* Latin Amerika ve Brezilya edebiyatının önemli isimlerinden Lispector ve uzun zamandır beklettiğim, okunmayı bekleyen kitaplar arasında olan kitapta düşünsel, imgesel yoğunluğu nedeniyle bir yandan zorlarken, diğer yandan doyurucu tadıyla kendine çeken ve çekim alanı oluşturan bir tat bırakmaktadır.
** Her ülkede sınıfsal farklılıklar, zengin ve fakir ayrımı, cinsiyet eşitsizlikleri herkesin malumu olan bir durum. Özellikle neo liberal politikaların yaygınlaşması, kapitalizmin alanını ve mevzi aldığı cepheleri genişleterek bu ayrımı ve fakiri daha da fakirleştiren sömürü düzenini epeyce artırmıştır.
*** Brezilya'da favela, Fransa'da getto, Türkiye'de bir benzerini sanayileşme ve köyden kente göç sonrası, sonucu olarak gördüğümüz gecekondu mahalleleri tipik sosyal eşitsizlikler olarak karşımıza çıkar.
**** Bu kadar girişe ve açıklama yapma sebebi Brezilya'daki yoksulluğu anlamak, kitabın arka planını, bu eşitsiz ve düzensiz yaşam biçimini görmektir. Kitaba gelecek olursak Brezilya'nın yoksul ve favelalalarında yaşayan genç kız Macabea yeni bir yaşam ve zenginlik, umutla Rio'ya göç eder. İçindeki saflık ve güzellikle yola koyulur. Ama hayat temiz ve saf değil aksine bütün kötülükleri içinde barındıran bir yerdir.
***** Daktilocu kız Macabea'nın hüzünlü ve yoğun hikayesine konuk olduğumuz kitapta Kafkaesk yakıştırmasını sonuna kadar hakeden yazar bu yoğun ve doyurucu üslubu ile bizi unutulmaz bir diyara sürüklüyor. Orhan Veli'nin bir şiirinde dediği gibi "ölünce kirlerimizden temizlenir, ölünce biz de iyi adam oluruz;
şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
hepsini unuturuz." bir Mercedes'in altında ezilmiş Macabea araba markasının yıldızı ile ana temayla işlenmiştir.
****** Sıradışı yanıyla, Kafkaesk anlatımıyla, yoğun ve çok katmanlı yapısıyla okunmayı oldukça hakeden bir kitap. Yazarla tanışma kitabım oldu ama ilk olarak kalmayacak...