·184 syf.····Okunma: 30 Mayıs 2021 22:17 Her yanımız adı kişisel gelişim olan, kendini bulmak isteyen insanlara okutulan fakat kendisine iyi bakmasını öğütlemekten başka hiçbir şey yapmayan, kuru tesellilerle kitabın son sayfasına kadar okuyucuyu teselli edip sonra onu bir kenara atan kitaplarla dolu. Benim bunlara verdiğim isim teselli kutuları. Gerçeklerden kaçmayı seven, onlarla yüzleşmekten ölümden kaçarcasına kaçan bir toplum elbette bu teselli kutularına oldukça rağbet ediyor. Çünkü onlar hep haklı, hep mağdur, hep anlaşılmayan taraf. Herkes haklı olduğunu söyleyen bir ses duymak istiyor. Bu sesi çevresindeki kimseden alamayınca da raflarda onu bekleyen teselli kutularından duyuyor. Farkında bile olmuyor ama sömürülüyor. Elbette gönüllülük esas. Bize düşen yanlışı görüp doğruya sıkı sıkı sarılmak.
İnsanları anlamak istedim, en azından çabalamak istedim ve bu çabanın başlangıcının kendini anlamaktan geçtiğini bildiğim için okudum bu kitabı. Teselli dinlemek için değil, gerçekleri birinden duymak istediğim için çevirdim sayfaları. İnanın bana aradığımı fazlasıyla buldum. Altı çizili cümlelerin her biri için sayfalarca yazabilirim. Çünkü öyle bir derinliği var ki psikolojinin tam bir düğümü çözdüğünü zannediyor insan sonra diğerine geçiyor. Bazen ardı ardına çözülüyor tüm düğümler. Rahatlıyor ve omuzlarındaki yükü atıyor insan. Ne çok yükümüz var! Kendi kendimize yük ettiğimiz ne kadar çok “hiç” var. Çocukluğumuzdan, anne babamızla olan ilişkimizden başlayıp şimdiye, bu yaşımızdaki çevremize kadar kurduğumuz her iletişim bizi etkiliyor, bizi biz yapıyor. Kimi sonlanıyor, kimi devam ediyor, kiminde hatalar yapıyor kendimiz bitiriyoruz ilişkilerimiz. Meselenin hata yapmakta değil yaptığımız hatayla yüzleşebilmekte olduğunu öğrenmemiz gerekiyor. Bu kitap benim için bir yüzleşmenin başlangıcı oldu. İnsan kendine ne kadar objektif yaklaşabilirse öyle yaklaşmaya çalıştım. Beni anlattığını düşündüğüm satırları tuttum, bırakmadım. Uzun bir süre de bırakmaya niyetim yok. Uzun uzun düşünmeye niyetim var. Böyle bir farkındalık oluşturmak, kendinizi, ailenizi, çevrenizi, toplumunuzu yeniden ve doğru tanımak istiyorsanız Engin Geçtan bu konuda ne demiş bir bakmanızı, size en anlaşılır dille gerçekleri söyleyen birini okumanızı tavsiye ederim.
Benim için büyük bir yüzleşmenin başlangıcıydı. Her hata yeni bir fırsat gibi. Onunla yüzleşmek, telafi etmek ve deneyimlere yenisini eklemek için bir fırsat. Yazarın da dediği gibi “Güçlülük, yürekli olmayı gerektirir.” Hatalarımızla, eksikliklerimizle, kusurlarımızla yüzleşecek yürekliliğe sahibiz. Daha fazla kaçmayalım!