Puan vermedi·262 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Mayıs 2021 10:20 Yazar peygamberimizden sonra çok ayrıntıya girmeden, akıcı, anlaşılır bir dille halifelerin dönemlerine ışık tutmuş.
Okurken; peygamberimizi görseler, bizzat ondan ilk ağızdan İslamı öğrenseler, inansalar da onların da insan olmanın doğası gereği hatalar yapabildiğini gördüm.
Hz Ebubekir ile Hz Ömer'in halifelik dönemlerinde yaşanan olaylarda genel olarak dini yaşayışta pek problem olmamış. Zaten bu halifeler de kendi çıkarlarını gözetecek, dine zarar verecek hiçbir davranışta bulunmamaya gayret etmişler.
Hz Osman ise döneminde devlet görevlerini akrabalarına vermiş ve liyakatla iş yapmamış. Bu durumun sıkıntılarını farketse de değiştirmemiş veya değiştirememiş. Ama bu "büyük fitne" denilen durumun yaşanmasına ve kendisinin de ölümüne sebep olmuş. Peygamberimizin 'işi ehline verin' cümlesinden uzaklaşmak o zaman da şimdi de sonuçları ağır olan durumlara sebep oluyor.
H Osman döneminde çıkan problem Hz Ali'nin halifelik döneminde devam etmiş. Çünkü Muaviye de kendini halife ilan etmiş ve bu döneme 'iki halifeli dönem' denmiş. Gerçi Muaviye'nin halifeliği sadece Şam bölgesinde tanınıyor geri kalan tüm bölgelerde Hz Ali'nin halifeliği kabul ediliyormuş. Ama yine de kitabı okurken peygamberimizin "ilmin kapısı" dediği ve bilgide ve yaşayışta gerçekten çok takdir ettiğim Hz Ali'nin kırgın olduğunu ama daha fazla Müslüman kanı dökülmesin diye kendini geri çektiğini gördüm.
Hz Ali'nin ölümünden sonra oğlu Hz Hasan'ı halife kabul etmişler. O da Muaviye'ye savaş ilan edip üzerine yürümüş ama babasıyla aynı sebepten yani daha fazla Müslüman kanı akmasın diye ordusunu geri çekip bazı şartlarla halifeliği Muaviye'ye bırakmış ama bu şartlar kabul edilecek dense de uygulamamış.
Benim gibi dini bilgisi az olan ama olayları genel hatlarıyla öğrenmek isteyenlerin faydalanacağı bir kitap.
Kemal Tahir'in "devirler birbirine benziyorsa suç kimin?" cümlesini insanoğlunun olduğu her dönemde yinelemek mümkün. O zaman tekrar soralım suç kimde?