Gönderi

10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2021 16:14
“Bir mektup falan yazsam sana… Kalbine bir mektup yazamıyor insan.” Hiç kalbine mektup yazanınız oldu mu..? İnsan kalbine cümleyi bile kuramazken şimdi hiç hissedilmeyecek cümleleri kendine nasıl anlatırdı ki ? Sevgili Madak... Hayat yörüngem , yaralarımı apaçık eden ve saran kadın.. Annesiz kalmaktan mıdır ki böyle şiirin içine düşen hasretler taşıman. Şair önce sevgiyi annesinden alır diye düşünürdüm hep. İnsan hasreti en yakınınından çekermiş.. Bir anne hasretinden şair olmanla geldi tüm hasretler.. Sahibi olmayan tüm sesler şimdi şiir mi dersin Madak.. . Bu satırları sanki sen okur gibi yazmak istiyorum.. Ağlayarak bitirdiğim son kitabın. Bu bir veda değil elbette.. Her sonun bir başlangıcı vardır. En baştan yeniden , yeniden deneyerek okuyarak devam edeceğim biliyorum. Bu sözleri sana saçma bir kadın olarak yazıyorum.. Anlaşılmaz.. ama hep saf olan o kadın.. Hani bir dizesinde şöyle diyordun ya -' Binlerce kez açıldım, binlerce kez kapandım yokluğunda Kocaman bir dağ lalesi gibi Ve kapkara göbeğini dünyaya fırlatacakmış gibi duran...' Hayata olan kırgınlıkların böyle başlıyor.. Annene olan hasretin , kız kardeşine olan sevgin.. Yalnız kalmaktan korkmayıp hep ardı koca bir yalnızlıktan ibaret olsun ister gibiydin.. Üç kitabı da okuyup öyle yazmak istedim. Seni okurken yine seni bulmak istedim. Annesi ile başlayıp , 128 dikişli şiir ile son buluyor tüm şiirleri. Ne acı senden bir şiir daha okuyamamak... 128 dikişli şiir'de içime dokunan çok satırlar vardı.. Ancak bir şey farkettim.. “Bir mutfak cadısıyım bu sıralar Çeşitli şeyleri çeşitli şeylere karıştırmak Ve seni düşünmek, mırıldanmak Bazı büyülü yemekler yapmak Bazı şifalı yemekler yapmak Ve kalmak istemek ahbap...” 'Ve kalmak istemek ahbap..' yine de kalmak. Tüm acılara kırgınlığa rağmen hayatta kalmak..Ne çok ağlatıyorsun öyle.. Kızına bıraktığı mektupta; "Canım kızım, cehaletimden şair oldum. Annesizlikten. Sen sakın şair olma!" yazmış.. İçimi ne kadar burkan bir cümle oldu anlatamam.. Hicran ile başlayan bir şair.. Ne tür bir cehalet seni böyle harikulâde kıldı Sevgili Didem Madak.. Sen hangi şiirin dirilten ruhuydun.. Sen bir şairden daha çok çocuk , anne mükemmel bir ablaydın.. Hisli şiirlerin önce ağır bir acı ile başladı yeri geldi yüzümde koca bir gülümseme nedeni oluşturdu.. “Siz Aşktan N’anlarsınız Bayım?” şiirinde şöyle diyordu ; ... “Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım. Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım. Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca, acının ortasında acısız olmayı, kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.” Annesine hisli sözlerini hep böyle büyük bir hicran ile anlattığını gördüm.. Ve seninle birleşen koca bir bağımız varmış... Kaçışlarımız , çoğunlukla yakınımızda duran insanlardan kaçışlarımız. Babamıza hep kırgın olmamız.. Ve yine şu cümle ile kırgınlığımı tanımlamıştın.. “Evden kaçabilirsin çocuk, ama kaderden asla! Babam çıkarılmış bir adam bütün fotoğraflardan, kader neydi sanki o zaman, masada açık unutulmuş turuncu kulaklı bir makastan başka.” Babam.. Bütün fotoğraflarda ucu görünmeyen bir boşluk.. Hayatta hep tüm iken yarım kalmayı ya da yarım iken daha da küçük ama sancısı büyük acılar yaşamış olmamız ve yaşama tutunmak ne kadar zor bir şey olduğunu bir de seninle tattım Sevgili Madak.. Bu hisli yazılarımı ağlayarak yazmak istemezdim... Bazı yaralar gerçekten de yaralıymış.. Hani diyorsun ya ; “Bazı yaralar yararlıdır buna inan, bazı yaraların ortasından küçücük bir el sanki geçmişine çiçek uzatır, bazı yaralardan sızan kanla tüm geleceğin yıkanır.” Bazı yaraları kanımızla yıkarız. Ben hayatımı gözyaşı ve kan ile yıkadım Madak.. . Didem Madak anne kokan şiirlerin çiçekli kadını. Her dizesi içten her dizesi anlam, anı yüklü. Didem Madak’ı tanımak bir kere de olsa şiirlerini okumak dünyaya farklı baktırır.. Hayatınıza bir de Sevgili Didem Madak ile bakın derim.. . Âh bir de çiçekli şiirlerin... Ve yine şöyle dedin ; Darmadağın gövdemi, çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum... Gövdemiz hüzünler içinde bir çiçek bahçesi artık.. Ve son olarak yeniden şuna değinmek istiyorum.. Bir annenin kızına olan vedası.. Bir mektubunda şöyle yazmıştı... “Canım Kızım Sana mektup yazacağım. Çünkü artık başka bir şey yazamıyorum. Bu konuda pek de dertli değilim doğrusunu istersen. Sen bana belki bugüne kadar yazdığımdan başka türlü bir yazı yazmayı öğretirsin. Kendimi bir sonbahar ağacı gibi hissediyorum. Mutlu bir sonbahar ağacıyım ben. Yere düşen yapraklarımı eğilip topluyorum. Saçıma tutuyorum. Bakın yakışmış mı diye soruyorum. Sonra yaprakları havaya savuruyorum. Ben iki kişilik bir kabilenin me isimli kölesiyim. Çünkü sen acıktığında me diye ağlıyorsun ve bu ismimi seviyorum reis! ... Sana şimdilik veda ediyorum Sevgili Madak... Ve ben de çiçekli şiirler yazmayı ruhum açısından faydalı buluyorum.. Çiçekli şiirler yazacağım. En çok sana hasret kalan şiirler... Kalbime yazamadığım mektuplar sözlerim ile sana ulaşır umarım... Bir yerlerde yine en güzel sen duracaksın. Hayat yörüngem.. Gün ışığım Sevgili Madak sen bir şiirin son gibi görünen aslında devamı olan bir şiirsin.. .. Nur içinde çiçek ruhun ile yat şiirim.. Sevgi ve saygılarımla...
Edebiyat
Pulbiber MahallesiDidem Madak · Metis Yayıncılık · 200711,5bin okunma
·
387 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.