Yazar kafasında kurmuş olduğu ideal aile yapısını bize sıkıntılı bir kurguyla anlatmış aslında verilmek istenen bilgileri bu kadar dolandırmak bır yerden sonra okurun hikayeye olan inancını kaybetmesine sebep oluyor eğer hikaye anlatılıcığı ile bilgi vermek istiyorsan topluma biraz daha yakın ve gerçekçi hikayeler seçmelisin, elbette kendinize dair bilgiler ediniyorsunuz anne babanız hangi bağ ile iletişim kuruyor sizin onlara hangi bağ ile bağlandığınızı öz eleştiri yaptığınızda görüyorsunuz. Anneler bir süzgeç gibi geçmişiyle yaşadıklarını aldıkları eğitimle birleştirerek çocuklarına geçiriyorlar. Nur hanımın geçmişi üstün körü anlatıldı ortada bastırılan karanlık sırlar ve annenin ketumluğu ve duygularını belli etmemesini buna bağladık bu hikaye üzerinden İslam düşmanlığı yedirildi hikâyede sanki din hurafe gibi gösterildi peki eyvallah ama Hz Mevlana Celaleddin Rumi hatta kitapta geçen adıyla "Rumi" sanki bir düşünür bir filozof gibi işlenmiş oysa Mevlânâ bir Allah dostu ve İslâmî düşünceden başka derdi olmayan biriydi yani İslam hurafe değildir Hz Mevlana bu düşüncelere bu din ile ulaşmıştır. Budizm ve Şaman öğretileri ile aynı potada eritemezsiniz sanki insanın iç yolculuğunda uğradığı bir durak değildir İslam... Keşke herkes Ayşenur gibi şanslı olsaydı kayınvalidesi laf sokmak yerine bir öğretmen bir psikiyatri uzmanı gibi onu dinleyip anlamaya çalışsaydi eşi terapist olsaydı herkesin onu anladığını ve desteklediğini söyledi ama gerçek dünyada bunlar yok.