8,1/10  (14 Oy) · 
41 okunma  · 
5 beğeni  · 
827 gösterim
"Tek başına kalan bir insanın kapladığı o güçsüz yeri kaplamaya çalışıyorum. Varlığım bir toz bulutu, daha sert bir rüzgarda tozanlarına ayrışarak dağılıp gidecek bir toz bulutu. Benim kalıbımda bir boşluk bu. Sıcağın, şehrin ve çölün ortasında zamansızmış gibi duran bir boşluk."
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2004
  • Sayfa Sayısı:
    106
  • ISBN:
    9789753424590
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Fırat Çağlar MANTAŞ 
16 Oca 19:51 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Kısa olmasına rağmen birçok romandan alamadığım tadı bu kitaptan aldım. En sevdiğim şairlerden biri olan Murathan Mungan’a olan hayranlığım bu hikâye ile birlikte daha da arttı. Zaten kitabı okurken şiir okuyormuş hissi uyandırıyor okuyucuda. O şiirselliği kitabın başından sonuna kadar hiç bozmamış.

Hikayenin geçtiği yer açıkça belirtilmemiş fakat tahmin etmek zor olmasa gerek. Bize pek de uzak olmayan bir coğrafya. Savaştan sonra ülkesine dönen Akhbar, ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve siyasal durumu da anlatıyor bize. Fotoğrafın bile yasak olduğu, kadınların neredeyse yok sayıldığı bir şehirde ailesinin izini sürüyor.

Kitapta eleştirilen birçok konu var. Bazı rejimlerin toplumu nasıl bir duruma soktuğunu çok açık ve etkileyici bir şekilde görüyorsunuz. Hüzün dolu bir kitap, tavsiye ederim.

Çador öyküsünün kafkaesk bir hikayesi var. Nedir bir gerçek kafkaesk hikayenin temel bileşenleri? Bir on yıl kadar önce, yargı üstüne yazdığım bir yorumda şöyle tanımlamıştım; devasa devlet labirentleri, hiçbir aklın ve mantığın geçerli olmadığı bir sistem, geciken veya hiç verilmeyen akıl dışı kararlar ve toplumun geri kalanında bu olaylara karşı kesin bir duyarsızlık. Ama hepsinden önemlisi, vahşi bir yalnızlık. Kafkaesk bir kurbanın hikayesi, kamuoyu önünde asla yüksek sesle dile getirilemez, yüksek sesle destek verilemez, çünkü o gizli kapaklı dosyalarda tam olarak ne yazdığını bilemeden, kesin doğruyu bilemeyeceklerini düşünür, devlet otoritesinin en haşin kararlarını bile desteklerler.

Dersiniz ki yazar böyle bir tanımı önüne koymuş, hikayesini ilmek ilmek, yünden bir kazak örer gibi örmüş. Aslında tam da yünden bir kazak örmüş. İpi kalın ve kırçıllı. Sonra da okurun çıplak bedenine giydirmiş. Ağustosta. Ayın en sıcağına gelen gününde. Nasıl bir bunalım yaşayacağınızı bir hayal edin hele.

Kahramanların isimleri, mekanların tasvirleri bana burası, olsa olsa İran’dır, dedirtti. Zaten çador, İran kültüründen ve büyük ölçüde bizim çarşafa özdeş.

Kahramanın çador giymeye karar verdiği süreci anlatan bölümde, sadece kahramanın kendini güvene alma çabası değil ve sanki bir metamorfoz arzusu hissettim. Belki de, yazar Murathan Mungan ya, halt yedim.

Kızdırdı yer yer, ama en çok da kederlendirdi. Mutluluğun indikatörü keder değil midir?

Handan Aksu 
24 Nis 11:12 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Yine tadı damağımda kalan, kelimelerin zihnimde dans ettiği, cümlelerin birbirine dokunduğu harika bir kitap okudum. Murathan Mungan yazsın biz hep okuyalım. Tavsiyedir...

Dila. 
02 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Çador belki gerçek belki hayali bir ülkede, ama benim ortadoğu hikayelerindekilere çok benzettiğim bir ülkede geçen bir arayışın, bir kavuşma ümidinin hikayesi.

Akhbar ailesini ve ülkesini bırakıp gittikten sonra, vatanında iç ve dış savaş yaşanır. Aileler dağılır, her evden cenaze çıkar yöre halkının tabiriyle... Sonra yurduna dönmek ister Akhbar, ailesini-sevdiklerini bulmak, çocukluğunun geçtiği yerde yaşamak ve geçmişini yakalamak ister...

Onun bu arayışını anlatır, oldukça karamsardır kitap; arada gülümseten detayları bile yoktur. Kocaman bir gülle gibi gelir çarpar insana bu hayat hikayesi; göğsüne oturur nefesini sıkıştırır...
hani benzetecek olsam Bin Muhteşem Güneş tadında, veyahut Uçurtma Avcısı tadında diyebilirim.

Murathan Mungan bu kitabında da dili muhteşem kullanmış, harika imgeler var. çador ve bukradan yola çıkarak o kadar güzel konulara değinmiş ki Akhbar'ın hikayesinin içinde...

