Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ezilenler ve Dostoyevski
Puan vermedi·424 syf.··
2023 3. kitabı
·
135 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 18:13
Merhaba sevgili arkadaşlar, Size biraz Dostoyevski'nin "Ezilenler" kitabından bahsedeceğim. Dostoyevski bir çoğumuzun hayatına dokunan sanatçılardan biridir. Eserleri genelde kendi hayatının birer yansımasıdır. Toplumun alt kesimine değinmiş sınıf ayrımını belirtmiştir. Yüksek zümre ile alt kesim insanları arasındaki aşkın dış etmenler tarafından nasıl etkilendiği üzerinde durmuştur. Sınıf farki insanlar arasında bir tür anlaşmazlığı ortaya çıkarıyor. Üst zümreye ait olan prens çevresindekilere her zaman aşağılayıcı ve üstünkörü gözlerle bakmıştır. Buna nazaran oğlunu da kendi istekleri doğrultusunda hareket ettirmek ister. Aşkın ne denli yoğun ve can yakıcı olduğu kitapta en ince detayına kadar işlenmiştir. Toplumu kitaba uyarlamak usta sanatçılara özgüdür. Dostoyevski okuduğumuzda hem toplumu ve yaşadığı dönemi tanıyoruz aynı zamanda onun hayatını bir kitap çerçevesinde okumuş ve bilgi edinmiş oluyoruz. Ben Dostoyevski'nin bana bir şeyler katacağına inanarak okudum ve hiç pişman olmadım. Başlarda ağır ilerlese de kitabı bırakmayın ortalara doğru kitap sizi etkli bir şekilde sürükleyecektir. Okuduğunuz için teşekkürler.
Edebiyat-Düşünce
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Anonim Yayınları · 201823,8bin okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2020 12:25
Dostoyevski kitabı incelemek haddime olmasa da uzun zaman sonra bir kitabın ruhumun derinliklerine dokunduğunu belirtmek isterim. Cemal Süreya diyor ya:“1931 yılında doğdum. 1937 yılında annem öldü. 1944 yılında Dostoyevski’yi okudum. O gün bugün huzurum yoktur.”
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Anonim Yayınları · 201823,8bin okunma
Ezilmişler
7/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2023 43. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2023 14:17
Merhabalar bugün yeni bir kitapla geldim karşınıza. Öncelikle eseri biraz eleştirmek istiyorum açıkçası. Kitabın adı Ezilenler. Orijinal adı da buna yakın olan 'Aşağılanmış ve Hakarete Uğramış.' Konusu ise toplumda hep aşağılanan ve hor görülen insanların, nüfuzlu kimselerin bencilce hesapları arasında ezilişini ve sarsılışını işler. Açıkçası bu ezilmiş kavramını çok baskın hissetmedim ben. Kitabın kapağını ilk gördüğüm vakit, savaştan kaçan bir halkı konu alan bir kitap olduğunu düşünmüştüm ancak bu beni yanılttı. Daha çok bir aşk hikayesi üzerine kurumuş bir roman. tabi bu aşk, o kadar garip, saçma diyaloglardan oluşuyordu ki bu beni aşırı derecede boğdu. Genel itibarıyla kitabı okumak hakikaten de yorucuydu fakat şu bir gerçek ki kitabı okuduktan sonra ruhunuzu doyuran, gerçekten bir kitap okudum diyeceğiniz bir eser.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Anonim Yayınları · 201823,8bin okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2021 38. kitabı
