Çevirmen:
Niran Elçi
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kont Dracula
Puan vermedi·432 syf.··
2023 21. kitabı
spoiler içerir ... bu yerde o kadar tuhaf bir şey var ki, huzursuz hissetmekten kendimi alamıyorum. Güvenle burayı terk etmeyi diliyorum ya da hiç gelmemiş olmayı. Şato gerçek bir hapishane, bense bir tutsağım. Fatih Sultan Mehmet döneminde esirleri kazığa oturtarak öldürdüğü için "Kazıklı Voyvoda" diye anılan Eflak Prensi III. Vlad yani Kont Dracula'yı bilmeyen yoktur herhalde. Osmanlı askerlerini kazıktan geçiren, kendisine karşı gelen devlet adamlarının kanını içmesiyle meşhur Kazıklı Voyvoda 15. yüzyılda Tokat Kalesi'nde 4 yıl boyunca esir tutulmuştur. Bram Stoker bu eserini yazarken Eflak Prensi III. Vlad'dan esinlenmiştir Katip Jonathan Harker Kont Dracula'nın Londra'dan satın aldığı mülklerin satışı için Transilvanya'ya gider. Şato'ya geldiğinde üzerindeki siyah elbiseleri, solgun yüzü, kırmızı gözleri ve sivri dişleri ile onu karşılayan yaşlı Kont Dracula vardır. Şatoda kalmaya başlayan Harker, Kont'un hiç yemek yemediğini, gün ışığında ortaya çıkmadığını fark eder. Harker şüphelenip şatoyu gezer bazı kapılar kilitli ve şatoda kimse yoktur. Kan içtikten sonra uyuyan Kont'u gördükten sonra şatodan kaçmaya karar verir ancak bir ay daha kalmak zorundadır. Nişanlısı Mina Murray ve onun arkadaşı Lucy, şatoya giden Harker'dan haber alamaz. Bu arada Lucy evlilik hazırlıkları yapar, ancak Lucy'nin de başına garip olaylar gelmektedir; geceleri garip sesler duyar, yüzü solgun ve yorgun görünmektedir. Tedavisi için eve Dr. Seward ve Profesör Van Helsing gelir ve iyileştirmeye çalışırlar. Profesör olayı çözmüş Lucy'nin bir vampir tarafından ısırıldığını anlamıştır. Artık tek bir amaçları vardır Dracula'nın kalbine kazık çakıp, başını kesmek.
Polisiye / Gerilim
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 20:25
“Ne kadar tuhaf olursa olsun, kimsenin inançlarına gülmemeyi öğrendim.” Diyor kitabında Bram StokerBram Stoker DraculaDracula Kapağı hafifçe kaldır… Kıpkırmızı dudaklarıyla Kont birazdan seninle görüşecek. Popüler vampir mitinin temellerini oluşturan eserde hukukçu Jonathan Harker'ın Transilvanya'ya, Kont Dracula'nın şatosuna yaptığı yolculukla başlayan dehşet, denizi aşarak Londra'nın sokaklarına dek ulaşır. Yaşadığı dönemin ahlakçı ve bilimci ütopyacılığını, kana susamış bir vampirin şahsında ustalıkla eleştiren Stoker’ın unutulmaz karakteri Kont Dracula'nın korku senfonisi de böylece başlar. Bram Stoker'ın eşsiz hayal gücü ve incelikli hikâye anlatıcılığının zamana meydan okuyan ürünü. Bir yandan da ölümsüz bir aşk öyküsü... Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Değerli çevirisi için Niran Elçi’ye teşekkürler.
