Gönderi

8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 102. kitabı
‘Çocukluk tabut gibi uzun ve dar, kendi kendine içinden çıkmak mümkün değil.’ . Geçen yıl Thomas Bernhard’ın beşlemesini okuyunca; insanın kendine bu kadar çıplak kalabilmesini nasıl mümkün olabilir diye düşünmüştüm. Nasıl çocukluğunu anlatabilir? Anımsamak bir yana bunu kaleme dökebilmek nasıldır diye uzun uzun düşünmüştüm. Elbette pek çok yazarın kendini anlatabildiğini biliyordum, çocukluğu- gençliği, tüy hafifliğindeki günlerinden omuzlarına binen betonlara kadar. Bu bana büyüleyici geliyor. . Tove Ditlevsen de bu büyüleyici anlatımın içine çekti beni. Çocukluğunun karanlık- yalnız geçmesi değildi beni etkileyen. Algılarıydı. Yarı aç geçen çocukluğunda şiir yazabilmesiydi, hayaller kurabilmesiydi. Bunları anlatırken kullandığı saf dildi. . Tove Ditlevsen’in hayatını da araştırdım, bu kitabı okuyup onunla tanıştıktan sonra. Alkol ve madde bağımlılığıyla boğuşup sonunda ölümünü kendi seçen bir kadın o. Yazmaktan hiç vazgeçmeyen, her fotoğrafında yarım gülüşünün gizleyemediği zeka parıltılarını saçan.. . Kopenhag Üçlemesinin ilk kitabıydı Çocukluk. Diliyorum ki sıradaki iki kitap için fazla beklemeyiz. Şimdiden heyecanla bekliyorum! . Dancadan çeviride Leyla Tamer yer alırken; kapak tasarımı Sancar Dalman çalışması ~
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,546 okunma
··
1.831 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.