·316 syf.····Okunma: 28 Ocak 2017 21:20 İncelemeye Mustafa Kutlu'nun bu kitap hakkındaki birkaç cümlesini yazarak başlamak istedim: "Etrafımız çelik ve beton yığınları ile kuşatılmışken, her yerde plastik egemenliği sürüp giderken, her sabah silah sesleri ve bomba gürültüleri ile uyanırken, baskı ve zulmün yaygınlaştığı bir dünyada çiçeklerden bahsetmenin ne alemi var diyeceksiniz. Cevaben şu söylenebilir: çiçeklerin ve çocukların kaale alınmadığı bir dünya nasıl tasavvur olunabilir, bu dünyada insanlar nasıl yaşayabilir?"
Beşir Ayvazoğlu, Güller Kitabında Türk çiçek kültürünü, çiçeğin kültürümüzü nasıl etkilediğini, sanatımıza nasıl yansıdığını ve bize özgü bahçe mimarisini anlatıyor. Kitap göçebe kültürün çiçeğe yaklaşımından modern zamanda plastik çiçeklerin çoğalmasının sebeplerine kadar uzanıyor. Göçebe hayatta daha çok hayvanlara önem verilmiş, hatta çiçekler hayvanlardan esinlenilerek isimlendirilmiştir; devetabanı, öküzgözü, katırtırnağı, kuzukulağı gibi. Türkler tarımla tanışıp yerlesik hayata geçtiklerinde ise çiçekler önem kazanmıştır. Orhun Kitabelerinde ve Oğuz Kağan Destanında çiçekten hiç bahsedilmemiş, ilk defa Dîvânü Lugati't-Türkte bahsedilmiş ancak onda da çiçek isimleri hiç geçmemiştir. Dede Korkud kitabında da çiçek kelimesi geçmiş ve atalarımız çiçekleri merhem olarak görürlermiş. Divan şairleri çiçeklerden genel olarak değil isimleri vererek söz etmişlerdir. Divanda daha çok bahar kış savaşları işlenmiştir. Gül tek başına baharı tasvir edebilecek güce sahiptir. Ve bu savaşları kazanan hep bahar olmuştur. Baharın galibiyetini de, Osmanlı ordusunun bahar mevsiminde sefere çıkması ve o seferlerden galibiyetle dönmesi ile bağdaştırmış Ayvazoğlu. Nevruz ve Erguvan Bayramlarının nasıl ortaya çıktığından da bahsetmiştir. Bunlar dışında çiçeklerin halk edebiyatındaki ve masallardaki yerinden, ne anlam ifade ettiklerinden de söz etmiştir.
Kısacası Güller Kitabı birçok çiçeğin kültürümüzle yaşayışımızla alakasını anlatıyor. Ayrıca kitapta çiçekler hakkında birçok mısraya yer verilmiş. Bu mısraların açıklamaları da kitapta yer alıyor. Bu sebeple konuya uzak olanların da okurken zorlanmayacağını düşünüyorum.
Gül devri ayş eyyâmıdır zevk u safâ hengâmıdır
Âşıkların bayramıdır bu mevsim-i ferhunde-dem (Nefî)
Günümüz Türkçesi:
Çiçeklerin açtığı gül devri, yaşama yiyip içme günleri, zevku sefa zamanıdır, Bu mutlu mevsim, âşıkların bayramıdır.