıyor. {Kitabı Önerir miyim?} Eğer ideal toplumlar ve ütopik fikirler ilginizi çekiyorsa, Thomas More'un Ütopya'sını okumanızı
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Yaşasın Sosyalizm!
6/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2023 13:55
"Kendini beğenmiş adam, mutluluğunu kendi rahatlığı üstüne değil, başkalarının acıları üstüne kurar; ezeceği, köle gibi kullanacağı insanlar olmazsa, mutluluğunu başkalarının yoksulluğu üzerine kuramazsa, malını mülkünü ortaya serip yoksulların bellerini bükmeyeceğini, umutlarını kırmayacağını bilmezse, tatmin olamaz. Kendini beğenmek öyle bir cehennem yılanıdır ki, insanın yüreğine sinsice süzülüp girer, onu zehirleyip gözünü kör eder, daha güzel bir hayata giden yoldan saptırır onu. Bu sürüngen, insanların öylesine içine işler ki, onu koparıp atmak kolay olmaz." **** Baştan sunu belirtmek isterim ki, böyle bir ütopya Türk halkına ters. Çünkü Ütopya Adasında yasayan insanlar tembel, bencil, kibirli, kendini beğenmiş, kadir kıymet bilmez, nankör beleşçi, içten pazarlıklı, biat kültürüne sadık, sürü psikolojisine sıkı sıkıya bağlı, merhametsiz (burada merhametle acıma hissini karıstırmayalım lütfen) temel insan hak ve özgürlüklerine karşı saygısız değiller. Belki de sırf bu yüzden Türkiye'de Sosyalizm iktidara gelemiyor Kitap adından da anlaşılacağı gibi bir hayal ülkesini anlatıyor. Yönetimin halkla ilişkilerini, sosyal devletin niteliklerini, halkın yaşayış ve çalışma şeklini, dini inanışlarından evliliklerine kadar sistemin nasıl işlediğini. Örneğin para ve altının çok fazla bir hükmü yok, çünkü yönetim halkın konforu için gerekli olan her türlü ihtiyacı karşılıyor, para da veriyor elbette fakat insanlar parayı harcayacak yer bulamıyor. Ütopya Adasındaki sistemle kapitalist düzenin karşılastırmasını da yapıyor. Servetin yoksullar karşısındaki ezici gücünü ve bunun getirdiği felaketleri tek tek ortaya koyuyor. Yazarın ideal yönetim biçimini anlattığı bir ülkeyi kurguladığı bir kitap. Tahmin edilebileceği üzere bu adadaki düzen anarşist olmasa bile sosyalist
İnsan ve Toplum
ÜtopyaThomas More · Antik Yayınları · 024,6bin okunma
Puan vermedi·250 syf.··
Beğendi
·
2015 137. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2015 00:00
Dünya Düşünce Tarihinin en önemli eserlerinden biri olan Thomas More'un Utopia'sı; 1516'da kaleme alınmıştır, var olmayan,kurgusal bir adada geçmektedir. İnsanların eşit olduğu, toplumsal sınıfın ve özel mülkiyetin olmadığı; insanların refah içinde ve mutlu yaşadığı adada suçların da minimuma indiği gözlenmektedir. More kitabında ütopyalıları ve onların yaşam biçimlerini anlatarak, döneminin İngilteresi'ne de bir eleştiri getirmektedir. Kitaba odaklanarak okuduğunuzda zevk alacağınıza inanıyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma

Yazar Hakkında

Thomas MoreYazar · 4 kitap
Thomas More, (7 Şubat 1478 - 6 Temmuz 1535) İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu. Yaşamında önde gelen bir hümanist bilgin ünvanına kavuşup bir çok kamu görevi üstlendi. Eseri Ütopya ile edebiyatta yeni bir nesil yarattı. 1516'da yazdığı Ütopya'da ideal hayali bir ada ülkenin siyasi sistemini tarif ediyordu. More'un Kral Henry VIII'in İngiliz kilisesinin başına geçme niyetine ilke olarak karşı çıkması, kendi siyasi kariyerinin sonunu hazırlayıp hain olarak idam edilmesine sebep oldu. Ölümünden 400 yıl sonra, 1935'de Papa Pius XI tarafından aziz ilan edildi. 7 Şubat 1478'de, Londra'da doğmuştur. Babası dönemin önemli bir yargıcı olan Sir John More'dur. Eğitim için Oxford Üniversitesi'ne girdi. Oxford'da geçirdiği 2 yılda yazmaya başladı. Antik Yunan ve Latin edebiyatına ilgisi de bu dönemde oldu. Daha sonra Londra'ya geri döndü ve 1496 yılında hukuk öğrenimi görmeye başladı. 1501 yılında avukat oldu. Hukuk öğrenimi gördüğü yıllarda manastır yaşamı yaşamakta ve bir rahip olmak isteğiyle yanıp tutuşmaktaydı. Yine de zamanla bu duygusu söndü ve ruhu ülkesine hizmet etmek isteğiyle doldu. Bunun üzerine 1504 yılında parlementoya girdi. Bu sıralarda ünlü Hollandalı yazar Erasmus ile olan arkadaşlığı iyice gelişti ve Erasmus 1509'da basılan ünlü eseri Encomium Moriae`yi (Deliliğe Övgü) Thomas More'a adadı. 1517'de Kral'ın hizmetine girdi. Giriştiği başarılı bir diplomatik görev ardından şövalye unvanı verildi ve yardımcı veznedar ilan edildi. Kralın kişisel danışmanı olarak kariyeri parlamaya devam etti. 1525'de Lancaster Düklüğü'nün bakanı oldu. Kral Henry VIII'in evlilikleriyle ilgili konularda ona yeterince yardım edemeyen Lordlar Kamarası başkanı Kardinal Wolsey'i istifaya zorladıktan sonra yerine Thomas More'u Lordlar Kamarası başkanı ilan etti. Başlarda Kralın düşüncelerini paylaşan More, zamanla Kralın protestanlığa olan artan ilgisi ve kiliseye olan negatif düşüncelerinden rahatsız oldu. Kişisel olarak protestanlığı sevmiyor ve doğru bulmuyor, dönemin katolik kilisesini benimsiyor ve önemsiyordu. Protestanlığı eleştiren kitaplarıyla Kral ile olan ilişkisini gerdikten sonra 1531'de Krala bağlılık yemini etmeyi reddetti. Daha sonra hastalığı bahane ederek 1532'de görevlerinden ayrıldı. 1533'de Anne Boleyn'in İngiltere Kraliçesi olarak ilan edildiği taç giydirme törenine katılmayı reddedince şimşekleri üzerine çekti. Yalan davalar ve dedikodular başladı. Parlementonun Anne Boleyn'i İngiltere'nin kraliçesi olarak ilan edebileceğini kabul etmesine rağmen, bağlılık yemini etmeyi reddetti zira bu Papa'ya karşı bir davranış olurdu. Bu yüzden tutuklandı. Daha sonraları Kralı kilisenin başı olarak görmediği için ölüm cezasına çarptırıldı. 6 Temmuz 1535'de idam edildi.