·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ocak 2017 19:48 Bir inceleme yapmış olmak için yazmıyorum. Okuyun ve okutturun diye yazıyorum. Sessiz kalmayın, kormayın ve esir olmayın diye yazıyorum. Kitabı okumayanlar bu yazımı okuduktan sonra ekleyin listenize. Lütfen! Kitap o kadar içten o kadar samimi ...
Burçe Bahadır aslında bir gazetecidir. "Kadın Cinayetleri" ne yönelik bir belgesel çekmek istiyor. İşe koyuluyor. Beklediği desteği göremiyor ama yılmıyor. Önce kadınların, sonra erkeklerin bulunduğu bir cezaevine gidiyor. İki kadın ve üç erkek zanlıyla konuşuyor. Hikayelerini dinliyor. En son İstanbul'a geliyor. Burada"Kadın Cinayetlerini Durduracağız" adında bir platform var. Burada cinayete kurban gitmiş kadınların yakınlarıyla çekim yapıyor. Çekimler tamamlanıyor ama bir belgesel olamıyor. Nihayetinde Burçe Bahadır yazmaya başlıyor.
Kitabın etkisinden uzun bir süre çıkabileceğimi sanmıyorum. Bazı yerleri ikrah ederek okudum. Nefretle, hüzünle okudum. Asıl beni bu kadar etkileyen yaşananların birebir gerçek olması. Düşünmesine bile tahammül edemezken...
Lütfen okuyun. Okutturun. Gün yüzüne çıkartın bu kitabı. Ataerkil düzeninin sonuçlarını iliklerinize kadar hissediyorsunuz ve sorguluyorsunuz, reddediyorsunuz. Eğer kitabı okursanız ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaksınız.