Fotoğraflı Klasikler

Beyaz Geceler

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·96 syf.··
2025 2. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 20:45
Dostoyevski'nin Beyaz Geceler’i, yalnız bir adamın hayal dünyasında kaybolduğu, kendini bulmaya çalışan birinin hikayesidir aslında. Petersburg sokaklarında gezinen bu adam, hayalini kurduğu bir hayatın peşinden sürüklenirken, bir gün karşılaştığı bir kadınla kısa ama derin bir aşk deneyimi yaşar. Üç gün süren bu ilişki, hem bir kurtuluş hem de bir hüsran olur. Aşk ve yalnızlık iç içe geçer, insanın hayal kırıklıklarıyla yüzleşmesi başlar. Dostoyevski burada çok basit bir aşk hikayesi anlatmaz, daha çok insanın kendi içindeki boşluğu nasıl hayallerle doldurduğunu ve bunun gerçeklikle nasıl çatıştığını keşfeder.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 7. kitabı
Kendi dünyanızda kurduğunuz hayallerle bir başına yaşayıp giderken birisi çıkar karşınıza ve dersiniz ki "Bunca zaman beklediğim kişi işte bu, bütün güzel hislerle özlemini çektiğim kişi işte bu!". İşte hayalperest kahramanımız, âşık olacağı Nastenka'yı ilk gördüğü anda yüreğinde bir şeyler kıpırdıyor ve hayatından, belki en güzel belki de en acı, dört geceyi bizimle paylaşıyor.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 345. kitabı
"Dört gece süren bir aşkın hayali" diye tanımlanan bu öykünün insanı etkilememesi mümkün değil. Her yönüyle buruk bir öykü, bunun yanında yine mükemmel bir Dostoyevski anlatımı. Kitabın özeti ise şöyle (okumadıysanız geçiniz): Kahramanımız 26 yaşında, Petersburg'ta yaşıyor. Son derece kasvetli bir yapıya sahip, insanlarla pek iletişim kurmayan, yalnız başına dolaşan, hayatı boyunca bir kez bile gönül macerasına atılmak şöyle dursun, kadınlarla konuştuğu bile olmayan biri. Hikâye 4 geceye bölünmüş. İlk gece, adının ikinci gece Nastenka olduğunu öğrendiği kızı ağlarken gören ve ona yakınlaşmaya çalışan "Hayalperest"imizi okuyoruz, ki kendisi için bu tanımlamayı ikinci gece yapıyor. Nastenka 17 yaşında. Onun hüzünlü ve yarım kalan aşk hikâyesini de okuduktan sonra, üçüncü gece yağmur dolayısıyla bir gün gecikmeli bir buluşma gerçekleşiyor. Kahramanımız kıza yardım etmeye çalışıyor, bu aşk hikâyesinde üçüncü kişi olmaktan üzgün olsa da. Çabaları sonuçsuz kalıyor ve Nastenka diğer gençten umudu kesince dördüncü gece kahramanımızın aşkını kabul ediyor -ki burası bana saçma gelmişti-. Geleceklerinden bahsederken Nastenka'nın sevdiği genç yanlarından geçiyor. Nastenka ona koşuyor. Ertesi sabah Nastenka'nın dostluk ve kardeşlik mesajını alıyor. Yine de Nastenka'yı hep seveceğini bilerek kapatıyoruz kitabı.
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2019 145. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2019 22:44
Romanları artık mutlu yada mutsuz sonla bitenler olarak ayırmamaya karar verdim. Viktor hugo dan sonra bugünde Dostoyevski derin bi hüzünle yüreğimi sardı. Ah Nastenka daha adını ne senin ne de bizim bilmediğimiz bu adama sevecenlikle yaptığın ne kadar da ağır.. Yine bi romanın sonu ben yine mutsuzum..
