Gönderi

Puan vermedi·176 syf.··
2021 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2021 20:16
İhsan Süreyya Sırma yazdığı kitaplar içinde en çok Nehirlerin Dili isimli olanı sevdiğini söyler. Kitabın içeriği ile de alakalıdır ama bence daha çok kitabın ismine vurgu yapıyor Sırma. Nehrin konuştuğu dil hem örtülü hem örtücüdür. Nil, Tuna, Fırat... nice acıların üzerini örtmüştür...bazen kan, bazen mürekkep olup akmıştır. Acıların üzerini örterken aynı zamanda anlatmıştır da. Asıl acı olan, acıyı anlatırken onu örtmektir. Bu yüzden nehir acıyı örterken örtülü konuşmayı edep bilmiştir. Akan bir nehrin bir bıçak gibi her şeyi ikiye bölebileceğini hatırlayın. Geçmiş ile geleceği mesela! Dünya ile ahireti, ruh ile bedeni, şehir ile bâdiyeyi...ve hatta kişi ile kalbi arasından koca bir nehir akabileceğini hatırlayın. Nurullah Genç'in şu dizeleri çok manidar gelmiştir bana hep: Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayalî Hazîndir ki, dertleri aşmaya umman düştü Hayalî, kırık bir kayık ile geçmek zorunda olduğumuz nehirleri hatırlayın. Sidarta'nın yaşamı hep bir nehir üzerinde geçiyor aslında. Kıyılarında dolanıp durduğu bir nehir. Nehrin iki kıyısında, birbirine zıt iki hayat süren Sidarta, aradığı hayatı nehirde ve bu nehir üzerindeki bir kayıkta buluyor sonunda. Nehrin dilini öğrenip ondan öğreniyor aradığı şeyi. "Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmasını beceremez, dışardan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep..." Sidarta en iyi yaptığı işleri şu şekilde listeliyor: "Oruç tutmak, beklemek ve düşünmek"... Bir nehri anımsatmıyor mu? Her üçü de iki farklı şey arasında cereyan ediyor tıpkı bir nehir gibi. Nehir iki kıyı arasında varlıl orucu tutuyor sonunu bekliyor ve derin derin düşünüyor.... Sanırım önemli olan içimizde akan nehirdeki kayık ve kayıkçı...bize nehrin dilini ve sırrını öğretecek bir bilge kişiyi arıyoruz...
SidartaHermann Hesse · Afa Yayınları · 199347bin okunma
··
587 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.