“Sana kadar geldim, sen o kadar iyiydin ki, önünde diz çöktüm, sanki buna hakkım varmış gibi, yüzümü ellerine dayadım, o kadar mutlu, o kadar gururlu, o kadar özgür, o kadar güçlü, o kadar evimdeydim ki; tekrar tekrar bu his: o kadar evimdeydim ki -fakat aslında sadece bir hayvandım, ormana aittim, yalnızca senin lütfunla burada açık havada yaşıyordum, bilmeden kaderimi senin gözlerinden okudum.”
Sayfa 256