Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Kitabın çevirmeni Ahmet Aydoğan’a derin minnetlerimi sunmakla birlikte, ilk defa bir kitabın giriş sayfalarını çekinmeden okudum. Türkçesine aşık olunur, yermelerine hak vermeden duramazsınız. Şöyle başlıyor sunuş sayfası: “Farkında mısınız ayağımızın altındaki zemin her gün biraz daha kayıyor. Tutunmak için sarıldıklarımız bir bir elimizde kalıyor. Ne yaptık da bu topraklarla bağımızı bu kadar cılız ve eğreti hale getirdik?” Keşke kitaplar yazsa, sözlükler çıkarsa. Nefesimi tutarak okumak isterim. Bu topraklardaki nadir umutlarından. Önsöz sayfalarındaki bazı cümleleri, fotoğrafları yana kaydırarak okuyabilirsiniz. Şimdi, Kant ve eğitim anlayışına gelebiliriz. Kant disipline ve ahlak anlayışının getirilerine önem veren ödevleri ile anılır. Kant, bebeklikten çocukluk eğitimine dair her adım için tespitlerde bulunuyor. İnsan eğitime ihtiyaç duyan tek varlıktır, diye başlıyor eserine. Çocuğun kundaklanmasından, okuması gereken kitap türlerine değiniyor. Çocuğa verilmesi gereken alanları ihmal etmemekle birlikte, çocuğun yalan söylediğini anladığımızda ne yapmamız gerektiğini de anlatıyor. Çocuğun yanında örümcekten korktuğunuzu aşırı tepkilerle gösterirseniz, çocuk hayatı boyunca bu korkuyu içinden atamaz. “İnsanlığın zayıflıklarının çoğu eğitim eksikliğinden değil, daha ziyade yanlış izlenimlerinden ileri gelir.” “Çocuklara erken yaşlarda çalışmanın öğretilmesinin hayati önemi haizdir. Eğer aşırı ilgiye-müsamahaya alıştırılmamışlarsa çocuklar tabiatları gereği doğal sonucu yorgunluk olan eğlenceler ve güç kullanımı gerektiren işlere düşkündürler. Tatlar yahut zevkler söz konusu olduğunda en iyi yol onların titiz olmalarına izin vermemektir, yine seçim konusu da onlara bırakılmamalıdır.” Şimdi burada bir yorum yazmak istiyorum. Çocukluğumda annem tarafından sıkı bir eğitime tabi tutuldum. Şu an halen bir öğrenciyim ve çalışmadığım tek bir gün olmuyor. Yazın ara verilen okula rağmen, okumalarıma ve çalışmama ara vermiyorum. Bunun sebebi küçüklükten kalan sıkı sorumluluk mu yoksa bana ait olan coşkulu merak duygum mu, emin değilim. Bu bende kalan bir alışkanlık. Kant’ın ahlak anlayışı üzerine, çocuklar kendi hallerine bırakılmalıdır tutumunu sergileyemem. Lakin emin olduğum bir şey var; saygı. Çocuğun bir birey olduğu asla unutulmamalı. Yemek istedikleri, öğrenmek istedikleri ve istemedikleri ona aittir. Anne-baba burada söyleyerek değil, yaparak göstermelidir. Çocuğa kitap oku derken, elinde telefonla sinyal verilmemelidir. Bana kalırsa, çocuk ne görürse onu yapar. En azından ben öyleydim.:) Ruhun eğitimi, ahlaki eğitim ve pratik eğitim olarak sunulan bu eseri sizlerle tanıştırmak istedim. Kitapla ve merakla kalın…
Felsefe
Eğitim Üzerine (Ruhun Eğitimi-Ahlaki Eğitim-Pratik Eğitim)Immanuel Kant · Say Yayınları · 20202,109 okunma
·
165 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.