Gogol'un meşhur eseridir. Hatta Dostoyevski rus edebiyatında Palto'nun değerini anlatmak için "hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık" demiş.
Kitap sessiz bir adamın, soğuk bir ülkenin, soğuk insanlarının arasındaki tek sıcakkanlı olan bir memurun hüzünlü hayat hikâyesini anlatıyor. Hayat hikayesi diyorum fakat çocukluk dönemi pek anlatılmıyor daha cok devlet memuru olduğu dönemler anlatılıyor. Kahramanımız Akaki Akakiyeviç. Hayattaki tek mutluluğu yeni bir palto olabilecek kadar sempatik bir adam ve gece gece ağlatacak kadar hüzünlü bir yaşamın baş kahramanı.
Yoksul, dalga geçilen, hor görülen Akaki Akakiyeviç'in hayatı boyunca dişinden tırnağından arttırarak aldığı paltoyu çalanlara, susanlara, önemsemeyenlere, küçük görenlere öldükten sonra musallat olup onların paltosunu çaldığı trajikomik hikayedir.
Olay ilerledikçe Akaki'nin tek özleminin palto olmadığını anlıyoruz. Aslında bugüne kadar elde edemedikleri o paltoda gizli. Tıpkı günümüz gibi. Elde etmek istediklerimiz için deli gibi harcadığımız paralar ve giden zaman…
En kötüsü ise tıpkı Akaki’nin onca çabasının sonunda o çok istediği paltoya ulaşması daha sonra o paltonun keyfini bile çıkaramadan yitip giden hayatı gibi...
Nice Akaki Akakiyeviçler her gün yanımızdan geçiyorlar onları görmek için Gogol mu olmak lazım? Keşke…
Kahramanın palto diktirebilmek uğruna dişinden tırnağından arttırarak para biriktirmesi ayrı, paltosunu yitirince üzüntüsünden ölmesi ayrı acıdır.
Günümüzün her anlamda doymak bilmeyen, hevesleri çoğaldıkça kıymetbilirliği azalan insanlarıyla kıyaslanınca kıymeti daha iyi anlaşılıyor.
Gogol'un yaşamının ve özellikle hayatının sonunda da Akakiyeviçe olan benzerliği de dikkat çekicidir, aslında herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir karakter. Her ne kadar kimsenin fark etmediği veya umursamadığı bir adam olarak gözükse de bence dünya hâlâ Akakiyeviç gibi adamların var olması sayesinde dönüyor. Rusların edebiyat dünyasına girmek isteyenler için güzel bir başlangıç kitabı.
"götürüp gömdüler akaki akakiyeviç'i ve petersburg, kendinde böyle biri hiç yaşamamışçasına onsuz kaldı."