KADINLARDAN NEFRET EDEN ERKEKLER!
7/10
·646 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2021 13:10
Öncelikle şunu söylemekte fayda var : Kitabın namı kendisinden önce geliyor. Ne içeriği , ne konusu, ne de yazarı ; kitabın namının ulaştığı üne ulaşamadı diye düşünüyorum. Tabi bu sadece bir düşünce, katılmayan olacaktır muhakkak. Kitap cidden ürkütecek derecede kalın ama okumaya başladıktan sonra cidden size az geliyor tüm o kelimeler , sayfalar. Yani kısacası kitap kendini okutuyor ve şöyle sıkılıpta nasılsa bir süre sonra okurum demenize de izin vermiyor . İlla öykünün sonuna kadar gelip merak duygunuzu tatmin etmenize yardım ediyor. Namına yakışır güzellikte miydi , diye sorarsanız bence kesinlikle HAYIR. Ortalama bir kitaptı , böyle aman aman bir övgüye de çokta gerek yokmuş cidden. Ben adını çok duydum, bayağı da karşıma çıkıyordu kötü bir eleştiride karşıma çıkmayınca alıp okudum. Pişman mıyım hayır, kitap güzeldi ama sadece güzeldi . Güzel kelimesinin ne bir tık aşağısı ne de bir tık fazlasını hak ediyor kitap. Değişik bir şekilde kitabı elinize aldınız mı kitabın o kendine has oluşturduğu gizem ve esrarı anlamak ve sonuca ulaşmak istiyorsunuz. İşlediği konu çok mu ilginçti, derseniz onada HAYIR. Ve galiba konusu bana namına yakışır bir farklılık , özgünlük, orjinallik katmadığı için kitap beni pek tatmin etmedi. İşlediği konunun bir benzerini Tess Gerritsen "Sessiz Kız" adlı kitabında işlemişti o yüzden kitabın esrarının çözümü beni pek şaşırtmadı doğrusu. Dediğim gibi bu kitaptan daha orjinal bir konu beklerdim. Ve şunuda göz ardı edemeyeceğim kitap ismiyle sadece 300 küsür bir sayfada özdeşiyor onun dışında ne ana karakter ne de konu "Ejderha Dövmeli Kız'ı" yansıtmıyor. O yüzden keşke çeviri yapılırken başlığa sadık kalsalarmış çünkü yazarın bu kitaba koyduğu asıl başlık "KADINLARDAN NEFRET EDEN ERKEKLER" 'miş. Eğer öyle yapsalardı bu başlık kitaba tamamen cuk otururdu. Bence kitap 450. sayfada son bulabilirmiş çünkü asıl esrarın çözüldüğü, katilin yakalandığı bölüm orasıydı. Geriye kalan 200 sayfa tamamen MİLLENİUM şirketi ve çevresini anlatan sıkıcı bir kurtuluş öyküsüydü. Yani biraz zorlama mı olmuş sanki¿¿¿ Gelelim karakterlere , hemen hemen hepsi kendi çaplarında zeki karakterler. Kuşkucu , meraklı birazda ürkütücü. Yani belli başlı 5 ana karakter öyleydi en azından. Açık söylemek gerekirse ben kitaptaki hiçbir karaktere ne ısındım ne de sevdim, hiçbiri bana hitap etmeyen ipsiz sapsız sosyopatın birileriydi. Lispet ; çok asosyal , kibirli, birazcık üstünlük taslayan, kavgacı , kendini toplumdan dışlayan bir tipti. Mikail ise çok çapkın. Ama haklarını yememek gerek ikiside çok zeki, kuşkucu , çalışkan , araştırmacı kişiliklerdi. Acaba çok mu olumsuz ifade kullandım? Ama yalan yok kitabın bana yansıttıkları duygu ve düşünceler tamamen bunlardı. Seriye devam eder miyim bilmiyorum ama yine güzel kitaptı. Pozitif olmayan , temellerini vahşi, ahlaksız , iğrenç bir gizem üzerine inşa eden bir kitaptı. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar dilerim...
İnsan ve Toplum
Ejderha Dövmeli KızStieg Larsson · Pegasus Yayınları · 202612,3bin okunma
·
246 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.