Çiftlikte yaşayan evcil bir köpeğin başından geçen maceralar, yaşamış olduğu fiziksel ve duygusal değişimler, bir köpeğin dünyasından yazar tarafından ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Ne kadar da evcilleştirilse de , fıtratının normlarına uygun olarak içgüdülerinin çağrısına kulak veren Buck, bir anda arkadaşınız oluyor. Enfes kürkü, kocaman gövdesi, muhtemelen renkli gözleriyle bende Sibirya kurdunu çağrıştıran Buck'ın öyküsünden çıkardığım mesaj şu: Herşey bir gün aslına evrilir ve özüne döner. Sen ey insan, yaşarken de özüne dön, ne meleklik iddiasında bulun, ne de şeytanlardan aşağı ol. Hata yaptığında hatanı bil ama ısrar etme, telafi et, hem yaratılandan hem Yaratan'dan...Ve ola ki kendini de melekler gibi hatasız sanma,çünkü sen nisyan kökünden gelen unutan insansın. Ve haddini bildiğin zaman da mahlukatın en üstüsün...İyi okumalar ve iyi düşünmeler