Hikaye bana göre fazla durağan olsa da kitabı çok ilginç kılan bir şey var. Sanki Merasoult ile beraber onun hayatını izliyormuşum gibi hissettim. Zaten Merasoult çok pasif bir karakter kendi hayatını gözlemliyormuş gibi davranıyor, uslüp sayesinde beraber olayların gelişmesini izliyormuşuz gibi oldu. Ayrıca son bölümde Merasoult'un kendiyle hesaplaşmaya çalışıp sonunda kendini kaderinin kesinliğine ikna etmesi çok ilginçti. Hikaye çok yeni bir konsept olmasada uslüp kesinlikle 1957 senesi için çok yeniymiş. Nobel'i neden aldığını okudukça anlıyorum.