Edebiyat
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
Vampir Romanlarının Atası: Dracula
9/10
·432 syf.··
2024 20. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2024 00:00
Son okuduğum kitapta Dracula’dan çokça bahsedilince sanırım bu bir işaret, Dracula’yı okumalıyım dedim. Anlık bir kararla raftan Dracula’yı çektim ve okumaya başladım. Baştan söyleyeyim, bu incelemede tadınızı kaçıracak bir detay, yani bilinen adıyla ‘‘spoiler’’ yok. Kitap, 1897’de yayımlanmış, artık kült bir eser özelliği gösteren önemli bir korku romanı. Korku romanlarının belki en eskisi değil ama özellikle vampir temalı korku-gerilim romanlarının atası diyebiliriz. Kendisinden sonra yazılan vampir romanlarını etkilemiş, yüzlerce filme konu olmuş bir roman Dracula. Burada bahsedilen Kont Dracula ise Kazıklı Voyvoda olarak bilinen Vlad Dracula’dır. Hikâye o kadar benimsenmiş ve yayılmıştır ki sanki gerçekten Vlad Dracula’nın vampir olduğu gibi bir inanış ortaya çıkmıştır. Tabii bunun herhangi bir gerçekliği yoktur. Ben normalde korku olsun, gerilim olsun bu tip konularda kitaplar okumam çünkü korkarım. Fakat artık bu alandan da eksik kalmak istemediğimden kült bir eserle okumaya başlamak istedim. İşin garip tarafıysa daha çocuk yaşlarda ‘‘Küçük Vampir’’ serisini yalayıp yutmuş, Thomas Brezina’nın korku kitaplarını da ayıla bayıla okumuş biri olarak büyüdükçe korku kitaplarından ve filmlerinden uzaklaşmış olmam. Dracula hemen hemen baştan sonra günlük ve mektuplardan oluşan bir kitap. Bazı kaynaklarda mektup roman şeklinde adlandırılmış ama bence tam olarak öyle de değil. Mektup, hikâyenin anlatımında çok bir yer tutmuyor. Anlatımda asıl kullanılan tür günlük. Günlük şeklinde yazılmış bir roman desek daha doğru olur. Romanın konusuna pek değinmeyeceğim. Özetini okumak isteyen her yerden bulur ve okur. Ben daha çok bu romanı önemli kılan, dikkatimi çeken bazı noktalardan bahsedeceğim. Öncelikle hikâye kurgusunun günlük ve mektuplara dayanması çok hoşuma gitti.
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
8/10
·432 syf.·
2023 8. kitabı
Kitabımızın konusuna değinecek olursam İngiliz avukatımız Jonathan, Kont Dracula'nın İngiltere'deki işlerini konuşmak ve halletmek için Transilvanya'ya yolculuk etmesiyle başlıyor. Jonathan, şatoda Dracula'yla yaşadıklarını şüpheleri ve düşünceleriyle günlüğüne bir bir yazıyor. İngiltere'ye döndüklerinde daha da büyük olaylar (spoilersız anca bu kadar söyleyebilirim) yaşıyorlar. Doktor John, Jonathan'ın karısı Mina, Mina'nın yakın arkadaşı Lucy, John'un hocası Van Helsing... Bir de yakın arkadaşlar, günlük yazmayan "yarı ana" karakterler, Quincey ve Arthur. Kitapta ana karakterlerimizin yazdığı/ses kaydı aldığı günlüklerle, birbirlerine yolladıkları mektup ve telgraflarla olayların gelişimini okuyoruz. Bu da tabii laf kalabalıklarına ve olay tekrarlarına yol açıyor. Örneğin bir vakayı bir doktorun gördüğüyle/yorumuyla bir de Mina'nın yorumuyla okuyoruz. Kitapta sevmediğim özellik bi' yukarıda söylediğim gibi olay tekrarı ve laf kalabalığı. Eski dönemden midir nedir herkes bir şiirsel bir duygusal -ayrıca betimlemeli- günlük tutuyor. İyice uzatıyorlar. Sonlara doğru sıkılmaya başladım. Çünkü artık zorlamaya döndü, gerçekten. Bir diğer sevmediğim özellik de kitabın isminin "Dracula" olmasına rağmen Dracula'yla toplasanız gerçekten max 50 sayfa olarak kendisiyle konuştuklarını söylüyorlar. Diğer tüm anlatımlar Dracula'nın neler yaşadığını ta uzaktan(gazete haberi, telgraf, yaşanan olaylardan çıkarım-bağlam) görüyoruz. Kitabın çoğunluğu tabii ki de (günlük çünkü) Dracula'nın bir halt yediği için gelişen baş belası olaylarla uğraşmalarıyla geçiyor. Stan Lee cameosu gibi iki cümle söylüyor ve yok oluyor. Ama yine de gotik mi? Gotik. Karanlığını hissettim. 8/10
İnceleme
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
En ünlü vampiri kim duymamıştır ki?
