Okurken kitabı yaşayan biriyimdir. Bu kitabı okurken yaşamaktan öte ruh hallerine girdim, son dönemlerde beni etkileyen, ağlatan, içimi acıtan kitaplardandı, fazlasıyla acıklı bir okuma oldu benim için.
Uzakdoğu edebiyatının edebi derinlikten uzak yalın dilini bu kitapta da görebiliyorsunuz. Anlatım sizi yormuyor ancak ezilen, aşağılanan, aç kalan insanların yaşam mücadelesi omuzlarınızdaki vicdani yükü artıyor, yazar bunu okuyucuya çok iyi aktarmış.
Amerikan edebiyatının Steinbeck’ine, Rus edebiyatının Tolstoy’una, Türk edebiyatının Yaşar Kemal’ine karşılık gelebilecek bir kitaptı; Mao dönemi Çin kırsalının ‘yaşamak’ denen savaşını gazilerden birinin ağzıyla dinliyorsunuz; anlatıyor size başına gelenleri; dinlediğim en acı sohbetlerdendi benim.
Yaşamak, kimileri için adil olmuyor maalesef, savaştan beter kimileri için yaşamak!