Puan vermedi·76 syf.····Okunma: 22 Haziran 2021 08:59 İran edebiyatı çok ilgimi çekiyor. İran halkı edebiyata önem veriyor. Özellikle Ömer Hayyam, Firdevsi, Hafız gibi şairlerin şiirleri halkın büyük bir kısmı tarafından ezbere biliniyor. Diğer birçok eserle birlikte Sadık Hidâyet’in de eserlerini Farsça olarak okumak isterdim ama ne yazık ki Farsçam henüz o seviyede değil. Doğu’nun Kafka’sı olarak bilinen, Modern İran Edebiyatının kurucusu olan Sadık Hidâyet’in eserleri hep karamsarlık içeriyor. Diri Gömülen isimli kitabındaki ilk hikâye de Kör Baykuş’a benzer temada. İki kitabın da içeriği intihar, karamsarlık, ölüme olan arzu, hayatın anlamsızlığıdır.
Kitap, ismini aldığı Diri Gömülen de dahil olmak üzere 9 öyküden oluşuyor. Hidâyet, Diri Gömülen isimli öyküsünde ölümü arzulayan, hayattan hiçbir zevk almayan, ölüleri kıskanacak duruma gelen birinin hissettikleri anlatmış. Yazar tatminsizliği, mutsuzluğu, yaşamın anlamsızlığını, ölüm isteğini o kadar iyi anlatmış ki. Zaten kendisi de birçok kez bunalım geçirmiş ve en son böyle bir bunalım sonrası intihar etmiş. 25 yıllık dostu Bozorg Alevî Sadık Hidâyet’in ölümünü şöyle anlatıyor: “Paris’te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet Caddesi’nde buldu aradığını; 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerinin kalıntıları, yanı başında, yerdeydi.”
Ayrıca Bozorg Alevî Kör Baykuş’a bir sonsöz yazmış. Şöyle bitiriyor sonsözü: “Hidâyet’in romanında bir kurtuluş yoktur, olsa olsa bir boşalmadır sonuç. Güzelliği ve gerçeği arama çabasından mahvolup giden yılgın adam, sonunda bizzat kötülük ifriti olup çıkar. Ama Hidâyet, kendisi, bütün o acılardan kendi isteğiyle ölerek kurtuldu. Ümitsizliğe düşmüştü. İkinci Dünya Savaşı’nın sonu, yurdundaki durum ve şartların olumlu bir değişme geçireceğine ilişkim ümitlerini boşa çıkarmıştı. Bir kurtuluş yolu görmüyor, kendini horlanmış, yenik hissediyordu.
Ölümünden az önce bir hikâye taslağı kaleme almıştı, şuydu konu: Annesi “Salgı salamaz ol!” diye beddua eder yavru örümceğe. Küçük örümcek ağ yapamayınca ölüme kurban gider.- Hidâyet’in hayat hikâyesi miydi bu? “
Eğer kötü bir ruh halindeyken okursanız kitaplarının sizi olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyorum, özellikle de Kör Baykuş’un.