6/10
·432 syf.··
2022 4. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2022 21:15
Dehşet nerede, korku nerede? Sadece can sıkıntısı hissettim. Gary Oldman'ın başrol oynadığı filmi izlediyseniz, kitabı atlayın. Kitabın kendisi etkileyici değil; Bence bu roman, kendi dönemi için tam anlamıyla devrim niteliğindeydi. Bugün... eh, kişisel zevkime göre, biraz eski moda. Modern okuyucu için bir başyapıt değil. İlk başta rahatsız edici olabilecek şey, romanın mektup tarzındaki üslubudur; anlatılar, belirli karakterler tarafından yazılmış mektuplar/günlükler şeklindedir. Konusu inişli çıkışlı ve bazı olaylar gelişigüzel ve uzun. Şaşırtıcı olan bir diğer şey de Drakula'nın kendisinden nispeten az bahsedilmesi. Tüm korku, arka planda veya karakterlerin hemen yanında gerçekleşen olaylar üzerine kurulu. Drakula'nın karakteri baştan sona gizemli kalıyor; kahramanlarımız onun varlığına kurban giderken aynı zamanda kökenlerini ortaya çıkarmaya çalışıyor ve sonunda onu yenmeye çalışıyorlar. Konseptini takdir ediyorum ama hikâyede ana karakterin kendisi eksik. Yine de büyük bir hayal kırıklığıydı ve sadece ilk birkaç bölüm çok ilgi çekiciydi. Dağılabilirsiniz...
Edebiyat
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
Beklenmeyen Son
8/10
·432 syf.··
2019 42. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2019 14:56
Kitabın sonu çok ani bitti ya sadece son 1 sayfaya sığdı ölümü. Beklemediğim bir şekilde bitti. Draculanın ölümü için bi kitap daha yazılabilirmiş aslında . Koskoca vampirlerin efendisi çok çabuk öldü yani hiç tatmin olamadım sonuna
1000Kitap
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
7/10
·432 syf.··
2021 113. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2021 02:45
Spoiler içerir. Uzun zaman sonra bana inceleme yazdıran bir kitap oldu Dracula. Kitabın çok farklı bir hikaye anlatma tekniği var. Sanki olayların raporlanıp dosyalanmış hali gibi. Birçok kişinin günlüğünden yaşananları birleştirmeye çalışıyoruz. Bu ilk başta olaya sıra dışı bir atmosfer kattığı için ilgimi çekse de sonra sonra hala olayın içine giremediğimi hissettim. Ha bir şey olacak, ha bir şey olacak derken baktım ki kitabın sonuna gelmişim. Kitabın adının neden Dracula olduğunu sorguluyorum. Çünkü ben Dracula'nın genel vampir özellikleri haricinde hiçbir ayırt edici özelliğini göremedim. Diğer üç vampir kadın da gayet başrol olabilirdi. Onlar neden ön plana çıkmadı? Bana kalırsa Dr. Van Helsing kitabın adına daha uygun düşerdi. En azından okurken o beklentiyle okur, mücadelesini izlerdim. Kitabı kapattım ve kafamda bir sürü soru işareti kaldı: Dracula neden Jonathan'ın ayrılmasına izin verdi? O kadar kişiyi öldürme ya da dönüştürme şansı varken neden sürekli Lucy ve Mina'nın peşine düştü? Hadi düştü diyelim, Dracula'yla mücadele eden kahramanlarımıza ne demeli? Bütün notlar bu kadar barizken, Lucy'ye olanlar hala yeniyken, Mina'yı nasıl gözden kaçırabildiler? Bu soruları çoğaltabilirim. Çünkü çok fazla eksik parça var. Özellikle Dracula'nın amacını hiçbir şekilde anlayamadım. Kan içmekse; fazlasıyla güçlüyken, her şekilde beslenme şansı varken kendini tuzağa düşürmesi bana garip geldi. Tamam Londra'ya gitmek istemesini anlıyorum ama neden sürekli bir kişiye takılıp kaldığını anlayamıyorum. Eğer öyle olmasaydı yakayı kolayca ele vermezdi. Hayal kırıklığım da tam olarak bu: Dracula hiçbir şekilde ana karakter değil. O akıl hastası bile Dracula'dan daha ilginç bir karakterdi. Beklentim vampir romanı okumak olduğu için bunları söyledim. Daha derin felsefi
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
7/10
·432 syf.··
2020 1. kitabı
·
6 günde okudu
