"Dört gece süren bir aşkın hayali" diye tanımlanan bu öykünün insanı etkilememesi mümkün değil.
Her yönüyle buruk bir öykü, bunun yanında yine mükemmel bir Dostoyevski anlatımı.
Kitabın özeti ise şöyle (okumadıysanız geçiniz):
Kahramanımız 26 yaşında, Petersburg'ta yaşıyor. Son derece kasvetli bir yapıya sahip, insanlarla pek iletişim kurmayan, yalnız başına dolaşan, hayatı boyunca bir kez bile gönül macerasına atılmak şöyle dursun, kadınlarla konuştuğu bile olmayan biri.
Hikâye 4 geceye bölünmüş. İlk gece, adının ikinci gece Nastenka olduğunu öğrendiği kızı ağlarken gören ve ona yakınlaşmaya çalışan "Hayalperest"imizi okuyoruz, ki kendisi için bu tanımlamayı ikinci gece yapıyor. Nastenka 17 yaşında. Onun hüzünlü ve yarım kalan aşk hikâyesini de okuduktan sonra, üçüncü gece yağmur dolayısıyla bir gün gecikmeli bir buluşma gerçekleşiyor. Kahramanımız kıza yardım etmeye çalışıyor, bu aşk hikâyesinde üçüncü kişi olmaktan üzgün olsa da. Çabaları sonuçsuz kalıyor ve Nastenka diğer gençten umudu kesince dördüncü gece kahramanımızın aşkını kabul ediyor -ki burası bana saçma gelmişti-. Geleceklerinden bahsederken Nastenka'nın sevdiği genç yanlarından geçiyor. Nastenka ona koşuyor.
Ertesi sabah Nastenka'nın dostluk ve kardeşlik mesajını alıyor. Yine de Nastenka'yı hep seveceğini bilerek kapatıyoruz kitabı.