Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 24 Mayıs 2021 10:51 "HİÇBİR TİYATRONUN OYNAMAK İSTEMEDİĞİ HİÇBİR SEYİRCİNİN GÖRMEK İSTEMEDİĞİ OYUN" cümlesiyle kitabın başından büyük bir merakla başladım. Yazar ikinci dünya savaşında yaralanmış sonrasında bir süre de hapis yatmıştır. Beckmann da Rusya'ya gönderilmiş ve bir ayağında sakatlıkla dönmüş ama ondaki tek değişiklik bu değildir.Savaş sırasında onun emrinde olan askerlerin öldürülmesinin vicdan azabını yaşar hatta bu vicdan azabı ne uyku uyumasına ne de yaşamına devam etmesine izin verir.Yaşadığı yere geri döndüğünde bulduğu yer de eskisi gibi değildir.Çocuğunu kaybetmiş,eşini başka bir adamla birlikte bulmuş ve ailesini kaybetmiştir.Kitapta dikkatimi çeken noktalardan biri de bunca yaşadığı şeyin ardından karşılaştığı,konuştuğu,yardım istediği herkeste en çok ilgi uyandıran Beckmann'ın tuhaf gözlükleri ve saçıdır.Ailesini kaybettiğinin haberini alırken kendilerini öldürürken kullanılan hava gazıyla kaç gün yemek yapılabileceğinin hesabını yapan biri vardır karşısında.Oyun boyunca yaşadığı bunca şeye artık dayanacak gücü kalmaz ve onu kapının dışında bırakan herkes onu öldürür.Artık Beckmann için tek açık kapı ölümün kapısıdır.