No 26 benim hem konusu hem kapağıyla dikkatimi çekmişti. Kesinlikle özgün bir konusu olduğunu düşünüyorum. Ve tabii Beyza Alkoç’un bu konuyu inanılmaz iyi işlediğini de. Aşağıya konusunu bırakıp kendi düşüncelerime geçmek istiyorum
. . .
annesi tarafından terk edilmiş ve sonrasında yurtta büyütülmüştür. Geçmiş travmalarının ve acılarının üzerine kendisine kurduğu yeni hayatında internetten Yeşil Küpeli Kız takma ismiyle magazin haberleri yaparak milyonlarca takipçiye ulaşmıştır. Mine'nin şimdiki haber hedefi ise hızla yayılan müzik videosuyla bir gecede şöhrete kavuşan, genç kızların yeni sevgilisi Efe Duran'dır...
Mine ve Efe’yi aynı çatı altında bir araya getiren No. 26, ikisi için de geri dönüşü olmayan bir değişimin başlangıcı olacaktır.
. . .
Beyza Alkoç’un yeri bende çok ayrı ben kitap okumayı Karantina serisi ile başladım eğer kitaplara bu kadar bağlıysam bunun sebebi Beyza Alkoç’tur onu eleştirdiğim noktalar oldu ama o hâla benim en sevdiğim yazar konumunda:) gelelim kitaba o kadar akıcı bir kitaptı ki okurken zamanın nasıl geçtiğini unutuyordum ve gerçek dünya ile ilişkimi kesiyordum bu bana inanın çok iyi geldi. Kitapta bazı mantık hataları vardı onlara değinmek istiyorum. Mine bize Efe’yi anlatırken genç kızların sevgilisi yakışıklı ve yetenekli Efe Duran demişti ama aynı zamanda Efe’nin kedini göstermediğini ve sadece müziğiyle ön plana çıktığını da söylemişti eğer kendini göstermiyorsa yakışıklı olduğunu nerden biliyorlar? Bu kısım biraz aklıma takıldı ve kitabım ortaların da Mine’nin babasıyla ilgili bir sahnede daha mantık hatası vardı ama spoiler olacağı için yazamıyorum belki okuyanlar beni anlamıştır. Bunların dışında hiç bir sorun yoktu özellikle lotus çiçekleriyle ilgili olan kısımı çok sevdim Mine de aynı onlar gibi bataklığın içinde büyümüş ama tertemiz kalmış. Dışarıdan kusursuz ve ışıltılı görünen hayatların ne gibi zorlukları olduğunu anlatıyordu kitap aslında. Ben bu kitabın Yeşil Küpeli Kız ve Efe Duran’nın değil Mine ve Efe’nin hikayesi olduğunu düşünüyorum onların koşulsuz aşkı çok özel ve onlar hep bunu istediler kameralar olmadan baş başa bir hayat. Ece hikayeye sonradan katıldı ama benim çok sevdiğim bir karakter oldu. Eğer bir gün çiçek dürbünü görürsem veya bir Lotus çiçeğinin bataklıktaki hayatına şahit olursam aklıma No 26 gelicek ve bence bir yazarın başarabileceği en güzel şeylerden bir de bu alakasız nesneler ile okuyucuya kitabı hatırlatmak. Kitap için yazılan Rengarenk Acılar şarkısının linkini aşağı bırakıyorum mutlaka dinleyin:)
m.youtube.com/watch?v=FOjGvZF...
Not: Kitap incelemelerine çok emek veriyorum ama beğeni sayısı çok az eksiğim varsa yorumlarda belirtir misiniz? Teşekkürler <3
Efe'nin yakışıklı olduğunu nasıl gördüler demişsin. Efe bu ünlü dünyasına bir müzik videosuyla düştü, oradaki illaki kendisi gözükmüştür. Ve konserler de oluyor, orada da görülmüştür. Sosyal medya hesaplarında profil fotoğrafında da görülmüştür..