8/10
·128 syf.··
2021 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2021 23:59
Asfalt Yol: Bizzat gündelik hayatın her döneminde şahit olabildiğimiz ve herkesin adı gibi bildiği bürokrasinin, primlerin ve devlet önceliklerinin uzlaşımını ortaya koyan muazzam açık seçik, bir o kadar öz ve trajikomik bir gerçekten uyarlama. Hanende Melek: Herkesin anlamsız önyargılarının kurbanı olduğunu ve ne statü ne görünüşün hiçbir anlam ifade etmediğinin kanıtı olan hikaye; bir olgunun arkasındaki sebepleri ve hikayeleri bilmeden kesin sonuçlar çıkarmanın ne kadar ironikleşebileceğini ispatlar nitelikte. Çaydanlık: İnsanın ruhuna yapışmış olan özünün, karakterinin, huyunun yedisinde ne ise yetmişinde de o olacağını gözler önüne seren, biraz üstü kapalı fakat hikayedeki karakterlere biraz da olsa dikkat kesildiğinizde ana düşüncenin farkına vardığınız ucu açık hikaye. Üstelik bu öz meselesinin; insanın kendisiyle kalmayıp, sürekli vakit geçirdiği çevresini de etkisi altına almakta olduğunu görüyoruz. Ayran: Her bir durumun ortası, her bir yargının dengesi olması gerekirken; bencilliğinden dolayı bizcilliğe şans tanımayan insanlığın zoraki "ya hep ya hiç", "ya sen ya ben" anlayışına yönelimini ve leviathan'ın yazarı T.Hobbes'un da öngördüğü şekilde "menfaat uğruna herkesin birbiriyle savaşma" felsefesini betimleyen bir öykü. Isıtmak İçin: Henüz 2 sayfa okumuşken hikayenin bütün ana fikrini çözümledim birdenbire çünkü son zamanlarda beni de bir hayli meşgul kılan bir konu üzerinde güzel bir çalışma örneği sunmuş bize Sabahattin Ali. Hikayeden alınması gereken sosyal mesaj şu ki: Özellikle günümüzde artarak devam eden bulunduğu konumun rehavetine kapılıp; hayallerini, hedeflerini ve isteklerini göz ardı eden veyahut isteklerinin farkında olup farkında olmadığına kendini inandırmaya çalışıp konfor alanından bir saniye olsun uzaklaşamayan, etrafındaki adaletsizliğe göz yuman sürüyle korkak vatandaşın aramızda dolaşıyor olması. Hikayenin sonuna aldığım not ise şu şekilde: "Bir yanda kömür araklayarak duyar kasanlar, öte yanda bir kömüre muhtaç olanlar..." Konumunu ve mevkisini değiştirmesi için misliyle sebep var iken; kendisini mutsuzluğa iten bunca sebebi göz ardı ederek, başlıca düşünme yetisini kullanmamayı tercih ederek, kendi hayatını daha da anlamsızlaştıran bu çoğunlukta olan korkak ve "kendi olmayan" vatandaşlarımızın öncelikle kendilerine karşı dürüst olup kendilerine olan saygıları kazanmaları gerektiğini düşünmekteyim. Uyku: Hiyerarşinin en üst basamağından en alta doğru domino taşlarının devrilişi gibi süregelen kâr gözetme ve menfaatçilik akımının nasıl kusursuz ve tutarlı işlediğini göstermeyi amaçlamış alegorik hikaye. Bir Konfreans: Herkesin güçlüye nasıl koşulsuz boyun eğdiğinin ve öğrenilmiş çaresizlik psikolojisinin nasıl toplumumuza işlediğinin uyarlama hikayesi.
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma
·
202 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.