Ne desem nasıl başlasam bilemiyorum bu incelemeye açıkçası. Hem çok sevdim hem sevemedim kitabı. Evet bir şekilde başlayacağım ne de olsa; başlayalım bakalım.
Kitap oldukça sıkıcı ilerliyor. Betimlemeler, kurguya yedirilememiş fazlaca detaylara boğulmalar derken yer yer sayfaları atlayarak okuma isteğine kapıldım. Tabii bazı takıntılarım bunu yapmama engel oldu ve sonuna kadar okudum.
İyi tarafına gelecek olursak, kitap devamlı aklımda. Her yeni teknolojik gelişmede yazarımızın bunca şeyi tahmin etmesi hatta yeni teknolojik olaylara verilen isimlendirmeleri dahi böylesine ileri görüşlü olarak işlemesi beni çok etkiledi. Günümüzde şeffaflık politikasını gerçekleştirmeye çalışan politikacılardan tutun da izlediğimiz dizilerde tek tıkla tüm sokak görüntü kameralarına ulaşan başrol oyuncularına, artık her yerimizin kamera dolu olmasına kadar bir yerlerden tanıdık geliyor mu bunlar size de? Ya da şunu söyleyeyim alışveriş sitelerinden alışveriş yaparken yapılan yorumlara göre alacağımız ürüne karar vermemiz. Yorumlarımızla bir esnafı bitirecek veya zengin edebilecek güce sahip olmamız. Artık her markanın ürünleri için yorum üretmeye çalışması. Devamlı olarak her anımızın kayıt altında olması, sosyal medyada her şeyimizi paylaşmamız...
Kitapta işte bunların hepsi geçiyor üstelik bundan yıllar önce yazılmış bir kitapta. Tek farkla ki biraz abartı olarak bu gelişmeye ayak uydurmayan insanlar dışlanıyorlar. Gerçek dünyada romandan farklı olarak gelişmeye ayak uydurmak istemeyen insanlar bu konuda karar alırken daha özgürler ve teknolojinin gelişmesi öyle bir yayılıyor ki asla belirgin olarak bir tehlike hissedemiyoruz.
Kitapta ise bu tehlikeyi devamlı hissediyorsunuz. “Bu kadarını da kabul etmek aptallık olur ya” diyorsunuz fakat sonra yaşadığınız dünyaya dönüp baktığınızda aslında bunu çoktan kabul etmiş olduğunuzu hem de farkında bile olmadığınızı farkediyorsunuz.
Zaman kavramı da kitapta oldukça mühim bir konu. Bir yoruma geç cevap vermek, bir mesajı görmezden gelmek neler doğurur? sorusuna cevap niteliğinde kurgulara sahip. Bir saniyenin bile çemberde değerli olması. Bu koşuşturmaca arasında sakinliğin ve dinginliğin utanç kaynağı olarak algılanması, basit bir yaşam sürmenin korkunç olarak algılanması ise korkunç bir gelecek betimlemesi bence.
Tabi şunu da söylemeden bitirmeyelim incelememizi. Bilme merakını iyi niyetler arkasına o kadar güzel saklıyorlar ki, haklı olup olmadıklarından şüphe duyuyorsunuz. Kısacası çok güzel kandırılıp manipüle ediliyoruz.
——————————————————
Gerçeklikle bağı abartı dille anlatılarak kopartılmış gibi olsa da her yeni yenilikde yazarın haklılık payını göreceğiniz, kitabın sonunda ufak çaplı bir sinir krizi geçireceğiniz, sıkılsanız dahi farkındalık açısından okunması bir kitaptır bence. Dave EggersÇember