Oldukça etkileyici, bitince genizde acı bir his bırakan bir öykü... Bu hikayelerin her gün bir yerlerde yaşandığını bile bile umarım bu gerçek bir yaşam öyküsü değildir diyorum...

Kitaptan 16 Alıntı

Fırat Çağlar MANTAŞ 
15 Oca 18:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"İnsanın kelimelerini emanet edebileceği bir yüzün var senin."

Çador, Murathan Mungan (Sayfa 48 - Metis Yayınları)Çador, Murathan Mungan (Sayfa 48 - Metis Yayınları)
Handan Aksu 
22 Nis 18:06 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Çok kitap okuyan insanlara hayatın yetmediğini biliyordu. Kitapların dünyasında hayatı küçük gören, tehdit eden bir şey vardı.

Çador, Murathan Mungan (Sayfa 48 - Metis Yayınları)Çador, Murathan Mungan (Sayfa 48 - Metis Yayınları)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
15 Oca 18:20 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Çok kitap okuyan insanlara hayatın yetmediğini iyi biliyordu. Kitapların dünyasında hayatı küçük gören, tehdit eden bir şey vardı."

Çador, Murathan Mungan (Sayfa 46 - Metis Yayınları)Çador, Murathan Mungan (Sayfa 46 - Metis Yayınları)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
15 Oca 18:12 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Belki de bir zamanlar çocuk olmak bile başlı başına bir mutluluk kaynağıydı"

Çador, Murathan Mungan (Sayfa 19 - Metis Yayınları)Çador, Murathan Mungan (Sayfa 19 - Metis Yayınları)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
15 Oca 18:15 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Kelimeler hiç de az şey değildir",dedi. "Sakın onları küçümseme delikanlı! Kelimelere itimadın olsun."

Çador, Murathan Mungan (Sayfa 27 - Metis Yayınları)Çador, Murathan Mungan (Sayfa 27 - Metis Yayınları)
Handan Aksu 
22 Nis 22:22 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Belki de kadınların çoğu böyleydi. Aşkı hikaye yapan onlardı.

Çador, Murathan Mungan (Sayfa 67 - Metis Yayınları)Çador, Murathan Mungan (Sayfa 67 - Metis Yayınları)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
15 Oca 18:16 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Dünyada çok az şey, birlikte aynı şeye gülen baba ile oğulun kahkahalarının aydınlığındaki mutluluğun yerini tutar."

Çador, Murathan Mungan (Sayfa 34 - Metis Yayınları)Çador, Murathan Mungan (Sayfa 34 - Metis Yayınları)
Yeşim Özden 
 16 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Aralarındaki sessizlik uzayınca, gözlerini duvarlar boyu dizilmiş kitaplarda gezdirdi Akhbar. Hayatın sırrı bu kitaplardan birinin içinde saklı olmalıydı. Ama o tek bir kitabı bulana kadar ömür geçebilir ve insan hayatın sırrına erişemeden ölüp gidebilirdi. Buna değip değmediği kafasında hep bir soru işareti olarak kalmış, bu yüzden kitaplardan hep uzak durmuştu. Çok kitap okuyan insanlara hayatın yetmediğini biliyordu. Kitapların dünyasında hayatı küçük gören, tehdit eden bir şey vardı. Hem hakkında bu kadar yazı yazılan hayat neydi? Hangi yazı hayata yetmişti? Kelimelerle dolu sayfalar, sayfalarla dolu kitaplar, kitaplarla dolu dükkanlar her zaman olduğu gibi gene ona boğuntu, bir an önce kaçıp kurtulma arzusu verdi."

Çador, Murathan Mungan (Sayfa 48)Çador, Murathan Mungan (Sayfa 48)

"Belki senin için geçen yalnızca birkaç yıldır delikanlı,buradakiler içinse koca bir asır geçti.Bazen tarih tozlarını birkaç yılda süpürüverir.Bana kalırsa,buralarda kaybolmadan,tamamen kaybolup gitmeden geldiğin yere dön delikanlı.Aradıkların ya ölmüştür,ya kaybolmuş...Bulsan bilir,onların senin bıraktığın insanlar olmadığını göreceksin.En kötü yabancı çeşidi,bir zamanlar tanıdıklarının arasından çıkar.

Çador, Murathan MunganÇador, Murathan Mungan
Dila. 
01 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Aslında kelimelerin, yazılarla doldurulmuş kitapların ona yardım etmeyeceğini en başından biliyordu Akhbar. Kitaplar her şey olup bittikten sonrası içindi.

Çador, Murathan MunganÇador, Murathan Mungan
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Kitaba Dönüşen Murathan Mungan
Kitaba Dönüşen Murathan Mungan Geçtiğimiz yıl yazın hayatının 40. yılını kutlayan Murathan Mungan, SALT ve Robinson Crusoe 389 iş birliğinde düzenlenen “Kitaba Dönüşmek” serisinin altıncı programının konuğu oluyor.