Zamanında neredeyse herkesin elinde gördüğüm,her yorumunda övgülerle bahsedilen, kapağını hoş bulduğum ve zamanında bu kitabı okuyan arkadaşlarımın beni Aldrik'e benzetmesiyle merakımı daha da arttıran kitap. Sadece bu yayınevinin değil diğer yayınevlerinin de serileri böyle sakız gibi uzatarak bekletmesi yüzünden bu kadar geç geldi yorumum...
Şimdi asıl yoruma geçelim...
Öncelikle serinin ilk kitabı olmasına rağmen içi çok boş bırakılmış gibi sürekli aşk,kıskançlık ve yanında hediye olarakta bir takım aptallıkları okumuş olduk. Tek üzüldüğüm taraf koskoca zeki prensi aşk uğruna madara etmeleri... İlk kitap boyunca harcamışlar adamı resmen! O kadar yazılmış prens kurnaz zeki tehlikeli sivri dilli tatlı dilli vs vs ama bakıyorsun sadece söylentide kalıyor.
Biraz da neden böyle "boş" gördüğümü kitaptan aldığım alıntılarda da göreceksiniz:
Sayfa 11:Prensin,onun kim olduğunu dahi bilmediğini kendisine hatırlattı. Kitaplıklara tırmanmak için kullanılan merdivenlerden sakarlığı yüzünden düşen, havada yakaladığı kütüphaneci çırağını kesinlikle unutmuştu.(klasik Türk romantizmi... Kıçıyla dağları delen fakir ama gururlu kız ve onu kurtaran güçlü yakışıklı esas oğlan. Bu farklı tabii bu adam esas oğlanın kardeşi)
Sayfa 67:"... Deneyim çok daha iyi bir öğretmendir, söylesene Vhalla, hiç bir adamla seviştin mi? Söylesene, hiç kendini tatmin ettin mi?" Yazara göre tek deneyim sevişmek sanırım? Başka bir şey üzerinden de sorabilirdi? Ya da tam Vhalla'ya yakışan bir sorudur...
Sayfa 69:Bir rüzgargüdücüyü uyanışı için ne yapmalısınız?
A)Uyanış için başlangıç seviyesinde eğitmek
B)Uyanış için yüksek bir kuleden direk aşağı atmak
(A'yı seçtiyseniz yanıldınız! Cevap:B)
Sayfa 211:Uzun zamandır kimseyle öpüşmemişti. Belki de sorun buydu; tuhaflık antrenman eksikliğinden kaynaklanıyordu. (Aynen sevdiğin kişiyle öpüşmeden önce başkalarıyla öpüşerek antrenman yapman gerek(!))
Sayfa 223:Sareem kötü bir iş çıkarmıyordu ve saraydaki yaşlı kadınların ona verdiği öğütleri hatırladı. Genç evlen ve kadınlığın doğal görevlerini yerine getir... Buna bir şey demiyorum. Bu yorumu size bırakıyorum.
Bu arada yeri gelmişken şunu da yazayım. Yazar bizi başka shiplere yönlendirmiyor. Sareemle yakınlaştırıyor sonra Sareem'in iyi bir eş asla olamayacağını,Vhalla'ya yakışmadıklarını yazdıkça yazmış. Zaten kimse Sareemle yakıştırmamıştı ki? Tamam anladık bu ikisi uyumlu bir çift değil tamam yani...
Sayfa 248-249:"Gelirler,odama bayılırlar,yemek hakkında durmadan konuşurlar, gözlerini benimkilerle buluşturmak için ellerinden geleni yaparlar. Sonunda çıplak bir şekilde yatağıma girerler." Prens Baldair'in odasındaysanız yapacağınız şeyler
1)yemek hakkında konuşmak
2)göz teması kurmanız
3)kendinizi çıplak bir şekilde yatağında bulunmanız...
Böyle birisinin prens olması ve insanları çıplak bir şekilde yatağına sokması hiçbir güç olmadan? Ne kadar errrkekçe değil mi (!)
Sayfa 264:"Senin adını fısıldayarak bile söylemeye cesaret edemediğin dünyada bir yer istiyorum. Sadece okumakla kalmayıp yapacak cesaretim de olsun istiyorum. Bir erkek istiyorum; bir kütüphaneci çocuğu değil. Uzun boylu ve zeki erkek; bu dünya hakkında hayal bile edemeyeceğin kadar bilgiye sahip bir erkek." Gerçekten tam da Vhalla gibi karakteri yerlerde olan birine layık bir kıyaslama...
Daha devam etmek isterdim ama daha da uzatmak istemiyorum... Umarım ikinci kitapta yazar kadın erkek kalıplarından çıkıp daha çok insan gözüyle bakar şu Aldrik'i de daha fazla harcamaz (eğer böyle devam ederse beni Aldrik'e benzeten arkadaşlarımı bulur onları bir güzel...)ve tüm seriyi aldığımdan pişman olmamam dileğiyle...