·165 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mayıs 2021 00:49 #GeorgeOrwell ‘in dergilerde yazdığı makaleleri ve denemeleri derlenerek #EdebiyatÜzerine adıyla kitaplaştırılmıştır. Kitabın içindekiler kısmını 2. ve 3. görselden inceleyebilirsiniz. Yazar bu kitapta genel olarak; çağdaş yazarları, eleştirmenleri, okuyucuları, çeviri eserleri, dergileri, yayınevlerini ve onların sosyopolitik bakış açılarını, İngilizler’i, ideolojik görüşleri, inançları, devletlerin yönetim biçimlerini ilginç benzetmeleri ve gücü hissedilen kalemi ile sağlam bir şekilde eleştirmektedir. Kitabın farklı kısımlarında, #1984 kitabına konu olan fikirlerini daha samimi bir üslupla açığa vurduğu da görülmektedir. Ayrıca iyi yazarlardan verdiği örnekler ile güzel bir okunacaklar listesi hazırlanmasına katkıda bulunmaktadır.
“Romanı Savunmak” kısmında; eleştirmenler ile yayınevlerinin tanıtım ve arka kapak yazıları üzerine düşündürücü tespitler bulunmaktadır. Ücret karşılığı kitap eleştirmenliği yapanları, yayıncılar tarafından ipleri çekilen vantrilok kuklalarına benzetirken; yorumlarını da “aşırılığıyla hemen hemen bir hayat kadınının gülümsemesi kadar değerli” bulduğunu belirtmiştir. Bir eleştirmenin en sevdiği romancı; Stendhal, Dickens, Jane Austen, D. H. Lawrence ya da Dostoyevski olmasına rağmen, “sıradan romanları makul bir ölçüye vurmak, filler için tasarlanmış bir yaylı terazide pire tartmaya benzer.” olduğunu düşünmektedir. Kötü kitaplar için sonsuz bir sıfat merdivenine tırmanıp duran eleştirmenlerin yorumlarının okuyucuları bezdirdiğini ve okuyucunun bu eleştirmenlere bir süre sonra sırtını döndüğünü anlatmıştır. Amatörlerin etkisinde kaldıkları kitapları, yetkin ama işinden sıkılmış bir profesyonelden daha ciddi ve daha iyi yorumlayabileceğine inandığını vurgulamıştır.
“Kitaplar Çok mu Pahalı?” kısmında; bir yazarın en iyi kitaplarını yazabilmesi için bağımsız olması gerektiğini, para kazanmak için başka bir iş yapmak zorunda kalmasının yaratıcılığını olumsuz yönde etkileyebileceğini anlatmıştır. Yazarlara en çok para kazandıranın halktan ziyade kütüphanelerin toplu alımlarının olduğunu belirtmiştir.
”Hayvan Çiftliği’nin Ukrayna Baskısına Önsöz” kısmında; kitabını Sovyet rejiminin gerçek yüzünü göstermek için yazdığını ama Rusya’ya hiç gitmediğini ve hiç tanımadığı bir halka hitap eden bu kitabı okuyacak olanların, siyasi görüşünün şekillenişini anlayabilmeleri için; Ukraynalı okuyuculara hayat hikayesini samimi bir üslupla anlatmıştır.
Altını çizdiğim pekçok cümlenin yer aldığı bu kitap; kitaplığımın en değerli hazinelerinden biri olarak yerini almıştır.
“Tıpkı Tanrı’nın erdem sahibi on kişi bulunduğu takdirde Sodom’u yerle bir etmeyeceğine söz verişi gibi, bir yerlerde düzgün roman eleştirisi yazan birkaç kişi bulunduğu sürece roman da tümüyle küçümsenemeyecektir.”
”Aslında yazma sanatı büyük ölçüde kelimelerin çarpıtılmasına dayanır, hatta bu çarpıtma ne kadar az görünürse o kadar derinlemesine yapılmıştır.”
”İnsanlar merkezi ısıtmalı, klimalı ve ışıklandırılmış bir cennet kurmak için değil, insanları üç kağıda getirip öldürmektense herkesin birbirini sevdiği bir dünya istedikleri için ömürlerini yürek yakan siyasi mücadelelerde harcarlar, iç savaşlarda ölüme koşarlar ya da Gestapo’nun gizli hapishanelerinde işkenceye uğrarlar.”
”Mükemmelliği tasavvur etmeye kalkışan herkes en nihayetinde kendi boşluğunu açığa vurur.”
”Müziğin asıl işlevi düşünceye ve sohbete ket vurmak, kuş cıvıltısı veya rüzgâr uğultusu gibi içeri sızabilecek her türlü doğal sesi kesmektir. Pek çok insan radyoyu bile isteye bu amaçla kullanır zaten…. Çalan müzik sohbetin ciddileşmesini hatta ve hatta tutarlı olmasını engeller.”
”Doğaya hayranlık duyma fikri ya da buzullar, çöller ve çağlayanlar önünde dini bir huşuya kapılma durumu, insanın evren karşısındaki küçüklüğü ve zayıflığıyla sıkı sıkıya bağlantılıdır. Ay biraz da ona ulaşamadığımız için güzeldir, deniz etkileyicidir, çünkü hiçbir zaman onu sağ salim aşacağımızdan emin olamayız. Bir çiçekten aldığımız keyif bile kısmen o gizem hissine dayanır.”
”İnsan, hayatında basitlikten oluşan büyük alanlar bıraktığı müddetce insanlığını koruyabilir. Halbuki günümüzde ortaya çıkan pekçok yenilik (bilhassa da sinema, radyo ve uçak) daha ziyade insanın bilincini zayıflatmaya, merakını köreltmeye ve genel itibarıyla onu hayvanlara yaklaştırmaya yarıyor.”