Gönderi

9/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 17:21
Trajikomik bir oyun Gogol’un Müfettiş’i.. Ağlanacak halimize gülüp geçmeyelim. Hiyerarşik olarak bir yapının çürümesi.. yine fazlasıyla tanışıklığımızın olduğu bir konu. Kaymakamı, memuru, yargıcı, esnafı,müdürü hepsi.. düzene dair ne varsa insanla temsil olunan hepsinin ceplerine bereket ve ne müthiş bir koltuk sevdası. Beş perdelik bir oyun ile yüzyıllardır değişmeyen insani ahlaksızlıklar. Çürümeye yüz tutmuş bir yapı ve çökmeye çok müsait zira temelinden eksik, insanların zaafları gün ışığı gibi aşikar, yine de herkes birbirinin yalancısı. Bir zincirin halkaları gibi bu boyun eğiş. Yavaş yavaş eğliyor insanın beli, hafifçe kıvrılıyor onuru ve avcunu açıyor insan, daha önce bir başkasına dilenmişe. Önce ufak bir işinize, sonra cebinize, dahasında makamınıza kolaylıklar geliyor. Emeğinizi vermeden, hiçbir çaba sarf etmeden yenilen bir hak, bilhassa dürüst insanların ulaşmak için çabalarının, alın terlerinin hiçe sayılarak, küçümsenerek, omuzlarına basılarak çıkılmış bir mevkii. Çalmaktan çırpmaktan, dürüstlüğü hiçe saymaktan zevk alan ve buna alıştırılan bir güruh. Çürümenin sırası ve bilinci çok önemli, birden yükseğe çıkılmıyor, başta tedirgin bir şekilde bekliyor.. acaba ne kadarını kabul edecek yoksa elimdekinden mi olacağım? Kapı hafifçe aralanıyor ve gözlerden bir niyet okuma serüveni başlıyor. Sahne ışıkları yanıyor, etraf aydınlık! İnsanın nefes kesen mücadelesi başlıyor. Şöyle bir rivayet var “en zor savaş, insanın kendi içindeki savaştır” ve biz rivayetin perdesini izliyoruz. Zaaflarımıza yahut zaafımız olması gerektiği dayatılan mevzubahislere ne derecede yeniğiz? Bana, irademe ne kadar boyun eğdirebilir? İnsanoğlu kolayı seviyor, güç sarfetmeden gelen kudreti seviyor, sevgiden yahut başarıdan gelen saygıdansa korkudan gelen saygıyı seviyor. Seviyor çünkü sevgi, başarı ve dahası bunların hepsi çabayı, kendinden bir şeyler koymayı, feda etmeyi gerektiriyor. Bizler kendimizden özverisiz fakat başkalarından can feda gelen emeklerin yemeğini her zaman severiz, tadı bir başkadır. Nasılsa canımız hiç acımamıştır, hiç yorulmamış hiç düşünmemişizdir fakat kapının dışında birinin yıllarını vermesinin bizim masamızda esamesi bile okunmaz. Gogol bütün bu savaşı tek bir cümlesine sığdırmış “Dikkatli ol! Rütben kadar çalmıyorsun pek.” Yani uyan aziz dostum! Bu zincire katılmışsın ama avuçlarını daha büyük aç, daha çok tırmala dürüstlüğü, zayıflasın emeklerin karşılığı ve hepimiz birbirbirimizin sırtından geçinelim. Ah, ama elbette ki bir kesim var ki onlar hiç geçinemeyecek, neden mi? Nedeni mi olur bunun canım, onlar emeklerinin karşılığını alırsa bizler nasıl güzel sofralar kuracağız? Sahne ışıkları sönsün, perdeler kapansın ve hepimiz uyanalım bu uykudan. Bu oyuna daha fazla seyirci kalamayız, kalmamalıyız!
Edebiyat
MüfettişNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,3bin okunma
··
76 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.