dostoyevski'nin kitabın baş kahramanı ve anlatıcısı olan genç yazar ile kendisine selam çaktığı romanıdır. yazarın, sosyal konumu, hayata bakışı, yazı yazma teknikleri vs. dostoyevski'nin kendi yaşamından alınmıştır. işte bu dostoyevski'nin ilk uzun metrajlı klâsik filmidir diyebiliriz. sürükleyici bir yapısı vardır. olay örgüsü iç içedir. baş karakter vanya dostoyevski ile pek çok benzerlikler gösterir. bu da eseri daha da bir ilgi çekici yapar. saf, masum, temiz sevgiyi anlatır. sadece sevmek için sevmek... ya da ben öyle anlıyorum. buradaki aşk yani sevme duygusu bir çeşit acıma olayı olarak aktarılıyor. kız acıdığı için çocuğu seviyor. ilginç bir hikâye. çoğu romanında olduğu gibi yine sara nöbetleri geçiren bir karakterimiz daha var. ivan petroviç (dostoyevski'nin bizzat kendisi) başkalarını kendisiniden daha çok düşünür. sevdiği kız (nataşa) başka birine aşık diye onu teselli eder. teselli etmenin ötesinde, nataşa ile aşık olduğu çocuk olan alyoşa'nın aralarını yapmaya çalışır. ayrıca kitabın kötü adamı prens pyotr'un davranışları dostoyevski'nin daha sonraları yazdığı romanı olan yeraltından notlar kitabındaki bir karaktere benzemektedir. prens, küstah, kendisinden başka hiç kimseyi sevmeyen, insanları ezen para için her şeyi yapabilecek aşağılık bir insandır. içinde en ufak bir sevgi yoktur. alyoşa ise çok saf (aptallık derecesinde) biridir. ancak romanda bahsi geçen iki kız alyoşa'ya aşıktır. her iki kız da bu kadar saf, hiçbir niteliği olmayan, beceriksiz bir gence aşık olmalarının sebebini aynı sözlerle açıklamaktadırlar: ona acıyoruz! son olarak bahsetmek istediğim karakter nelly. bazı insanlar vardır ki doğuştan şansızlardır. işte bu küçük, yetim kız da öyledir. onun hikayesini okurken üzülmemek elde değildir. ezilenler, iyilerin sevdiklerini
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Anonim Yayınları · 201823,8bin okunma
9/10
·424 syf.··
2023 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 22:57
Dostoyevski sana saygım birkez daha arttı. Nelly... yüce kalpli melek... spoiler vermeyeceğim.. Nataşa ve Katya size diyecek söz bulamıyorum.. Prens ve oğlu Alyoşa sizi Tanrıya havale ediyorum. Ve kahramanımız Vanya. Herkese senin gibi bir dost diliyorum. Evet birkaç gün etkisinden çıkamayacağınız bir Dostoyevski eseri ile en kısa zamanda karşılaşmanız dileğiyle...
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Anonim Yayınları · 201823,8bin okunma
KALBE ZARARLI BİR ADAM DOSTOYEVSKİ ve EZİLENLER'i
8/10
·394 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 02:09
Bir yazar 1861 yılında, sürgünde hapis olarak geçirdiği senelerin ardından bir kitap yazıyor; bense yazıldıktan 160 sene sonra bu eseri okuyup diyorum ki ''sen nasıl bir psikoloji içindesin, sen gerçek bir hastasın Dostoyevski'' Değerli arkadaşlar, kitabı gece 02.30'da bitirdim ve uyumak için yattığımda yarım saat kitabı düşündüğümü fark ettim , uyuyamadım. Bir konuda anlaşalım; şu an çok mutluysanız, hiçbir sorununuz yoksa sakın Dostoyevski okumayın , zaten anlayamazsınız. Dostoyevski okumak, bile bile göre göre mutsuzluğu hissetme çabasıdır, karamsarlığı içine almaktır, depresyon uçurumunun kenarlarında gezmektir. O'nu okumak istiyorsanız bir şeye hazır olun; kalbinizin kırılmasına. Kalbim çok kırıldı, Dostoyevski kalbimi çok kırdı. Uzun bir inceleme olacak arkadaşlar, çünkü söylemek istediğim o kadar çok şey var ki, nasıl toparlayacağımı bilemiyorum ama yine de deneyeceğim. Dostoyevski hakkında az çok bilgi sahibi olanlar siyasi söylevleri nedeniyle bir dönem sürgüne gönderildiğini bilirler, orada yaklaşık on sene kalıp cezası bitince tekrar yazarlığa devam etmek isteyen Dostoyevski, ben daha ölmedim dercesine bir kitap yazıyor. Şimdi bu kitap klasik bir Dostoyevski kitabı. Peki klasik bir Dostoyevski kitabı nedir? En basit tanımla, psikolojiyi alt