Beyaz Geceler

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·120 syf.·
2021 19. kitabı
Spoiler içerir!!! Ah Nastenka ... Yalnızlıktan delirmek üzere olan birinin aşkını tamamlamayarak ona söz verip kalbine söz geçiremeyerek tamamen delirttin.Yine de kızamıyorum sana .Böyle olmasını istemezdin herhalde değil mi Nastenka?İster miydin yoksa? Dostoyevski'nin kaleminden birkac kere okuduğum bir eser.Keyifli okumalar dilerim.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 61. kitabı
Öykünün Hayalperest anlatıcısı, Petersburg'un beyaz gecelerinde sokaklarda dolaşırken, Nastenka adında bir genç kızla tanışır. Nastenka da Hayalperest kadar yalnızdır. İkinci buluşmalarında aralarında bir dostluk doğar; Nastenka, Hayalperestimize, kendi yaşam öyküsünü anlatır: Âşık olduğu bir genç adam bir yıl sonra ona geri döneceğini söyleyerek Moskova'ya gitmiş, ama aradan bir yıl geçmesine karşın tek bir mektup bile yazmamıştır. Bu arada, Hayalperestimiz de Nastenka'ya vurulduğunu fark eder, ama duygularını gizler. Yalnızca 19. yüzyıl Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının en büyük yazarlarından Dostoyevski'nin 27 yaşında yazdığı Beyaz Geceler, sevecen, okuru sarıp sarmalayan, ama hüzünlü bir uzun öyküdür. Bir yanıyla romantik bir aşk üçgeninin, bir yanıyla da bir kişilik parçalanmasının öyküsüdür.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma
8/10
·120 syf.··
2019 2. kitabı
Yoksa o bir nebze olsun senin kalbine yakın olabilmek için mi yaratıldı? İlk sayfasından büyülendiğim ve 1 saatte hışımla bitirdiğim kitaptı. Kendi özünüze dahil edebileceğiniz yazılar var
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2018 160. kitabı
İçine kapanık, kendi halinde, bayanlarla iletişimi iyi olmayan bir erkeğin, beklemediği bir anda aşık oluşunu anlatan bir eser. İnsan ilişkilerini ve psikolojisini iyi bir dille anlatan güzel bir yapıt. Okuduğunuzda bazen düşündürücü bazen duygusal bazen de insanın içine mutluluk işliyor. Duygusallığın ön planda olduğu, kısa bir o kadar da içe işleyen bir kitap. Son derce sade ve anlaşılır, çok fazla detaylara girilmeden yazılmış. çok etkiyici bir hikaye. Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2019 1. kitabı
Konusu : Kitapta yalnız bir adamın iç dünyası anlatılmakta. Hikayede bu yalnız adamın genç bir kızla tanışarak onunla arkadaş olması sonra da bu kıza aşık olması ve bu kızın yazarın hayatında meydana getirdiği değişiklikler kitabın ana konusudur. ... Yorum : Dostoyevski bu kısacık öykü içerisinde birçok konuya değinmiş, birçok toplumsal mesaj vermiş anlayana. Ancak bir konu özellikle ilgimi çekti Alıntı : Sevmek, güzel birine aşık olmak değil, o kişide bilmediğin bir zamanın, beklenmedik bir anında kendini bulmaktır.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma
Beyazgeceler
Puan vermedi·200 syf.·
2019 40. kitabı
Hasan Ali Yücel serisinden okudum, oykulerin bir araya getirilmesi ile olursuturmus guzel bir eserdi.Kitaptaki her bir cumlede yazar ustaligini belli ediyordu, okudukca daha hizli akan guzel bir oyku toplulugydu.Kitaba adini veren hikaye ise favorim
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma
8/10
