Puan vermedi·303 syf.····Okunma: 11 Mart 2021 01:52 Merhabalar, biz İTÜ Kitap Kulübü olarak her ay belirlediğimiz kitaplar hakkında moderatörlerimizin hazırladığı sorular üzerinden tartışmalarımızı sürdürüyoruz. Selin Karagülle ve Abdül Kadir Karabuğa'nın hazırladığı sorular üzerinden Veba Kitabı tartışma sorularımız aşağıda. Yorumlarda cevaplarınızı bekliyoruz.
1- Yazar bir salgın hastalık dönemini çok iyi betimlemiş, aslında bu içinde bulunduğumuz dönemde bu kitabı okumak biraz manidar denebilir. Peki sizin kitabı okurken altını çizdiğiniz, bu kısmıyla tam bizim Covid-19 ile benzer dediğiniz noktalar neler?
2- Kitabın karakterlerini ele aldığımız zaman hepsinin başına gelen aynı olmasına rağmen Veba'yı kafalarında farklı yorumladılar (örneğin Tarrou ve Rieux'un tam bir görev bilinciyle yaklaşması, olayların aldığı halden hoşnutsuzluk bile duymayan Cottard, Veba kapmayı biraz olsun umursamayıp tek hedefi sınırı geçmek ve sevgilisine ulaşmak olan Rambert). Peki sizin içinde bulunduğumuz salgın hastalık döneminde kitapta kendinize yakın hissettiğiniz bir karakter oldu mu?
3- Simgesel içerikler taşıyan Veba kitabında sizin fark ettikleriniz neler?
4- Sayfa 87'de geçen "çalışan bir adam, yoksulluk, ağır ağır tıkanan gelecek, masa başında akşamların sessizliği; böyle bir evrende tutkunun yeri yoktur." Sizce tutku nedir ve bu satırlarda geçtiği gibi uygun koşullar sağlanmadığında tutkular yok olur mu? Yoksa tutku varoluş sebebinden ötürü en zor koşullarda bile varlığını sürdürür mü?
5- "Eğer salgın yaygınlaşırsa moral de yaygınlaşacak. Neredeyse cenazelerin başında eğlence yapacağız." Yeterli süre olursa insanlık her türlü kötülüğü kabullenir ve yaşamına adapte edebilir mi?
6- Karantina başladıktan sonra insanlar duygularına sarılmaya başlamıştır. Ebeveynlerini, eşlerini çok ön planda tutmaya başlamışlardır. Bir şeyin kıymetini kaybetme ihtimali olduğunda anlamamızın sebebi nedir?
7- Cottarad, intihar etmek isteyen bir adam. Kendisini vebalı bir şehire ait hissediyor. Ölmek için çabalamıl birisinin kurtulduktan sonra ölümün kol gezdiği bir yerde yaşama hevesi bulmasını nasıl yorumluyorsunuz? Sizce mantıklı mı?
Tartışmalarımıza katılmak için sayfamızı takip edebilirsiniz. Kapımız herkese açık.