·624 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Mayıs 2021 14:19 Okurken bu kadar hırslanacağımı ya da bu kadar düşüneceğimi tahmin etmemiştim. Oblomov. Oblomovluk. Sahi nedir bu oblomovluk ? Hepimizin ruhunda, etrafında birer Oblomov olmadığını veyahut hayatımızdan hiç böyle bir insanın geçmediğini iddia edebilir miyiz ? Tembellik, düşünmek, ertelemek ve hep yarın diyerek yaşamı kaçırmak gerçekten güzel anlatılmıştı. Birbirine zıt yetiştirilen ve zıt karakterli iki insanın dostluğu da vurgulu. Zengin ve elit bir ailenin içinde son derece steril büyütülen Oblomov'un içinde hep bir proleterle büyümesi gerçeği. "Yiyorum, içiyorum, uyuyorum, gezmeye çıkıyorum. Ama birden keyfim kaçıyor.Bir boşluk duyuyorum." cümleleri geçiyor kitapta. 19. yy.'da yazılarak 21. yy. insanını en iyi anlatan cümlelerdendi bence. Oblomov'un geç kalınmış hayatı benim için de geç kalınmış bir kitaptı. Insanın öz eleştiri yapmasını sağlarken hiddetlensek de gülsek de hadi artık bir şeyler değişsin diyerek kendimizi yesek de içimizdeki oblomovu da büsbütün yok edemeyerek kapatıyoruz son sayfayı. Şimdi yapmamız gerekenleri yarına ertelemememiz gerektiğini de her sayfasında hatırlatıyor. Hepimiz birer Oblomov'uz ama hayatı kaçırmamak için bir fırsatımız henüz var.