·222 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Haziran 2021 16:51 HANAN BEY
“İnsanlar uzaklara giderken yanlarında götüremediği sevdiklerini yüreğinde taşırmış.”
Topal Selim, Ökkeş, Abdülkadir, İbrahim amca, Hanan bey, Hamo ve diğer karakterler ile geçmişte yaşanmış hayatları okurken hep birlikte yaşadık. Eserde çok fazla karakter vardı, ancak hikâye içinde başka hikâyeler olduğu için mecburen o kadar karakter yazılmak zorunda. Maşallah İbrahim amcanın da hikâyeleri ne çoktu, anlata anlata bitiremedi ve ben de Ökkeş gibi keyifle dinledim her birini. Her biri birbirinden güzel ibretlik hikâyelerdi. Hele ki s.73 teki Konyalının yaşadığı olay sonrası başına gelen ve ‘aklım aktı’ sözü ile birlikte diğer dediklerine bir kahkaha patlattım. Ne kadar saf ve temiz insanlarımız.
Hanan beyin oğlu Ali’nin hikâyesine ben de üzüldüm. Hiçbir ana baba evladı ile sınanmasın. Yalnız bu hikâyede sadece erkek çocuğuna değer verilmesi, kız çocuklarının değeri olmaması beni üzdü. Oranın kültürü o yönde olabilir, ailenin neslinin ilerlemesi için önem verilebilir ancak kız çocukları da unutulmamalı derim. Ali’den sonra doğan kız çocukları hiç anılmamış bile, konağın tek neşesi erkek çocuğu olmuş. Bu konuda ben oradakileri yadırgadım açıkçası…
Hanan bey, Selim, Ökkeş, Hamo ve diğerlerinin, çocuk, genç, yaşlı demeden vatanını korumak için canını ortaya koyarak mücadelesini, tarih kokan sayfaları merak duyarak okudum. Fransız işgalini anlatan hikâyede Türk halkımızın yaşanmış bir kahramanlık destanını yazarımız çok güzel ifade ederek anlatmış biz okurlara. Okuma sürecinde kendinizi sürekli onların yanlarında gibi hissediyorsunuz. Korda pişirilen kahveleri bile birlikte yudumladım sanki. Yazarımız bir kez daha konuşturmuş kalemini. Yazarımızı tebrik ediyor ve eline, yüreğine sağlık diyorum.
#yılmazali #hananbey #okudumbitti #yorum