Puan vermedi·424 syf.··
2021 38. kitabı
dostoyevski'nin kitabın baş kahramanı ve anlatıcısı olan genç yazar ile kendisine selam çaktığı romanıdır. yazarın, sosyal konumu, hayata bakışı, yazı yazma teknikleri vs. dostoyevski'nin kendi yaşamından alınmıştır. işte bu dostoyevski'nin ilk uzun metrajlı klâsik filmidir diyebiliriz. sürükleyici bir yapısı vardır. olay örgüsü iç içedir. baş karakter vanya dostoyevski ile pek çok benzerlikler gösterir. bu da eseri daha da bir ilgi çekici yapar. saf, masum, temiz sevgiyi anlatır. sadece sevmek için sevmek... ya da ben öyle anlıyorum. buradaki aşk yani sevme duygusu bir çeşit acıma olayı olarak aktarılıyor. kız acıdığı için çocuğu seviyor. ilginç bir hikâye. çoğu romanında olduğu gibi yine sara nöbetleri geçiren bir karakterimiz daha var. ivan petroviç (dostoyevski'nin bizzat kendisi) başkalarını kendisiniden daha çok düşünür. sevdiği kız (nataşa) başka birine aşık diye onu teselli eder. teselli etmenin ötesinde, nataşa ile aşık olduğu çocuk olan alyoşa'nın aralarını yapmaya çalışır. ayrıca kitabın kötü adamı prens pyotr'un davranışları dostoyevski'nin daha sonraları yazdığı romanı olan yeraltından notlar kitabındaki bir karaktere benzemektedir. prens, küstah, kendisinden başka hiç kimseyi sevmeyen, insanları ezen para için her şeyi yapabilecek aşağılık bir insandır. içinde en ufak bir sevgi yoktur. alyoşa ise çok saf (aptallık derecesinde) biridir. ancak romanda bahsi geçen iki kız alyoşa'ya aşıktır. her iki kız da bu kadar saf, hiçbir niteliği olmayan, beceriksiz bir gence aşık olmalarının sebebini aynı sözlerle açıklamaktadırlar: ona acıyoruz! son olarak bahsetmek istediğim karakter nelly. bazı insanlar vardır ki doğuştan şansızlardır. işte bu küçük, yetim kız da öyledir. onun hikayesini okurken üzülmemek elde değildir. ezilenler, iyilerin sevdiklerini kaybedecek olsalar bile iyiliklerinden vazgeçmeyeceklerini, kötülerinse hiçbir zaman iyi olamayacaklarını anlatan güzel bir dostoyevski romanı nataşa adlı kadın karakteri beni anadolu topraklarına götürdü. kocası tarafından defalarca ihanet edilmesine karşın, kendisinden ayrılmaması için sesini çıkarmayan ve hala haini delicesine seven anadolu kadınlarına. "bana n'aparsan yap, seni kutsal bir şekilde severim" cümlesindeki tuhaf ve tehlikeli duygunun ele geçirdiği bir karakterdir nataşa. bence ezilen sayılmaz. çünkü kendisine canından çok değer veren ailesine ihanet etmiştir. romanda en çok bahsi geçen insan olmasına karşın, kendisi için çeşme çeşme gözyaşları dökülmesine karşın, nataşa ezilen değil, ezendir. ailesini paramparça etmiştir. kitabın sonlarına doğru barışmalarını doğru bulsam da, özür ve af dileyenin, ayaklara kapananın ailesi; "acaba kabul etsem mi şu ihtiyaların hatalarını" diye düşünenin de nataşa'nın olması da manidardır.  Bu bu ne yaman çelişki dedirtir adeta. kitapta gerçekten ezilen olarak gördüğüm, küçük kız nelli'dir. işte, o sizi ağlatmayı başaracak, o nataşa'yı ailesine affettiren kişi olacak ve o gururlu yavrucak hayatta son ana kadar hep kötü deneyimler geçirmiş olarak gözlerini hastalıktan dünyaya yumacaktır.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Anonim Yayınları · 201823,8bin okunma
·
138 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.