etmektir . Kitapta kötü olan bir karakterin betimlemesi, tahlili öyle bir kalemle yazılmış ki o kötü karakterin içinde kendimizi bulabiliriz, çünkü Dostoyevski çok dürüst bir yazar, iç hesaplaşmasını, iyi-kötü özellik olarak farkı gözetmeksizin karakterlerine yüklüyor ve hem kendisiyle bir karakteri üzerinden hesaplaşıyor, hem de bize olduğumuz, içimizde gizli saklı kalan kötü yerlerimizi tokat gibi yüzümüze vuruyor. İşte bu sebeple Dostoyevski okumak zordur, çünkü kendisiyle yüzleşmekten korkan, kendisini kandıran
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
8/10
·394 syf.··
Beğendi
·
2019 96. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2019 09:36
Dostoyevski' nin 1861 yılında yayımlanan, elli sayfası haricinde eserin tamamını beğenmediğini belirttiği, kendisine çıkış yaptıran, çıktığı dönemde oldukça fazla eleştiriler alan ancak devamında en çok okunan eserlerinden biridir. Zıt kutuplardaki insan karakterlerini ele alarak, çoklu aşk denkleminde bu zıt kutuplardaki insanların sergiledikleri tutum ve davranışları size yansıtır. Okuduğum her kitapta mutlaka kendime bir karakter seçer ve bununla özdeşleşir kitap bitinceye kadar kurgunun içerisinde o karakterle varolmaya çalışırım. Lakin bu kitapta sevgili Dosto' cuğum bana seçme şansı bırakmadı. Her bir karakter öyle güzel işlenmiş ki romanın içerisinde, bende resmen çoklu kişilik bozukluğu yarattı... Kör aşık Nataşa, aptal aşık Alyoşa, gereksiz sabırlı ve vefalı aşık Vanya, saf, sadık, istemem yan cebime koy modunda ki aşık Katya, hilekâr, kötülüğün bilincinde, bilinçli olarak kötülüğü tercih etmiş, sistematik bencil, hedonizmin zirvesinde ki karakter Prens Valkovski, dürüst, iyi bir baba, güvenilir ve sadakat denilince parmakla gösterilen adamlardan olan Nikolay Sergeyiç, zavallı, hastalıklı, küçük yaşta feleğin sillesini yemiş Nelly, aşık olacağı adamı tanıyamamış, kandırılmış ama aptal aşık olmayan Nelly'nin annesi, çok sevip güvendiği evladı tarafından ihanete uğramış Nelly' nin dedisi yaşlı adam... Bu karakterlerden hangisinin yerine koyarsanız koyun kendinizi onu anlayıp onunla özdeşleşeceğiniz mükemmel anlatımı olan enfes bir kitap... Dostoyevski' nin eserlerinde en sevdiğim yan romanın içinde mutlaka kendisine rastlama şansımın olmasıdır. Burada da Vanya olarak karşımıza çıkar. Bu kitapta beni en çok etkileyen içine ana hikayeyi destekler nitelikte yerleştirilmiş olan sonrasında ana hikaye ile bir şekilde bağlantı kurulan ikinci hikaye Nelly'
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
Puan vermedi·394 syf.··
2025 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2025 15:44
Bazı kitaplar vardır ki, daha ilk sayfalarını okurken sizi hüzünlendireceğini hissedersiniz. Ezilenler de benim için öyle bir kitaptı. Ama ilk defa, bir kitabı okurken gözyaşlarımı tutamayacağımı öngörememiştim. Dosto abi neredeyse tüm eserlerinde olduğu gibi, burada da insanın iç dünyasına iniyor; yalnız yüzeyde gezinmekle kalmayıp, en kuytu köşelere kadar ulaşıyor. Biraz olsun kendi iç dünyasıyla haşır neşir olan bir okur, onu okurken “İşte bu, tam olarak ben!” demekten kendini alamaz. Kitabın ilk sayfaları belki size biraz sıkıcı gelebilir. Ama sakın pes etmeyin. Sayfalar ilerledikçe sizi içine çekecek ve en derinlerinizde bir yerlere dokunacak. "Dostoyevski, insan ruhunun yaralarını öyle bir gösteriyor ki, kapanmış sandığınız yaralar bile yeniden sızlamaya başlıyor."