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
8/10
·96 syf.··
2020 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2020 22:13
Çok akıcı ve okurken çok duygulanacağınız bir klasik. Kısacık olması da hemen okuyup bitirebileceğinizin göstergesi zaten. Kitabın sonunda gerçekten çok üzüldüm. İstediğim ya da tahmin ettiğim gibi bitmediği için biraz buruk hissettim açıkçası. Ters köşe yaptı kitabın sonu.Klasiklere önyargıyla bakıyorsanız, okuyamam diye düşünüyorsanız bu kitaba şans verebilirsiniz. Tavsiyemdir Beyaz Geceler Fyodor Dostoyevski
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
6/10
·96 syf.··
2025 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2025 00:00
Çok hoşuma giden ‘’Senin elin soğuk, benimki ateş gibi sıcak. Ne kadar körsün, Nastenka!” alıntısı kitabı okumamda en büyük etken oldu. Bu cümleye aldanarak tutkulu ve hüzünlü bir aşk hikâyesiyle karşılaşacağımı düşündüm. Fakat okuduğumda bulduğum tek şey hüzün oldu. Sanırım beklentilerimi fazla yüksek tutmuşum. Bu nedenle, beğenenlerin aksine çok beğendiğim ve beklentilerimi karşılayan bir eser olmadı. Kitabın ana karakteri olan hayalpereste gelecek olursam, kendimde ondan parçalar bulduğum için onun mutlu olmasını istedim. Ancak aynı cümle içinde bile defalarca adını sayıklayan bu adama karşın, onu sevmeye söz verdiği halde adını sormayı bile aklına getirmeyen Nastenka, ne kadar acımasızsın! Zaten yalnız olduğunu bildiği bir insana sırf sevdiği adam geri gelmiyor diye umut verip sonra onu tekrar yalnızlığa bırakması oldukça kırıcıydı. Kitabın sonlarına doğru fark ediyoruz ki o an, o köprüden mutluluğa ulaşmak için geçmiyordu; başkasının mutluluğuna basamak olmak için geçiyordu. Özellikle kitabın başlarında şikâyet ettiği temizlenmeyen örümcek ağlarının, Nastenka tarafından terk edildikten sonra son sayfalarda temizlenmiş olması beni çok üzdü. Çünkü artık çağıracak hiç kimsesi kalmamıştı. Nastenka’yı sevmesine rağmen, onu sevdiğine kavuşturmak için çok çabaladı. Aslında kaderinin en baştan belli olduğunu bize hissettiriyor. Adamın geri döneceği ve Nastenka’nın onu seçeceği baştan belli olsa da okurken insan yine de bir umut besliyor. Beyaz Geceler, hayallere kapılıp harcanan bir hayat, kalabalık bir dünyada yalnız kalmanın hikâyesi. Koca dünyaya binbir hayalini sığdırmış ama kendini sığdıramamış bir adam. Umarım şimdi mutlusundur.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2019 6. kitabı
Bugün sizlere yeşilçam filmlerini aratmayacan bir Dostoyevski öyküsüyle geldim. Kitaba adını veren Beyaz geceler ve kitaptaki yaşanan 4 günlük büyük aşkın bu beyaz gecelere denk gelmesinin bir sebebi elbette vardır dedim ve araştırdım. Beyaz geceler St.Petersburg'da mayısın son haftası başlayıp temmuzun 15'ine kadar devam eden havanın bir türlü karamamasına verilen isimdir. Aşkta bu geceler gibi değil midir gecelerimiz gündüzlerimize karışır, zamanın farkına varamayız. Artık güneş bizim üzerimizde batmaz her günümüz digerinden daha aydınlıktır. Daha önce hiç yaşamadığımız duygulara kapilmaz mıyız? Geceyle gündüz arasında muallakta kalan bu olay gibi bizde aklımızla kalbimiz arasında muallakta kalmaz mıyız? Kitabın kahramanı yalnız, hayallerinin gerçek olduğuna inanmış bir adam oyüzden ismi yok sadece hayalperest olarak biliyoruz. Hayalperest gece rıhtımda dolaşırken ağlayan bir genç kız dikkatini çeker onunla arkadaş olur. Bukadar yalnız ve hayalperest oluna tabi 4 güne hatta 4 beyaz geceye büyük bir aşk sığdırır. Yaşamı onu