İlginç
6/10
·432 syf.··
2021 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2021 23:51
Kaliteli korku/gerilim edebiyatından keyif alan biri olmama rağmen vampir, kurt adam vs öğelere mesafeli olmuşumdur. Ama popüler kültürde sağlam bir yeri olan drakula/vampir imgesinin birincil kaynaklarından biri sayılan Dracula kitabını okuyup korku kültürünün geçmişteki izlerini sürmeyi uzun zamandır istiyordum, nihayet gerçekleştirdim. Dracula'nın kökenlerine dair bolca ve iyi inceleme olduğu için doğrudan kitaptan bahsedeceğim. Yazım Tarzı: Kitap klasik 1. veya 3. şahıs bakışları yerine günlük, mektup, gazete haber ve makaleleri, telgraf gibi yazılı metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. Bunlar farklı kişilerin gözlerinden ve belli bir tarih sırasıyla düzenlendiğinden hem belli başlı bazı karakterlerin bakışıyla olayları takip edebiliyor hem de bir zaman karışıklığına uğramıyorsunuz. Yazar bunu iyi kotarmış, ben sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de bu tarzda okuma yapmayanların iyi bir tecrübe edinmesi için örnek olabilir. Dil: Kitap 19. yüzyılın o ağdalı ve derin edebiyat diliyle yazılmamış. Rahat okunuyor, sürükleyiciliği yerinde. Çok fazla edebi derinliği yok, bu açıdan tatmin etmeyebilir. Bir de çok fazla tekrar ve gereksiz şatafatlı cümleler yer alıyor. Bunlardan arındırılsa belki bir 100 sayfa daha incelecektir. Bu durum bazen yorabiliyor. Kurgu: Benim hoşuma giden bir kurgusu var ama özellikle hareketli, heyecanlı vampir maceraları bekleyenler hayal kırıklığına uğrar. Popüler kültürde alışık olduğumuz hikayelere benzemiyor. Daha sakin, karakterlerin beyin fırtınalarını daha çok izliyoruz. Konuyu hiç bilmiyor olsak bence gerilimi ve gizemi oldukça yüksek bir roman olurdu ama artık olaya hakim olan bir nesil olduğumuz için şaşırtan, merak ettiren, geren pek fazla şey bulamıyoruz. Ama buna rağmen bazı noktalarda beni germeyi ve sayfa çevirttirmeyi başardığını söyleyebilirim. O yüzden sadece zamanına göre değil bence bu zamana göre de türünün başarılı örneklerinden biri diyebilirim. Karakterler: Dracula'nın kendisini çok az görüyoruz. Kafamızda yaratılan Van Helsing tasvirinin ise orjinaliyle alakası yok. Bu kitaptaki Van Helsing bende Hercule Poirot/Gandalf karışımı bir karakter canlandırdı nedense. Klasik Londra'nın meşhur centilmenlerini bolca görüyoruz. Ben daha çok antikahramanları, uyumsuzları vs severim. Kitaptakiler ideal kahraman tiplemeleri olduğu için beni pek sarmadı. İncelemelerde Dracula'nın zayi edildiğine dair çok eleştiri okudum ama hiçbirine katılmıyorum. Bence davranışları, hareket tarzı vs hikayenin ruhuna daha çok uymuş. Ayrıca ön plana çıkarılmayarak bir gizem perdesi ardında tutulması da bu türe yakışır bir durum. Final: Yine incelemelerde sonun çok basit olduğu yönünde eleştiriler fazla. Evet, aceleye getirilmiş izlenimini ben de edindim ama sonda büyük bir kapışma, efsanevi bir düello olmasını beklemiyordum. Zira kitabın ilk yarısına ulaşmadan finalde olacak/olmayacak şamata az çok kendini belli etmeye başlıyor. Sonuç: Korkuyu, gotik edebiyatı, vampirleri, kurtadamları, Underground, Blade gibi filmlerle tanıdığını zannedenler zevk almayacaklardır. O filmleri ben de severim ama bu türlerin kaynaklarına inilirken dünden bugüne ne kadar değişip geliştiklerini az çok tahmin edemeyecek olanların ya da salt hareket okuma maksadını taşıyanların kitabı berbat bulacağı hatta yarıda bırakacağı kesindir. Okuma amacı çok anlam taşır. Vampirlerden hoşlanmayan biri olarak kitabı sevdim, bunun sebeplerinden biri bugün görmezden gelemeyeceğim bu türün atalarından birini tanımış olmamdır. Bir gün bu türde bir başka kitap okur ya da film/dizi izlersem bakışımın çok değişeceği de muhakkaktır.
Edebiyat
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
·
133 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.