çocukluğunun pek mutlu geçtiği söylenemezdi; buna rağmen, neydi onu bu rüyalarda mutlu eden şey; bilmiyordu. Belki de bir zamanlar çocuk olmak bile başlı başına bir mutluluk kaynağıydı
Gideni, günün birinde döndüren, geri dönmeye ikna eden bu duyguydu zaten; her şeyin kendisini olduğu gibi beklediğine inandıran bu yanıltıcı duygu, daha çaldığı ilk kapının önünde yapayalnız bırakmıştı onu
Geçmişten bir parça daha kopup gitse ne olurdu ki? Azalacağı kadar azalmıştı. Geçmiş boşaldığında ömür eksilmiyor. Nicedir ömrü hayatından bağımsızlaşmıştı sanki. Bir bağ, yalnızca bir bağdı aradığı.