Kitap dönemine göre değerlendirirsek gerçekten bașarılı fakat bu zamanda çok daha keyifli korku romanlarının olduğunu düșünüyorum. Tabii ben bu izlenimi kitabı okuduktan sonra edindim. Akıcı bir kitaptı ve dönemindeki bazı eserler gibi mektup tarzında yazılmıștı. Karakterler soylu kișilerden olușmuș üst sınıf kișilerdi. Daha ilginci ise olay Transilvanya'da bașlıyor ve ilk bölümlerde sık sık Türk kelimesini görüyordunuz. Ben șahsen kitabın ortalarına kadar heyecanla okudum en zevkli an ise Harker abimizden haber alınamadığı bölümlerdi sonrasında biraz yavanlaștı ve Dracula'nın peșine düșüldüğünde kabak tadı vermeye bașladı. Ben artık kitabın sonlarına doğru bitsinde kurtulalım diyerek okudum belki kendimi tam verememișimdir fakat draculanın ölümü de gayet basit ve beklentileri karșılamayan șekildeydi kısaca okunmasa da olur diyebileceğim bir eser. 400 sayfalık vaktinizi bașka kitaplarla harcayın derim
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
Bram Stoker - Dracula
9/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2020 17:00
Çok uzun zamandır okumak istediğim, bir türlü temin edip okuyamadığım Bram Stoker’in “Dracula” isimli korku edebiyatının baş yapıtlarından sayılan eserini sonunda İthaki Yayınlarının Karanlık Kitaplık serisinden temin edip okudum. Bram Stoker “Dracula”yı günlükler, mektuplar, telgraflar ve haber kesitleri kullanarak belli standart kalıpları dışına çıkarak anlatsada olayların, aksiyonun ve gerilimin bir saniye bile durmaması sizi kitabın içine öyle bir çekiyor ki kitabı bir saniye bile elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Bram Stoker olayları günlük, mektup, telgraf ve haber kesitleriyle anlatmış olmasının bana göre bir artısı, olaylar arasındaki boşlukları okuyucu kendi hayal gücüyle tamamlamaya, olaylar arasında bağlantı kurmaya çalışırken kendini daha çok olayların içine çekmesi ve olaylarla bütünleşmesini sağlamasıdır. Stoker “Dracula” da sade, akıcı, yalın ve okuyucu içine çeken bir kullandığına, çevirmeninde başaralı bir iş çıkardığına değinmesek hata yapmış oluruz. Ayrıca bunca filmi ve dizisi çevrilen ve çoğunu izlediğim Dracula’nın gerçek hikayesini okumak daha ayrı bir keyif vericiydi. Okumak isteyen herkese şimdiden keyifli okumalar.
1000Kitap
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
7/10
·432 syf.··
2021 69. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2021 06:59
*hafif spoiler içerir* Kitap ilk başta korku filmi tadındaydı, Jonathan'ın Kont'la yaşadığı gerilim dolu anları büyük bir zevkle okudum. Sonrasında da yazarın yarattığı o karanlık atmosfer çok güzeldi ama Van Helsing karakterinin gelmesiyle kitap korku filminden Yeşilçam filmine döndü. Yazarın yaşadığı yıldan kaynaklı olarak karakterlerin verdiği tepkilerin aşırılığını anlıyorum ama gerçekten bir yerden sonra Yeşilçam tadı vermeye başladı. Böylece kitabın ortalarına kadar ki o güzel karanlık atmosfer bozulmuş oldu. Ayrıca son olarak Dracula'yı daha fazla okumak isterdim, keşke karakteri ilk başlardaki gibi daha somut bir şekilde görebilseydik.
Edebiyat
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma

Yazar Hakkında

Bram StokerYazar · 22 kitap
8 Kasım 1847 yılında İrlanda'nın Dublin şehrinde doğan Stoker, nedeni bilinmeyen bir hastalık nedeniyle bir süre ayağa kalkamaz. Daha sonra iyileşir ve sıradan bir çocukluk dönemi geçirir. Eğitimini tamamladıktan sonra memurluk yapmaya başlar ve aynı zamanda Drakula (Dracula) isimli eseri yazmaya başlar. Takip eden yıllarda tiyatro eleştirilerine dair birçok yazı yazan Bram Stoker, yazdığı Drakula kitabını Londra'da basma şansını yakalar. Bu roman ile elde ettiği ün sonunda geri kalan hayatını bir edebiyatçı ve yazar olarak sürdürür. Yaşadığı toplum tarafından karakteri ile de beğeni kazanan İrlandalı yazar 1912 yılında, 64 yaşındayken yaşamını yitirmiştir.