.
Bende hatırası olan kitaplardan biridir Sofie’nin Dünyası. Hem de güzel bir hatıra. Bir kitabı erken bir yaşta (19y) okursanız yine erken yaşta “kitap hatıralarına” sahip olabiliyorsunuz. Böyle bir hatıram olduğu için de mutlu ve şanslıyım.
Sofie’nin Dünyası kitabı, kronolojik olarak ve gençlerin düzeyine uygun anlatımlarla, etkili bir şekilde sunduğu felsefi düşünce ve akımların yanında kurgusu ile de felsefi tarzda oluşturulmuş ve bu yönüyle akıllarda iz bırakan harika bir kitap/roman olabilmiştir. İçeriğinin yanında kurgusunun da felsefilik içermesi kitabı güçlü yapmasının yanında tutarlı da göstermiş bence. Yazarını kutluyorum; felsefi akım ve düşünceleri sadece anlatmamış, kafa yorarak, roman çatısına kattığı felsefi unsurla felsefeyi okura yaşatmıştır.
Emek, birikim, yaratıcılık,sevgi, tarafsızlık, etkili ve seviyeye uygun anlatım becerisi gibi değerleri içeren bu kitabı; felsefeye dair yaşanan yaygın bir korku olan “aklımı kaybederim”, “dinimden koparım” vs korkusuna düşmeden 18+ olan ve felsefeye birazcık da olsa ilgi duyan lise mezunu gençler rahatlıkla okuyabilirler! Lisede okuyanlara, felsefeye özel ve yüksek bir ilgileri yoksa eğer, önermem. Benim çocuklarım da lisede ama okutmam çünkü anlayamamalarından ya da beğenmemelerinden korkuyorum; bu harika kitaba yazık olmasını istemem.
Son alarak, kitabın not alarak okunması ya da okunanların uygun birisi ile,
okurken ya da okumanın en sonunda,
karşılıklı olarak konuşulması kitabı okuyanın hayatında daha kalıcı ve daha faydalı kılacaktır.
İYİ okumalar dilerim!