pek tatmin etmesede hayallerinde mutlu olan, hayallerinde yaşamayı seçen bu adam Nastenkayla tanışınca gerçek hayatta mutluluğu tadınca hayalleriyle avunmak bir işe yarar mıydı? Kahramanımız Nastenkaya, Nastenka ise onu bırakıp giden kiracılarına aşıktır. Bir süre sonra Nastenka gidenin geri dönmeyeceğini anlar ve oda bizim adamı sevmek istemiştir. Tam ikisi birbirini sevmeye başladı, mutlu bir son diyecekken yok herşey bambaşka bir hal aldı ve şaşkınlık içinde kendimi gülerken bulduğum bir sonla bitti. Dosteyeveski kahramanlarının hamurunu öyle güzel yoğuruyor ki Hayaleperestin yalnızlık içindeki iç dünyasının, diğer insanların yaşamlarına gıptayla bakarken kendi hayatının nekadar karamsarlık içinde olduğunun hemen farkına varıyoruz.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2020 00:25
SPOİLER İÇERİR !!! Kitap çok güzel. Dokuz vermenin sebebi Hayalperest' in hikâyesinin bazı yerlerini anlamamdan dolayı. Ama kitap o kadar güzel ki anlatamam. Ah, Nastenka. Nastenka... Aslında bilmiyorum belki de Nastenka haklıdır. Sonuçta 1 yıldır beklediği kişi geldi. Hiç bilmiyorum ben ne yapardım. Hayalperest'e çok üzüldüm, hikayenin sonunda onun üzüleceği aklıma gelmemişti. Ama Nastenka'ya da kızamıyorum. Çünkü o da haklı, Hayalperest de haklı, Nastenka'nın kiracı aşkı da haklı. Herkes haklı... 4 gecelik bir aşk ve bu dört gece iyi ki yaşanmış. Herkese tavsiye ederim, çocuk, genç, yaşlı hiç farketmez. Mükemmel bir kitap...
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
Dikkat spoiler içerebilir
8/10
·96 syf.·
2024 54. kitabı
Hüzünlü bir aşk hikayesi :( tesadüflere ihtiyacımız var ummadığımız anda gelen güzelliklere. En azından bu sıradan hayatımda farklı hissettim farklı yaşadım demeye. kitap sıradan bir hayatı olan yalnız bir adamın bir gece nestanka adında genç bir kızla tanışmasıyla hayatında bir an için değişiklik olmasını konu edinir. Toplam 4 gece buluşurlar birbirlerinin hikayelerini dinlerler. İkisinin de kendilerini anlatmaya ihtiyacı vardır birileri tarafından dinlenmek gibi. Adam hayalperest biridir. duygularını kontrol edemez ve kahramanımız kıza aşık olur kız onu sevip sevmediğine dair şüphededir. Sonunda biri üzükecekmidir midir? Bu aşk tek taraflı mıdır? Orasını söyleyemiyoru ama bu iki karakter de birbirlerinden bir şeyler öğreniyor. Hayatlarını bir an için renklerndiriyorlar...
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 39. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 23:17
Dostoyevski'den okuduğum 3.kitap oldu ve güzel bir öyküydü. Sonuna geldiğimde hayretle bıraktım elimden kitabı. Sanki o anları ben de yaşıyordum ve onun yerine ben depresyona girebilecek modda hissettim kendimi. Dostoyevski bu eserinde büyük bir yalnızlık içerisindeki baş karakteri derinlemesine anlatıyor ve diğer insanların yaşamlarına nasıl gıpta ile baktığını, içindeki karamsarlığı görüyoruz. Şans eseri hayatının en iyi günlerinden biri olarak nitelendiriyor Nastenka ile karşılaştığı ve tanıştığı günü. Sonrasında işler değişiyor zaten. Kitapta Nastenka ve baş karakterimiz arasında geçen 4 geceyi okuyoruz. Ama nasıl bir 4 gece. Yine bizleri şaşırtmıyor yazarımız ve kendine hayran bırakıyor. Bize de güzel bir klasik okumuş olmanın verdiği zevki tattırıyor. Dostoyevski'ye başlangıç aşamalarında okunabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. Sıradaki Dostoyevski okumam için de oldukça heyecanlıyım. Tavsiye eder ve herkese iyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.