Dostoyevski başarılı bir yazar olmaktan daha çok derin düşünen bir kişiliğe sahip. Bu eserinde beni etkileyen iki farklı karakter,iki farklı hayal gücü olabilir.Eşit kollu bir terazi var ve dengeyi sağlayan kişi aynı zamanda bu dengeyi alt üstte edebiliyor. Burdan sonrası spoiler içerir Dikkat! Bir adam var , bir de kadın. Adam kadına koşulsuz içtenlikle bağlı Kadın ise kararsızlık içinde ve olayları nötr gören biri.Bir tarafta bir sene beklediği o umut beslediği sevdiği,diğer tarafta ona ondan çok değer veren adam.Eserin sonuna ramak kala olay (Al Yazmalım )filmi gibi oluyor.Kadın sevdiği insana değilde ona değer veren adama gidiyor.Sonra bir karşılaşma söz konusu.Adam yıkılıyor,kadın yeniden doğuyor.Kadın gidiyor ve ardından hala arkadaş kalabilceklerini söylüyor. Kadının karakteri şaşırttı beni, sevildiğini bildiğin halde umut verip gitmen ve dönüpte daha çok kırman.Hayret edici bir şekilde ise adamın her defasına bunu yadırgamaması.Dostoyevski olunca şaşırdığıma şaşırıyorum doğrusu :)
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma
9/10
·120 syf.··
2021 13. kitabı
Beyazı da aynıydı siyahı da... Hep ya iyi ya da hep kötü... Onlar sizleri ya diriltecek ya da öldürecekti, siz ise ölmeyi zevkli buldunuz... Zaten ölüm onların kanında akıyor, Onlar, ruhları öldürmek için doğmuşlar...
Kadın
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma
Beyaz Geceler
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2019 16:59
Hikäyeye başlamadan önce bilgi verilmesi dikkat çekiciydi Bir an Nateska' nın kurgusu sandımsa da kitabın kahramanı için üzüldüm. Gerçekçi ve sürükleyiciydi Aslında dört kadının isimleri, kişilikleri ve tercihleri üzerine kurulmuş Kısa olmasına karşın verimi yüksekti. Betimlemeleri kısıtlı buldum Çeviri, hikayeyi mekänikleştirmiş gibi hissettim
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma
Gece karanlık olmak zorundamıdır?
8/10
·120 syf.··
2020 6. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2020 20:09
Alışılmış Dostoyevski romanlarının dışında olan bir eser olduğu çok açık. Kitapta bulunan iki ana karakterde yalnızlığı dibine kadar yaşan, kendilerini toplumdan soyutlamış/soyutlanmış, ilişki kurmaya korkuyormuş gibi hali olan, temaslardan çekinen kişiler. Kendisini Hayalperest olarak tanıtan erkek karakterin adını öğrenemiyoruz, kadın karakter ise Nastenka. Nastenka çelişki içerisinde olan, duygusal, yardıma ihtiyacı olan ve korunup kollanması gereken (bildiğimiz toplumsal cinsiyetçi kadın modeli) bir karakter. Herkesin zor zamanları olmuştur. Kendimize yardım edecek kişiler, derdimizi paylaşacak insanlara ihtiyaç duyduğumuz zamanlar.. Fırtınalı sulardaki bir gemi gibi sığınacak liman ararız kendimize. Nastenka da zor zamanlarında ona iyi davranan insanları hayatına alıyor, hemen güveniyor ve bağlanıyor. Bir süre yalnız kaldığı için ve yaşadığı güvensizlikten dolayı başka bir kişiye açılıyor, hayatına alıyor. Bir şekilde daha önce hayatına temas eden ve ondan ayrı kalan kişi uzun bir aradan sonra tekrar dahil oluyor. Onun yokluğunda kendisini teselli eden ve belkide daha kötü durumları atlatmasını sağlayan kişi arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Kısa olmasına ve daha sade bir anlatım yapmasına rağmen kitap okurken düşündürüyor ve zihninizde var olan iyi olgusunu romandaki ile kıyaslıyorsunuz. Kendinizi onların yerine koyuyorsunuz. Güven ve güvensizlik, yapılan tercihler ve değişen hayatlar..
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 2017102bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.