Puan vermedi·238 syf.····Okunma: 23 Mayıs 2021 02:01 Uzun süre sonra, okuduğumda beni dumura uğratan bir kitap. Kafamın içinde dönüp duran kelimeleri bile anlamlandıramadığımı fark ettim son satırları okuduktan sonra.
Büyük bir ustalıkla düş ile gerçek dünya arasındaki bağı işleyen yazar, büyük bir mistik dünyanın kapılarını aralıyor. Descartes'ın "Düşünüyorum öyleyse varım," felsefesi üzerine yazılan eser düşüncenin boyutlarını irdeliyor. Düşününce yalnızca düşünen birey mi oluşur yoksa düşünen kişinin düşlediği bireyler de mi oluşur sorusu cevaplanıyor. Bir düş dünyasının yaratıcısı olan Uzun İhsan Efendi karakteri, yazarın kendisi Puslu Kıtalar Atlası da yazarın kendi düş dünyası olarak karşımıza çıkıyor bana göre.
Bir sefer okuyup rafa kaldırılacak bir kitap değil. Uzun uzun üzerinde düşünmek gerekiyor. Düşlerimizin yoğunlaştığı vakitler raftan çıkarılıp okunabilir nitelikte.
Bu düş dünyasında kendimi farklı bir yerde düşlememi sağladığı için saygı duyuyorum bu kitap ve yazara. Nice düşlere...