Gönderi

Puan vermedi·538 syf.··
2021 1. kitabı
Öyküdeki metaforların manasını şöyle açıklayabiliriz ; Vasalisa, kadınların sezgi gücünün kutsanmasının anneden kıza, bir kuşaktan diğerine miras bırakılması ile ilgili bir öyküdür. Bu masalda şişenin tamamlaması için dokuz ödevden söz edilir. Bunlar şöyle yorumlanır: Birinci ödev; Fazla iyi annenin ölmesine izin vermektir. Bu gerçekleşince içimizden yeni kadın doğar. İyi anne ile olmak güzel ve rahatlatıcı olabilir ama o içimizdeki en canlı enerjilerin açığa çıkmasını engeller. İkinci ödev; İyi olmanın, şirin olmanın, nazik olmanın, hayatın şakımasını sağlamayacağını keşfetmektir. Üçüncü ödev; Karanlıkta yolunu bulmaktır. Bunun anlamı, içgüdülerine güvenerek iç dünyanın derinlerine gitmeye cesaret göstermek, gerçek ruh gücünü yaşamak, bilinç dışına giden yolda duyarlılık geliştirmek, içsel duyumlara güvenmek, sezgiyi beslemek, gücü sezgilere aktarmak ve bu sezgisel gücün kadından kadına nesilden nesile akmasını sağlamak. Dördüncü ödev; Vahşi cadıyla yüzleşmek. Tek düze hayat, şişede ışıksızlığa neden olmaktadır. Bu zamanlarda vahşi ormana gidip kötü kadını bulmak gerekebilir. Vahşi olan ürkütücüdür ve güçlüdür; gücü ele geçirmek için güçlünün karşısında ayakta durmak gerekir. Kadınların fazla nazik uyumlu şirin taraflarına karşın, ‘cadı’ olarak anılan kadınların güçlü taraflarını da ortaya çıkarmaları gerekmektedir. Güçlü olmak, vahşi doğayla iç içe hayat sürebilmek, öğrenebilmek, bildiklerimize katlanabilmek; yalın gerçeği görmek gibidir, dayanmak ve yaşamak anlamına gelir. Beşinci ödev; Akıldışı olana hizmet etmek. Vahşi güçle birlikte kalmak, yani; onu tanımak anlamına gelir. Gücü tanımak, içsel arınma güçlerini tanımak, tasnif etmek, enerji ve fikirler üretmek, beslemek. Hem ölümü hem de yenilenmeyi öğrenmek. Vasalisa’nın ödevlerinden kadınların sürekli yapması gereken döngülerini anlarız . Düşünceleri temizlemek, değerlerini yenilemek, şişeyi ıvır zıvırdan arındırmak, benliği süpürmek, düşünce ve duygu hallerini temiz tutmak; üretici hayatın altına kalıcı ateş yakmak ve özellikle kendisiyle vahşi doğa arasındaki ilişkiyi beslemek ve bu amaçla bir yığın yaşantıyı pişirmek, fikirleri pişirmek. Tefekküre, meditasyona, inzivaya zaman ayırmak böylece vahşi doğanın serpilip gelişmesine yol açmak ve tüm bunları tutku ile yapmak. Altıncı ödev: Bunu şundan ayırmak, elimizde çözüme dair çok bir şey olmadığı zamanlar, onu bırakıp, bazen uykuya yatıp bazen düş görürken, malzemeleri ayıklamak, olguları sınıflamak ve çözüme ulaşmaktır ve bu özelliğe güvenmek vahşi doğanın bir parçasıdır. Yedinci ödev: Gizemleri sormak. Hayat/ölüm/hayat doğasını ve onun nasıl işlediğini sorgulamak. Vahşi doğanın tüm unsurlarını anlayabilmek. Sekizinci ödev: Dört ayaküstünde durmak için başkalarını görmeğe ve etkilemeğe dönük büyük gücü yüklenmek ve hayat koşullarına bu yeni ışıktan bakmak ile ilgilidir. Atalarımızdan gelen bilgeliği hayatımız boyunca yanımızda taşımamız öğütlenir. Tüm bu sezgiler erginleşmemizi sağlar. Dokuzuncu ödev: Gölgeye yeni bir yol vermekle ilgilidir. Kendi şişesinin negatif gölgesini ve dış dünyadaki kişi ve olayları negatif yönlerini tanımak ve bunlara tepki göstermek için keskin görüşe sahip olmak ve bu negatif yönleri yeniden dönüştürerek biçimlendirmektir. Olumsuza sürekli bakmak yani onu sürekli bilinçte tutmak onun kurumasına neden olur. Sezgisini ve güçlerini eline alan kadın bu faz la güçten korkar, bu normaldir ama doğaüstü ses devam etmesini söyler ve kadın bunu yapabilecek güçtedir. Tohumun pislikten ayrılması gerekmektedir. Bunu yapmanın en güvenli yolu da bize el ederek çağıran şeyler ile ruhumuzdan seslenen şeyler arasında yapacağımız ayrımdır. Vahşi kadın cesaret eden; oluşturan ve yıkandır. Oluşturur, biçimlendirir, hayat üfler, soluksuz kalındığında da ruhu teslim almak için orada bulunur. Doğa izin istemez. HİLAL KARACOR - ZEYNEP ATEŞ
Edebiyat
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.