Akıl hastanesinde doktor olarak çalışan fakat gördüğü tüm yolsuzluklara seyirci kalan bir doktorun, akıl hastasıyla konusmaları ve ona yardım etme isteginin çevredekiler tarafından onu da aynı hastaneye yollamalarına kadar olan süreci işliyor. Kendi başına gelince insanın olayları anlaması, kendi başına gelmeden sadece yüzeysel olarak olaylara bakış açısını vurguluyor.