·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Mayıs 2021 11:40 Kitabı okumaya başladığınızda bir amacın, idealin ya da arzunun (adına her ne derseniz deyin ) gerçekleşme ihtimalinin peşine düşüyorsunuz.Evet, bu belki Martin Eden’ın hikâyesi ama bu hikâyenin kendinize mâl olan taraflarını bulmak da sizin bir amacınız oluyor.
Kitap için bir sürü yorum yapılabilir ama kitabın
bende uyandırdığı hisleri birkaç teşbih cümlesi ile anlatmayı uygun buldum.
Gün doğarken, pencereden odanın içine yavaş yavaş güneş ışıkları süzülmeye başlar.
Bu ışıklar gittikçe yoğunlaşır, yoğunlaşır...
Aynı zamanda iyice ısıtmaya da başlar odayı.
Pencerenin perdesini tam olarak çektiğiniz zaman ise oda ışıkla doludur ve oldukça ısınmıştır artık.İşte böyledir Martin Eden’ın öyküsü.
Martin Eden için bir güneştir Ruth, yavaş yavaş içini kaplar ve ısıtır.Merak, arzu ve keşif perdesini de aralamaya başladığında artık güneş iyice yakmaya başlar.İçinde hiç alışık olmadığı hisler uyanır.Bir mefkurenin ışığında hayatını idame ettirmeye başlar.Artık daha çok araştırır, daha çok bilmek ister, içinde keşfedilmeyi bekleyen onlarca hazinenin anahtarının Ruth’a duyduğu aşk olduğunu anlar.
Bu aşka sıkı sıkı bağlanarak yepyeni bir iç dünyası oluşur Martin’in.Kendisini dışa karşı kapatarak, içine açılır bir bakıma.
Ve sonunda bir şeyi keşfeder, kendini ve kendi değerini.