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
9/10
·394 syf.··
2025 9. kitabı
Dostoyevski'nin diğer yazarlara kıyasla güzel bir eseri.Ama yazarın kendi eserleriyle kıyaslandığında biraz sönük kalıyor demek haksız ve yersiz olmaz sanırım.Her karakterin kendi sorunlarını çok yakından yaşıyoruz.Alt ve üst olarak ayrılan sınıfsal farkların ve bunun tanıdığı ya da tanımadığı adaletsizliği görüyoruz.Duygusal derinliği hissetmekten hoşlanıyor ya da ruhsal halin acıtan yüzünü yaşaran gözlerinize taşımak istiyorsanız listenize eklemeniz gereken bir yapıt.Çoğu karakterin yaşamında ya kendimizi ya da kendimizden bildiklerimizi görüyoruz.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
Babanın Gölgesi, Kız Çocuğunun Kaderi
Puan vermedi·394 syf.·
2025 118. kitabı
Karanlık, gamlı bir hikaye. Kasvetli Petersburg göğü altında, koskoca şehrin karanlık, izbe köşelerinde sürüp giden kargaşalıkta, bencillikler, çarpışan çıkarlar, korkunç sefahat alemleri ve gizlice işlenen cinayetler arasında yaşanmış yüzlerce hikayeden biri... (s.190) Petersburg’un kasvetli havasının bir yorgan gibi şehrin üstüne çöktüğü, şehrin karanlık anlamı sadece gecelerin değil, insanların yüzlerinde de dolaştığı sokaklarda, taş yığınlarının izbe köşelerinde, yoksulluğun, yalnızlığın ve hayal kırıklığının gölgesinde sürüp giden hayatlar var. Böyle yerlerin ruhunda kargaşalık sıradan bir şeye dönüşür. Herkes bir başka çıkarla çarpışır, herkes bir diğerini yok sayarak kendine yol açmaya çalışır. Bencillikler öyle ustaca giydirilmiştir ki insanlar onları erdem sanır. Kimi günahı gizlice işler, kimi göz göre göre işler ama ikisi de sessizliğin içinde kaybolur. Cinayetler bile bir fısıltı kadar zayıf bir vicdanla anılır. Ve bütün bunların arasında, korkunç sefahat âlemleri parıldar, bir tarafta zenginliğin sarhoşluğu, diğer yanda açlığın dili tutulmuş çığlığı. Bu, yaşanmış yüzlerce hikâyeden biri belki. Ama Dostoyevski’nin kaleminde her hikaye taze bir yara, her biri ezilen, dışlanan, unutulan bir ruhun yankısına dönüşüyor. Çünkü bu hikâye, karanlık, gamlı bir hikâyedir… Ezilenler , yoksulluk, sınıf çatışması ve aşkın etrafında şekillenen, kasvetli Petersburg atmosferinde geçen duygusal bir roman. Anlatıcı olan genç yazar Vanya kendi çevresindeki olayları aktarıyor. Dostoyevski, bireysel ve toplumsal olarak “ezilen” kişileri işlerken, sevgi, ihanet, bencillik, toplumsal adaletsizlik ve insani dramları iç içe geçiriyor. Dostluklar, düşmanlıklar ve hayal kırıklıkları arasında sıkışmış insan ruhunun karmaşıklığını
Düşünce
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.