Gönderi

10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2021 23:29
“…bu kitap, mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır. Sizlere hizmetten şeref duyan yayınevimiz iftiharla sunar: Tutunamayanlar.” Nasıl anlatsam, nereden başlasam? Nereden başlasam ki bu kıymetli eserin hak ettiği değerde kelimeler bulup ortaya dolu dolu cümleler çıkarsam? Bilemiyorum. Selim Işık… İnsanları çok seven ama en büyük zararı da yine onlardan gören dünyanın en tutunamayan Selim’i. İnsanları, “Canım insanlar” diyecek kadar seviyor ama onların tutarsız davranışlarına, birbirlerinin yüzüne gülüp arkasından atıp tutmalarına, yüzlerinde maskelerle dolaşmalarına, zayıfı her daim ezmeye hazır bulunmalarına, hayatla olan kavgalarını etraflarına yansıtmalarına anlam veremiyor. Böyle bir düzende barınamıyor Selim, tutunacak bir dal bulamıyor, tutunamıyor. 28 yaşında intihar edip hayatına son veriyor. Selim’in intiharı üniversitedeki yakın arkadaşlarından Turgut’u inanılmaz derecede sarsıyor. Turgut, Selim’i anlamadığı zamanları düşünüp kahroluyor, kaybettikleri ve geri almalarının artık imkansız olduğu o vakitleri geri getiremeyeceğini çok iyi bilse de Selim için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Bu düşünceyle Selim’in diğer arkadaşlarını bulup onlarla iletişime geçiyor. Selim’in tüm yüzlerini görmek, kaybettiği arkadaşının farklı hayatlardaki izlerini bir araya getirmek istiyor. Kısacası kafasında tam bir Selim portresi çizmek istiyor. Turgut kendi içinde bu portreyi çizerken Oğuz Atay da biz değerli ve çok sevdiği okurlarına Selim’i tanıtıyor. Kaygılarını, korkularını, hayata tutunamayışını, geçmişini, Selim’i Selim yapan şeyleri… Satırlar arasına dağıtarak dünden bugüne onun hayatını anlatıyor bize. Bunu öyle güzel yapıyor ki Selim’de kendinden bir şey bulmamak imkansız hale geliyor. Tüm bunları kendine has mizahıyla harmanlayarak ortaya bambaşka bir eser koyuyor Oğuz Atay. Canım Selim… Seni anlamamak tıpkı Oblomov’u anlamamak gibi imkansızdı benim için. Sayfalar aktıkça, seni sen yapan şeyleri okudukça, yorulduğun savaşlara, içine düştüğün çıkmazlara şahit oldukça sana sımsıkı sarılmak ve “Bak burada senin savaşını anlayan birisi var!” demek istedim. Tutunamayanlar, bana göre okuyucusunu seçen kitaplardan biri. Bu kadar çok yarım bırakılmasını da buna bağlıyorum. Selim’i anlayanlar sayfaların içinde kaybolurken onu anlamayıp fazla melankolik bulanlar bir noktadan sonra ilerleyemiyor. Çünkü bu, Selim’in üzerinden anlatılan bütün tutunamayanların hikayesi… Bu kitabı okumayı düşünüyorsanız tek ricam ön yargılı olmayın. Kolay bir okuma olmayacak, kimi yerlerde yoracak. Ama bir insanı tüm yönleriyle tanımak hayatın içinde bile kolay değilken kitabı bu yüzden eleştirmek bence hem esere, hem yazara hem de Selim nezdinde tüm tutunamayanlara çok büyük bir haksızlık olur. Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar diliyorum, bu olağanüstü yolculuğa ben de ileriki yıllarda tekrardan çıkmayı düşünüyorum. Böyle değerli bir eseri özgün dilinde okuyabildiğim için de kendimi inanılmaz şanslı hissediyorum. (Buradaki ilk incelemem senin için olsun istedim Selimciğim Işık. Bil ki bir yerlerde seviliyorsun.♥)
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
·
193 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.