·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mayıs 2021 00:41 Benim gibi ailenizde Giritli var ise ve geçmişinizi merak ediyorsanız, bu kitabı mutlaka edinin ve okuyun. Yok ise de, Ege/Akdeniz tarihimizi merak ediyorsanız, yine okuyun..
Şimdiye kadar Girit hakkında yazılmış kitapların büyük bir kısmı ne yazık ki bilimsel bir temele sahip olmadığı için, elimdeki bu değerli eserin yazılmasındaki esas amaç bu boşluğu doldurmakmış.
Kitabın adı her ne kadar ‘Kısa’ Girit tarihi olduğunu belirtmiş olsa da, şimdiye kadar yapılan en kapsamlı çalışmadır ki yazarlarını tebrik etmek gerekir.
Değerli akademisyenler Ayşe Nükhet Adıyeke ve Nuri Adıyeke’nin tam 30 yıllık çalışma ve araştırmalarının sonucu olan bu kitap, bu derin tarihsel hikayenin Osmanlı kısmını, kadı sicillerini de kapsayarak ayrıntılı olarak inceliyor. Birçok belge ve arşivin taramasının sonucudur bu kitap..
Kitap, Osmanlı öncesi Girit ile başlayıp, daha sonra Girit’in Osmanlı yönetimine girişiyle devam ediyor. Adanın özerkliğini ilanı ve Yunanistan’a katılmasıyla da sona eriyor..
Kitapta olaylar bölümlere ayrılmıştır:
İlk bölümde Girit’in coğrafi konumu ve Osmanlı öncesi geçmişi ve Osmanlı yönetimine geçişi anlatılmış.
İkinci bölümünde Osmanlı İmparatorluğu’nun son zaferlerinden olan ve çeyrek asır süren Girit Savaşı ve Osmanlı egemenliğinin kurulması incelenmiş.
Bağımsız bir eyalet olan Girit, Osmanlı idare sisteminde tarım anlamında çeşitli farklılıklar yaşamıştır. Örn. Venedik döneminde Avrupa’nın önemli üzüm bağları, şarap üretim merkezi iken, Osmanlı döneminde ise zeytin ve zeytinyağı endüstrisi üretimiyle gelişmiştir. Bu bölümde ayrıca adadaki nüfus ve sosyal dokusu, farklı dinlere mensup ada sakinlerinin evlilik kurumu, kültüründen ve konuşulan dillerden de bahsedilmiştir.
Üçüncü bölümde, 19. yüzyılda milliyetçilikler çağında adanın durumu, Yunan Bağımsızlık Savaşı, Mehmet Ali Paşa dönemi, reformlar dönemi ile adanın modernizme dair şekillenmeleri incelenmiş.
Kitabın dördüncü ve son bölümünde ise, adanın özerklik dönemi ile Yunanistan’a katılması, zorunlu göçler, 1923 yılında T.C.’nin kurulmasıyla gündeme gelen Nüfus Mübadelesi dönemi, ülkemize gelen Giritlilerin Anadolu toplumuna adapte olma girişimleri (ki bunda gayet başarılı olmuşlar) ve Avrupa devletlerinin müdahalesi ele alınmış.
Son olarak kitabın en arka bölümünde Girit’ten ayrılmak zorunda kalan Giritlilerin hatıraları yer alıyor ki bunları ilk ağızdan okumak beni çok etkiledi.
Ayrıca Girit’teki Osmanlı eserleri, mimariler, camiler, okul binaları, evleri, sokakları, vb, bunların eskiye ait fotoğrafları kitabı tamamlamış ve bir güzellik katmış.
Biraz da Girit adasından bahsedelim:
Girit; coğrafi konumu açısından Akdeniz ile Ege Denizi’nin kucaklaştığı noktada bulunan bir ada, yüzünü Ege’ye çevirmiş bir uygarlık, bir kilit noktasıdır.
Ada; Miken, Minos, Hellen, Roma, Bizans, biraz Arap, Venedik ve son olarak ta Osmanlı kültüründen izler taşır. Kitapta tüm bu egemenlik dönemlerin Girit’i ayrıntılı olarak anlatılmıştır..
Baştan sona kadar merakla okudum ve bitmesini hiç istemedim. Ayrıca 1000Kitapta bu kitabı ilk okuyan ve ilk yorum yapan olduğumu bilmek te ayrı bir gurur.
İlgi duyanlara kitap tavsiyemdir...